🐡 Şafii Namaz Sünnet Ve Farzları

msQM30. Seferi akşam namazı nasıl niyet edilir? Sual Seferi iken namazda nasıl niyet edilir? Rekat sayısını ve seferi olduğunu söylemeye gerek yok. Her zamanki gibi niyet edilir. Mesela Niyet ettim öğle namazının farzını kılmaya denir. Hanefi mezhebine göre akşam namazı nasıl kılınır? Akşam Namazı Sünnetinin 1. Kalben niyet edilir. Tekbir getirilir Eller kulak hizasına kadar kaldırılır ve “Allah’u Ekber” denir. Sübhaneke okunur. Euzü Besmele çekilir “Euzubillahimineşşeytanirracim – Bismillahir rahmanir rahim” – Fatiha okunur Zamm-ı sure Kuran ı Kerimden en az üç ayet okunur. Seferi Namazı Kaç Rekattır? Seferi namazı sabah ve akşam namazlarını kapsamadığından öğle, ikindi ve yatsı namazlarını kapsar. Bu vakitlerde de farzlar 4 rekat olduğu için 2 eksilterek farzlar 2 rekat kılınmaktadır. Sünnet namazlarda bir eksiltme yapılmamaktadır. Seferi de akşam namazı nasıl kılınır? Seferi olduğunuz durumlarda 4 rekatlık farz namazlar, 2 rekat kılınır. Sünnetlerin tamamı kılınır, müsait olunmazsa sünnetler terk edilebilir. Seferi iken misafir olan imama, mukim olan misafir olmayan kişi uyduğunda, 4 rekatlı namazlarda imam 2 rekatı kıldırdıktan sonra sağına soluna selam verir. Seferi akşam namazı nasıl kılınır kaç rekattır? Seferi namazları kılınırken farzı dört rekat olan namazların iki rekat olarak kılınması gerekmektedir. Seferi olan kişilerin akşam namazı dışında diğer namazları ikişer rekat olarak kılmaları gerekir. Seferi sayılan kişilerin farz namazlarını kılmaları yeterlidir. Hanefi mezhebine göre akşam namazı kaç rekat? Akşam namazı; 3 rekat farz, 2 rekat sünnet olmak üzere toplam 5 rekat olarak kılınır. “Niyet ettim Allah rızası için bugünkü akşam namazının üç rekat farzını kılmaya” diyerek niyet edilir. “Allahu Ekber” diyerek İftitah Tekbiri alır ve namaza başlanır. Sübhaneke duası okunur. Akşam namazının 3 rekatlık farzı nasıl kılınır? “Niyet ettim Allah rızası için bugünkü akşam namazının üç rekat farzını kılmaya” diyerek niyet edilir. “Allahu Ekber” diyerek İftitah Tekbiri alır ve namaza başlanır. Sübhaneke duası okunur. “Allah’u Ekber” denir ve Rükü’a eğilinir burada “Subhane Rabbiyel Azim” üç kere denir. Hanefi mezhebine göre seferi namaz nasıl kılınır? Seferi namazı Hanefi ve Şafii mezhebine göre farklılık göstermektedir. Hanefi mezhebinde 4 rekat olan namazlar iki rekat olarak kılınabilmektedir. Şafii mezhebinde ise seferi namazında da 4 rekat ise 4 rekat olarak kılınmalıdır. Namazların sünnetleri ise tam olarak kılınmalıdır. Seferi iken vitir namazı kaç rekat kılınır? Yolculuk halinde olan ve seferi sayılan kişiye namaz iki rekat olarak farz kılınmıştır. Yolculuk esnasında dört rekat namazın tam olarak kılınabileceği gibi, iki rekat olarak kılınması da mümkündür. Seferi olan bir kişi cemaatle nasıl namaz kılar? “Seferî olan bir kimse, mukim bir imama uyarsa namazını tam olarak kılar Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 269. Zira Resûlullah “İmam kendisine uyulsun diye imam olmuştur” Buhârî, Salât, 18 buyurarak, cemaatin namazının, imamın namazıyla aynı olması gerektiğini ifade etmiştir. Hanefi mezhebine göre seferi namaz nasıl kılınır diyanet? Seferi namazı Hanefi ve Şafii mezhebine göre farklılık göstermektedir. Hanefi mezhebinde 4 rekat olan namazlar iki rekat olarak kılınabilmektedir. Şafii mezhebinde ise seferi namazında da 4 rekat ise 4 rekat olarak kılınmalıdır. Namazların sünnetleri ise tam olarak kılınmalıdır. Seferi durumunda akşam namazı nasıl kılınır? Seferi olduğunuz durumlarda 4 rekatlık farz namazlar, 2 rekat kılınır. Sünnetlerin tamamı kılınır, müsait olunmazsa sünnetler terk edilebilir. Seferi iken misafir olan imama, mukim olan misafir olmayan kişi uyduğunda, 4 rekatlı namazlarda imam 2 rekatı kıldırdıktan sonra sağına soluna selam verir. Akşam namazı kaç rekat nasıl kılınır? Akşam namazı; 3 rekat farz, 2 rekat sünnet olmak üzere toplam 5 rekat olarak kılınır. Akşam namazının 3 rekat farzı nasıl kılınır? Rekat. “Niyet ettim Allah rızası için bugünkü akşam namazının üç rekat farzını kılmaya” diyerek niyet edilir. “Allahu Ekber” diyerek İftitah Tekbiri alır ve namaza başlanır. Sübhaneke duası okunur. … Rekat. “Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahir rahmanir rahim” denilerek Euzü Besmele çekilir. Fatiha suresi okunur. … Rekat. 22 Şub 2019 Yatsı namazının 4 rekat farzı nasıl kılınır? “Niyet ettim Allah rızası için Yatsı namazının dört rekat farzını kılmaya” diye niyet ederiz. “Allahu Ekber” diyerek İftitah Tekbiri alır ve namaza başlarız. Sübhaneke’yi okuruz. Euzü-besmele çekeriz. Fatiha Suresini okuruz. Kur’an’dan bir sure okuruz. Rüku’ya gideriz. Secde’ye gideriz. Doğruluruz, tekrar secde’ye gideriz. 19 Nis 2019 ŞAFİİLERE GÖRE NAFİLE SÜNNET NAMAZLAR Nefl lugatta fazlalık demektir. Istılahı anlamı ise 'vacip olmayan, fazladan ibadet’ demektir. Farz olmayan namazlara fazlalık mânâsını ifade eden nafile denilmiştir. Çünkü onlar, Allah'ın farz kıldığı ibadetlerden başka fazla olarak yapılan ibadetlerdir. Nafile, sünnet, mendub ve müstehab kelimeleri, eşanlamlı kelimelerdir. Nafile namazlar iki kısımdır. Bir kısmının cemaatle kılınması sünnettir. Bir kısmını ise cemaatle kılmak sünnet değildir. Cemaatle kılınması sünnet olmayan kısım da ikiye ayrılır 1. Farz namazlara tâbi olan nafileler 2. Farz namazlara tâbi olmayan nafileler Namazlara Tâbi Olan Nafileler Bu nafileler müekkede ve gayr-ı müekkede olarak ikiye ayrılır. Müekkede olanlar şunlardır Sabah namazından önce iki rekât, öğleden önce ve sonra ikişer rekât, akşam ve yatsıdan sonra ikişer rekât. İbn Ömer şöyle demiştir 'Hz. Muhammed on rekât namaz öğrendim Kendileri öğleden önce ve sonra ikişer rekât, akşam namazından sonra iki rekât, yatsı namazından sonra iki rekât, sabah namazından önce de iki rekât kılarlardı. Bu saatte Hz. Muhammed yanına kimse giremezdi'. Buhari/1126; Müslim/729 Hz. Aişe şöyle demiştir 'Hz. Muhammed sabah namazından önce kılınan iki rekâta gösterdiği ihtimamı, başka hiçbir nafile namaza göstermezdi'. Buhari/1116; Müslim/724 Hz. Aişe şöyle rivayet ediyor 'Hz. Muhammed öğleden önce dört rekât, sabahtan önce de iki rekât kılardı ve bunları terk etmezdi'. Buhari/1127 Yine Hz. Aişe şöyle demiştir 'Hz. Muhammed benim odamda öğleden önce dört rekât kılar, ondan sonra çıkıp halka farzı kıldırır, sonra tekrar iki rekât kılardı'. Müslim/730 Hz. Muhammed bu iki rekâtten sonra iki rekât daha artırırdı. Nitekim kendileri şöyle buyurmuştur “Kim öğlenin farzından önce ve sonra dörder rekât namaz kılmaya devam ederse, Allah onu cehennem ateşine haram kılar.” Neseî, İmam Ahmed, İbn Mâce, Ebu Dâvud, Tirmizi/427-428, Ümmü Habîbe'den Cuma namazı da öğle namazı gibidir. Çünkü Cuma namazı, öğle namazının karşılığıdır. Bu bakımdan Cuma namazından önce de dört rekât kılmak sünnettir; iki rekâtı müekked, iki rekâtı da gayr-ı müekked'dir. Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur “Herhangi biriniz Cuma namazını kıldığı zaman dört rekât daha kılsın.” Müslim/881, Ebu Hüreyre'den Abdullah b. Mes'ud'un, Cuma'dan önce ve sonra dörder rekât namaz kıldığı rivayet edilmiştir. Tirmizî/523 Yine aynı sened ile ikindiden önce de dört rekât kıldığı rivayet edilmiştir. “İkindinin farzından önce dört rekât namaz kılan kişiye Allah rahmet etsin.” Tirmizî/430, İbn Ömer'den Bu dört rekât namaz, ikişer rekât olarak kılınmalıdır. Çünkü Hz. Ali'den şöyle rivayet edilmiştir 'Hz. Muhammed ikindinin farzından önce dört rekât kılar ve arasını selâm ile ayırırdı.’ Tirmizî/429 Akşam namazından önce hafif olarak iki rekât namaz kıl-mak da müstehab'tır. Enes b. Mâlik şöyle demiştir 'Biz Medine'de bulunu-yorduk. Müezzin akşam namazı için ezan okuduğu zaman sahabeden birçok kimse aceleyle direklere doğru durup iki rekât namaz kılarlardı. Hatta bazen yabancı bir kimse mescide girerdi de bu iki rekâtı kılanların çokluğundan ötürü farz namazı kılınmış zannederdi'. Buhari/599; Müslim/837 Yatsıdan önce de iki rekât hafif namaz kılmak müstehab'dır. Hz. Muhammed üç defa 'Her iki ezan ezan ile kamet arasında bir namaz vardır' dedikten sonra, üçüncüde 'kılmak isteyen kimse için' sözünü ilave etti. Buhari/601; Müslim/838, Abdullah b. Mugaffel'den * Farzlara bağlı nafileler, müekked olan ve müekked olmayan şeklinde iki kısma ayrılırlar. Müekked olanlar şunlardır; *Sabahın ilk rek'atlık sünneti. Bunun vakti, sabah namazının vaktidir. Yani, fecr-i sâdığın doğuşundan güneşin doğuşuna kadardır. Bunları, vaktin çıkmasından veya cemaatin kaçırılmasından korkulmadığı takdirde farzdan önce kılmak sünnettir. Şayet anılan durumların vukuundan korkulursa, önce farz sonra bu iki rek'atlık sünnet kılınır. Ki bunda hiçbir mekruhluk yoktur. Eğer sabahı kılmadan gün doğarsa bunları kaza etmek gerekir. Bu sünnetin birinci rek'atında Fâtiha'dan sonra Bakara sûresinin cümlesiyle başlayıp cümlesiyle sona eren, 136. Âyetini okumak; ikinci rek'atında ise Âl-i İmrân sûresinin cümlesiyle başlayıp cümlesiyle sona eren, 64. âyetini okumak sünnettir. Bu iki rek'atlik sünnetle sabahın farzı arasına, uzanarak veya başka tarafa yönelerek veyahut da dünyevî olmayan konuşmaları yaparak fasıla koymak da sünnettir. *Öğlenin farzından ve cuma namazından önce kılınan iki rek'atlık namaz da müekked sünnetlerdendir. Öğlenin farzından ve Cumadan sonra kılınan iki rek'atlık namaz da müekked sünnetlerdendir. Öğle namazını kılmayan kişinin, cumadan sonra iki rek'at namaz kılması sünnettir. Aksi takdirde öğle sünnetini bunun yerine kılmak, sünnet yerine geçmez. *Akşam namazından sonra kılınan iki rek'atlık namaz da müekked sünnetlerdendir. Bunun birinci rek'atında Fâtiha'dan sonra Kâfirûn, ikincisinde ise îhlâs suresini okumak sünnettir. *Yatsı farzından sonra kılınan iki rek'atlık namaz da müekked sünnetlerdendir. *Vitir de müekked sünnetlerdendir; En azı bir rek'attır. Kemâl noktasına ermesinin en alt derecesi üç rek'at, en üst derecesi ise onbir rek'attır. En faziletlisi, bu namazın her iki rek'atında bir selâm vermektir. Vitrin vakti, yatsı namazından hemen sonra başlar. Yatsı namazı, cem-i takdim şeklinde, akşam namazıyla birlikte kılınsa bile vitrin vakti, yatsı namazının hemen ardı sıra başlar. Vakti, fecr-i sâdığın doğuşuna kadar sürer. Bu vakte kadar kılınmadığı takdirde kazaya kalmış olur. Müekked olmayan nafilelere gelince, bunlar oniki rek'attır Önce saydığımız nafilelerden ayrı olarak; *Öğleden önce iki rek'at, öğleden sonra iki rek'at... Bu hususta Cuma namazı da öğle gibidir. *İkindi namazından önce dört rek'at. *Akşam namazından önce iki rek'at. Bunların hafif olarak kılınmaları ve müezzinin ezanına karşılık verdikten sonra kılınmaları sünnettir. Bu hususta Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır “Her iki ezan arasında namaz vardır.” Buhârî, Ezan/14-16; Müslim, Müsâfirîn/304; Ebû Dâvud, Tatavvu/11 Buradaki iki ezandan maksat; birincisi vaktin ezanı, diğeri de ikâmettir. Yatsı namazından önce iki rek'at olarak kılınan namaz da bu cümledendir. Nafile namaz kılan kişi, bu namazı iki rek'atten fazla olarak kılarsa, kıldığı bu namaz, dört rek'atlı farz namazlar gibi olur. Bunların ilk iki rek'atlarında Fâtiha'ya ek sûre okumak sünnettir. İlk iki rek'attan sonraki rek'atlarda sadece Fâtiha'yı okumak yeterli olur.* A. Cezîrî - Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı -1 Bu açıklamalara göre özetle şu şekilde sıralanabilir; 5 VAKİT NAMAZIN REKÂT SAYISI Sabah Namazı 2 Rekat İlk Sünnet müekked 2 Rekat Farz Öğle Namazı 4 Rekat İlk Sünnet 2 müekked + 2 gayri müekked 4 Rekat Farz 4 Rekat Son Sünnet 2 müekked + 2 gayri müekked İkindi Namazı 4 Rekat İlk Sünnet gayri müekked 4 Rekat Farz Akşam Namazı 2 Rekat İlk Sünnet müstehab 4 Rekat Farz 2 Rekat Son Sünnet müekked Yatsı Namazı 2 Rekat İlk Sünnet müekked 4 Rekat Farz 2 Rekat Son Sünnet müekked Vitir Namazı 1,3,5,7,9 veya 11 rekat; müekkede Cuma Namazı 4 Rekat İlk Sünnet 2 müekked + 2 gayri müekked 2 Rekat Farz 4 Rekat Son Sünnet 2 müekked + 2 gayri müekked * 2. Farz Namazlara Tâbi Olmayan Nafileler a. Tahiyyetu'l-Mescit Namazı Mescide girildiğinde oturmadan önce kılınan iki rekât sünnettir. Bunun delili şu hadîstir “Herhangi biriniz mescide girdiğinde iki rekât namaz kılmadan oturmasın.” Buhari, 433; Müslim/714 Tahiyyetu'l-Mescit namazı, farz namaz veya herhangi bir nafile namaz kılmakla da eda edilmiş olur. Çünkü esas olan, mescide girildiğinde oturmadan önce namaz kılmaktır. b. Vitir Namazı Vitir namazı müekked bir sünnettir. Tek rekât olarak da kılınabildiği için bu ismi almıştır. Diğer namazlar ise en az iki rekât olarak kılınır. Hz. Ali'den şöyle rivayet edilmiştir 'Vitir namazı farz değildir. Hz. Muhammed onu sünnet kılmıştır'. Tirmizî, 453 ve başka muhaddisler Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur “Ey Kur'an ehli! Vitir namazı kılın veya namazı tekleştirin. Şüphesiz ki Allah tek'tir ve tek'i sever.” Ebu Dâvud/l4l6; Tirmizî Vitir Namazının Vakti Vitir namazının vakti, yatsı namazından sonra başlayıp fecri sadık'ın doğuşuna kadar devam eder. Vitir namazını, gece namazının sonunda kılmak en efdalidir. Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur “ Allah size bir namaz ziyade kıldı. O namaz sizin hakkınızda kırmızı tüylü develerden daha hayırlıdır. İşte o vitir namazıdır. O namaz yatsı ile fecrin doğuşu arasında kılınır.” Ebu Dâvud/1418 “Gece kıldığınız namazların sonunu tek yapınız.” Buhari/953; Müslim/749 Bu, fecr'den önce uyanmaktan emin olan kimse içindir. Fakat gece kalkmaktan emin olamayan kişi, vitir'i yatsı namazından sonra kılmalıdır. Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur “Gece sonunda kalkamayacağından korkan kimse, vitir namazını gecenin evvelinde kılsın. Gece sonunda kalkacağını ümit eden de gecenin sonunda kılsın. Zira gece sonundaki namaz şahitlidir ve çok faziletlidir.” Müslim/755, Câbir'den Ebu Hüreyre şöyle demiştir 'Dostum Hz. Muhammed bana üç şey tavsiye etti Her aydan üç gün oruç tutmak, iki rekât kuşluk namazı kılmak ve vitir namazını kılıp uyumak'. Buhari/1880; Müslim/721 Vitir namazının en azı bir rekâttır. Fakat tek rekât ile yetinmek evlâ olan bir davranış değildir. Vitir namazının en çoğu ise onbir rekâttır. En iyisi üç rekâttan az kılmamaktır. Üç rekât kılındığı takdirde iki rekâtı bir, kalan bir rekâtı da ayrı kılmak gerekir. Onbir rekât kılındığı takdirde her iki rekâtta bir selâm verilmeli, sonra bir rekât daha kılınmalıdır. Hz. Aişe şöyle demiştir 'Hz. Muhammed yatsı namazını kıldıktan sonra sabah namazına kadarki zamanda onbir rekât namaz kılardı. Her iki rekâtta bir selâm verir, bir rekâtı da vitir yapardı. Hz. Muhammed müezzin sabah ezanını okuduktan, fecr'in tulûu tebeyyün ettikten, müezzin de haber vermek için geldikten sonra kalkıp hafifçe iki rekât kılar, sonra ikâmeti haber vermek için müezzin gelinceye kadar sağ yanı üzerine yatardı'. Buhari/1071; Müslim/736 ve başka muhaddisler Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur “ Vitir namazını kılmak, her Müslümana haktır. Vitir namazını beş rekât kılmak isteyen beş rekât kılsın, üç rekât kılmak isteyen üç rekât kılsın, bir rekât kılmak isteyen de bir rekât kılsın.” Ebu Dâvud/1422, Ebu Eyyub el-EnsârMen Hadîste geçen haktır kelimesinden maksat, meşrudur ve istenmektedir demektir. c. Teheccüd Namazı Uykudan kalkıp kılındığı için bu namaza teheccüd denilmektedir. Çünkü teheccüd, uykuyu terk etmek demektir. Teheccüd namazı, rekât sayısıyla sınırlandırılmamış bir sünnettir. Bu sünnet, uykudan uyandıktan sonra ve fecr'den önce eda edilir. Bu sünnetin meşruiyetinin delili şu ayettir “Gecenin bir kısmında kalk ve sana mahsus bir fazlalık olmak üzere onunla Kur'an'la namaz kıl. Rabbinin seni övgüye değer bir makama makam-ı mahmud'a çıkarması umulur.” îsra/79 Yani 'Uykudan kalk, namaz kıl, Kur'an oku. Bu namaz, yalnız sana mahsus bir fazlalıktır'. Bazı rivayetlere göre teheccüd namazı, Hz. Muhammed vacip idi. Hz. Muhammed 'Farz namazlardan sonra hangi namaz daha faziletlidir?’ diye sorulduğunda, Hz. Muhammed “Gece kalkıp kılman namaz.” diye cevap vermiştir. Müslim/1163 ve başka muhaddisler, Ebu Hüreyre'den d. Duha Kuşluk Namazı Kuşluk namazının en azı iki, en çoğu ise sekiz rekâttır. Ebu Hüreyre şöyle demiştir “Dostum Hz. Muhammed bana üç şey tavsiye etmiştir Her aydan üç gün oruç tutmak, iki rekât kuşluk namazı kılmak, vitir namazını kılıp uyumak.” Buhari/1880; Müslim/721 Şöyle rivayet edilmiştir 'Fetih senesi Ümmü Hânî, Hz. Muhammed yanına geldi. Hz. Muhammed Mekke'nin en yüksek yerinde bulunuyordu. Hz. Muhammed yıkanmak için kalktı. Hz. Fatıma da onun üzerine bir perde gerdi. Sonra Hz. Muhammed elbisesini aldı ve ona sarındı. Sonra Duha kuşluk nafilesini sekiz rekât olarak kıldı'. Buhari/350; Müslim/336 Kuşluk namazını, her iki rekâtta bir selâm vererek kılmak en efdalidir. Ümmü Hânîden şöyle rivayet edilmiştir 'Hz. Muhammed Mekke'nin fethi günü her iki rekâtta bir selâm vererek kuşluk namazını sekiz rekât olarak kıldı'. Ebu Dâvud/1290 Kuşluk namazının vakti, güneşin yükselmesinden başlayıp zeval öğle vaktine kadar devam eder. Fakat en efdali, gündüzün dörtte biri geçtikten sonra kılınmasıdır. Zeyd b. Erkam şöyle demiştir Hz. Muhammed Küba halkının yanına vardığında onlar namaz kılıyorlardı. Bunun üzerine Hz. Muhammed 'Evvâbîn namazı, kumların hararetinden ötürü deve yavrularının ayakları yandığı zaman kılınır' dedi. Müslim/748 e. İstihare Namazı İstihare namazı, namaz kılmanın mekruh olmadığı her vakitte iki rekât olarak kılınır. Bir şey yapmak isteyen fakat yapılıp yapılmamasında hayır olduğunu bilmeyen bir kimsenin istihare namazı kılması sünnettir. İstihare namazından sonra bu hususta varid olan dua ile dua edilmelidir. Bu duadan sonra Allah o işi yapması için kalbine ferahlık verirse yapmalı, yoksa yapmamalıdır. Cabir b. Abdullah şöyle demiştir Hz. Muhammed bize Kur'an'dan bir sûre öğretir gibi, bütün işlerde istihare yapmayı öğretti. Bize şöyle derdi "Sizden biri bir işe niyetlenirse, iki rekât namaz kılsın, sonra da şu duayı okusun “Allahım! Senin ilminle hayır, kudretinle de güç istiyorum. Senin büyük fazlından talep ediyorum. Sen güç yetirirsin; ben yetiremem. Sen bilirsin; ben bilmem. Sen gaybı bilensin. Allahım! Bu iş; dinim, geçimim, sonum veya şimdiki halim ve geleceğim için hayırlı olacaksa, bunu benim için takdir et ve müyesser kıl. Sonra benim için onda bereketler nasip et. Yok eğer bu iş; dinim, geçimim, sonum veya şimdiki hâlim ve geleceğim için şerli olacaksa onu benden, beni de ondan uzaklaştır. Benim için her nerede olursa olsun hayrı takdir eyle, sonra da beni onunla hoşnut eyle. Bu duayı okuduktan sonra da işinin ne olduğunu söylesin."Buhari/1109 ve başka muhaddisler f. İsmi ve Belli Vakti Olmayan Nafile Namazlar Bu nafileler, daha önce belirttiğimiz mekruh vakitler hariç, her vakitte istenildiği kadar kılınabilir; Hz. Muhammed Ebu Zer'e şöyle demiştir; Namaz en güzel şeydir. İstersen fazla, istersen az kıl.” İbn Mâce İster gece, ister gündüz kılınsın mutlak nafilelerde her iki rekâtta bir selâm vermek en efdalidir. Bunun delili şu hadîstir “Gece namazı ikişer ikişerdir.” Buhari/946; Müslim/749; Ebu Dâvud/1295 ve başka muhaddisler CEMAATLE KILINMASI SÜNNET OLAN NAMAZLAR Yukarıda zikrettiğimiz nafile namazların tümü, tek başına kılınması müstehab olan nafilelerdir. Cemaatle kılınması müstehab olan nafileler ise Bayram namazları, Teravih namazı, Küsuf ve Husuf namazı ve Yağmur namazıdır. ı. BAYRAM NAMAZLARI Bayram mânâsına gelen iyd kelimesi avd kelimesinden alınmıştır. Avd 'tekrar edilmek' anlamına gelir. Bayram'a, bu isim, her sene tekrar geldiği, insanların sürür ve sevinci tekrarlandığı veya Allah' Teâlâ'nın, bayramda insanlara çokça lütufta bulunduğu için verilmiştir. Bayram Namazlarının Meşruiyeti ve Delili Hz. Muhammed Ramazan ve Kurban bayramı namazını ilk olarak hicretin ikinci yılında Medine'de kıldırmıştır. Meşruiyetinin delili ise şu ayettir “Öyle ise rabbin için namaz kıl ve kurban kes.” Kevser/2 Müfessirler bu ayetteki namazın, Kurban bayramının namazı olduğunu söylemişlerdir. Ebu Said el-Hudrî şöyle demiştir 'Hz. Muhammed Kurban bayramı ile Fıtır bayramı günlerinde musalla'ya çıkardı. Orada önce namaza başlardı. Namazı kıldırıp selâm verince, cemaat -namaz kıldıkları yerde otururken ayağa kalkar ve insanlara karşı dönerdi. Eğer bir müfreze göndermek istiyorsa bunu insanlara söyler veya başka bir şey emretmek istiyorsa emrederdi. Ondan sonra musalla'dan avdet ederdi'Buhari/913; Müslim/889 Bayram Namazının Hükmü Bayram namazı müekked bir sünnettir. Çünkü Bayram namazı meşru kılındıktan sonra, Hz. Muhammed vefat edinceye kadar onu terk etmemiştir. Hz. Muhammed sonra sahabîler de kılmaya devam etmişlerdir. Bayram namazının cemaatle kılınması meşrudur. Ebu Said el-Hudrî'nin rivayet ettiği hadîs buna delâlet etmektedir. Ayrıca Bayram namazı tek başına da kılınabilir. Fitneye sebep olan veya süslenmiş kadınlar hariç -onlar namazı evlerinde kılmalıdırlar- Bayram namazına erkek-kadın, mukim-seferî, hür-köle herkes katılabilir. Hz. Muhammed İslâm hakkında soru soran kişiye söylediği sözler Bayram namazının vacip olmadığına delâlet etmektedir; Hz. Muhammed o kişiye 'Gece ve gündüz içinde beş vakit namaz var' buyurdu. O zat 'Üzerime bu namazlardan başkası da olacak mı?' diye sorunca, Hz Muhammed 'Hayır, meğerki kendiliğinden kılasın' diye cevap verdi. Buhari/46; Müslim/11 Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur “Allah, kullarına beş vakit namazı farz kılmıştır. Kim haklarında küçümsemede bulunmadan, haklarını zayi etmeksizin onları kılarsa, Allah o kimseyi cennete koymaya söz vermiştir. Kim de onları kılmazsa, Allah'ın o kimseye hiçbir va'd'i yoktur. Dilerse azap eder, dilerse cennete koyar.” Ebu Dâvud/1420 Ümmü Atiyye şöyle demiştir 'Her iki bayramda da örtülü hanımlar ve bakire kızlarla beraber musalla'ya çıkmakla emrolunurduk. Hayızlılar da çıkar cemaatin arka tarafında bulunurlar ve insanlarla birlikte tekbir getirirlerdi'. Buhari/928; Müslim/890 Başka bir rivayette Ümmü Atiyye 'Ey Allah'ın Rasûlü! Bazılarımızın cilbabı örtünecek çarşafı bulunmuyor' dedim. 'Din kardeşi kendi cilbablarından birini emaneten giydirsin' buyurdu. Bayram namazı için ezan ve kamet okumak sünnet değildir. Bayram namazları için “es-salâtu camia” namaz toplayıcıdır diye seslenilir. Rivayet edildiğine göre İbn Abbas, Abdullah b. Zübeyr'e biat edildiğinde 'Fıtır bayramı günü Bayram namazı için ezan okumak yoktur. Bu bakımdan sen de o günün namazı için ezan okutma, ayrıca hutbe de namazdan sonra okunur. Bu Bayram namazı işi muhakkak surette böyle yapılagelmiştir' diye haber göndermiştir.” Buhari/916; Müslim/886 İbn Abbas ve Cabir'den şöyle rivayet edilmiştir 'Ne Kurban bayramı, ne de Ramazan bayramı namazı için ezan okumak yoktur'. Buhari/917; Müslim/886 Bayram Namazlarının Vakti Bayram namazlarının vakti, güneşin doğuşundan itibaren başlar, zeval öğle vaktine kadar devam eder. Bera b. Âzib'in rivayet ettiği şu hadîs buna delâlet etmektedir Hz. Muhammed hutbe okuduktan sonra şöyle dedi 'Bu günümüzde ilk yaptığımız şey Bayram namazı kılmaktır.’ Buhari/908 Bayram namazlarının, güneşin -doğuşundan itibaren bir mızrak boyu yükselişine kadar ertelenmesi sünnettir. Bayram Namazlarının Kılınış Şekli Bayram namazları iki rekât olarak kılınır. Kamet yerine, اَلصَّلَاةَ جَامِعَةً denilir. Namaz tahrim iftitah tekbiri ile başlar, tahrim duasından sonra yedi tekbir alınır. Her tekbirde eller omuz hizasına kadar kaldırılır. İki tekbir arasında ne uzun ne kısa olmayan bir ayet okunacak kadar bir zaman durulur. Bu esnada سُبْحَانَ اللّٰهِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَلَآ اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاللّٰهُ اَكْبَرُ subhanallahi veîâ ilahe illâllahu vallah-u ekber Allah'ı her türlü ortaktan tenzih ederim. Hamd Allah'a mahsustur. Allah'tan başka ilah yoktur. Allah en büyüktür demek sünnettir. Sonra eûzu besmele çekilerek Fatiha okunur. Sonra zammı sûre olarak bir sûre veya bazı ayetler okunur. İkinci rekâtta intikal tekbirlerinden başka, Fatiha okunmadan önce beş tekbir daha alınır. Her iki tekbirin arasında -daha önce zikrettiğimiz gibi- fasıla verilir. Heyet olarak adlandırılan bu tekbirler sünnettir. Unutarak da olsa tekbir alınmadan kıraate başlanırsa, zaman geçtiği için artık tekbir alınmaz. Fakat bu durum namazın sıhhatine zarar vermez. Bunların delili şu rivayetlerdir. Hz. Ömer'den şöyle rivayet edilmiştir “Ramazan ve Kurban bayramının namazları ikişer rekâttır.” Neseî, III/111 ve başka muhaddisler Hz. Ömer bunu, Hz. Muhammed diliyle söylemiştir. İcma da bunun üzerine olmuştur. Amr b. Avf el-Müzenî şöyle rivayet etmiştir 'Hz. Muhammed Bayram namazlarında, birinci rekâtta kıraatten önce yedi, ikinci rekâtta kıraatten önce beş tekbir aldı.’ Tirmizî/536. Tirmizî 'Bu hadîs bu hususta gelen en güzel hadîstir' demiştir. Bayram Hutbesi Bayram namazı kılındıktan sonra iki hutbe okumak sünnettir. Bu hutbelerin keyfiyetini kısaca şöyle sıralayabiliriz 1. Hutbeler, Bayram namazının hemen arkasından okunmalıdır. Bu hutbeler, Cuma'nın aksine namazdan sonra okunur. Çünkü Hz. Muhammed Cuma namazının hutbesini namazdan önce, Bayram namazlarının hutbelerini ise namazdan sonra okumuştur. İbn Ömer şöyle demiştir 'Hz. Muhammed Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer, Bayram namazlarını hutbeden önce kılarlardı'. Buhari/920; Müslim/888 İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir 'Hz. Muhammed ile beraber Ramazan ve Kurban bayramı günlerinde musalla'ya çıktık. Hz. Muhammed önce namazı kıldı, sonra hutbe okudu'. Buhari/932 Hutbe Bayram namazından önce okunursa, hiç okunmamış sayılır. 2. Cuma hutbesindeki rükün ve sünnetler, bayram hutbeleri için de geçerlidir. İmam Şafii, Ubeydullah b. Abdullah b, Utbe b. Mes'ud'dan şöyle rivayet etmiştir 'Sünnet, imamın Bayram namazlarında iki hutbe okuması ve aralarında fasıla yapmasıdır'. 3. Birinci hutbeyi dokuz, ikinci hutbeyi yedi tekbirle okumak sünnettir. Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mes'ud'dan şöyle rivayet edilmiştir 'Birinci hutbeye, peş peşe dokuz tekbirle, ikinci hutbeye ise peş peşe yedi tekbirle başlamak sünnettir'. Beyhakî Bayram Namazları Nerede Kılınır? Bayram namazları, mescit veya sahrada kılınır. Neresi daha fazla insan alırsa orada kılmak daha faziletlidir. Her iki yer de eşit derecede insan alıyorsa, şerefinden ötürü mescitte kılmak daha faziletlidir. Zira Müslüman mescitte kıldığı namazdan dolayı hem icabet ecri alır, hem de mescitte durmanın ecrini alır. Hz. Muhammed mesciti bütün halkı almadığı için, Hz. Muhammed Bayram namazlarını sahrada kıldırmıştır. Daha önce Bayram namazlarını erkek, kadın herkesin cemaatle kılmasının meşru olduğunu belirtmiştik. Mescit, namaz kılanları alıyorsa, sahranın tercih edilmesine gerek yoktur. Bayram Günlerinde Tekbir Getirmek Hacı olmayanların, Ramazan ve Kurban bayramı gecelerinde güneşin batışından itibaren evlerde, mescitlerde, çarşılarda yüksek sesle -imam Bayram namazının tahrim iftitah tekbirini alıncaya kadar- tekbir getirmeleri sünnettir. “Bu kolaylığı dilemesi, sayıyı tamamlamanız ve sizi bu kolaylığa ilettiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmeniz içindir.” Bakara/185 Müfessirler, buradaki tekbirden maksadın, Ramazan bayramında getirilen tekbir olduğunu söylemişlerdir. Kurban bayramı da Ramazan bayramına kıyas edilir. Ayrıca hacı olan ve olmayan herkes için Kurban bayramında namazlardan sonra; Arefe gününün sabah namazından başlayarak, teşrik günlerinin son gününün ikindi namazına kadar tekbir getirmek sünnettir. Teşrik günleri, Kurban bayramını takip eden üç gündür. Fakat Ramazan bayramında namazlardan sonra tekbir getirmek sünnet değildir. Bütün bunların delili, Hz. Muhammed fiilidir. Hz. Muhammed ve ashabı böyle yapmışlardır. Hz. Ali'den ve Ammar b. Yasir'den şöyle rivayet edilmiştir 'Hz. Muhammed Arefe günü sabah namazından sonra tekbir getirirdi. Teşrik günlerinin son günü ikindi namazından sonra bırakırdı'. Hâkim, 1/299. Hâkim 'Bu hadîsin isnadı sahih'tir. Ravilerden hiçbiri cerh edilmemiştir' demiştir Rivayet edildiğine göre İbn Ömer, Mina'da tekbir getirirdi. Mescitteki, çarşı-pazardaki insanlar onun sesini işitir ve onunla beraber tekbir getirirlerdi. Öyle ki tekbir sesinden her yer inlerdi. İbn Ömer, Mina'da bütün günlerde, namazların arkasında, yatağında, çadırında ve yürürken tekbir getirirdi. Buhari, Kitab'ul-Iydeyn Tekbirin en üstün lafzı şöyledir Allah-u ekber, Allah-u ekber, Allah-u ekber, lâ ilahe illallahu vallah-u ekber, Allah-u ekber ve lillahi'l-hamd Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Allah'tan başka ilah yoktur. Allah en büyüktür, Hamd, Allah'a mahsustur. *Ekmelüddin El-Hanefi diyor ki Bu tekbirin doğuş sebebi şöyledir Cebrail aleyhisselâm kurbanı getirirken, İbrahim aleyhisselâm İsmail kesme işini aceleye getireceğinden korktuğu için acele olarak اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ diye seslendi. İbrahim bunu işitince; لَآ اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاللّٰهُ اَكْبَرُ dedi. İsmail da duruma vakıf olunca o da; اَللّٰهُ اَكْبَرُ وَلِلّٰهِ الْحَمْدُ diyerek mukabelede bulundu.* Büyük Şafii İlmihali - Halil GÜNENÇ Bayram Gününün Âdabı 1. Gusletmek, güzel koku sürünmek, yeni elbise giymek. Bunların nedenleri Cuma bahsinde geçmişti. 2. Bayram sabahı mescide erken gitmek. 3. Ramazan bayramında namaza gitmeden önce bir şey yemek. Kurban bayramında ise namazdan dönünceye kadar bir şey yememek. 4. Mescide veya namazgaha yürüyerek gitmek, dönerken başka bir yoldan gelmek. Cabir şöyle demiştir 'Hz. Muhammed Bayram namazına giderken başka bir yoldan gidiyor, dönerken başka bir yoldan geliyordu'. Buhari/943 5. İmam'ın, güneş doğduktan sonra nafile namaz kılması mekruhtur. Başkaları içinse mekruh değildir. İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir 'Hz. Muhammed Ramazan bayramı günü çıktı, iki rekât bayram namazı kıldı. Ondan önce ve sonra başka namaz kılmadı'. Buhari/945 Nafile Namazlar 1- Duha namazı. Bunun vakti, güneşin doğup bir mızrak boyu kadar yükselmesiyle başlar ve öğleye kadar devam eder. En azı; iki rekât, efdal olanı sekiz Teheccüd namazı. Vakti, yatsı namazını kıldıktan sonra girer ve fecir doğuncaya kadar devam eder. Bir miktar uyuduktan sonra, uyanıp kılınır. En azı iki rekâttır, çoğu için bir sınır Tehıyyet-ül-mescid namazı. Camiye girince; oturmadan iki rekât olarak kılınır. Herhangi bir farz veya başka bir nafile namaz kılınırsa, tehıyyet-ül-mescid namazı yerine de Tesbih namazı. Bu namaz, dört rekâttır. İki rekâtta bir selam vermek daha iyidir. Mekruh vakitler dışındaki bir zamanda kılınır. Her rekâtta 75 defa “Sübhanallahi vel-hamdü lillahi ve la ilahe illallahü vellahü ekber” 15 adedi Fatiha ve sureyi okuduktan sonra ayakta, 10’ar adedi de rüku’, itidal, birinci secde, iki secde arasındaki oturuşta, ikinci secdede ve ondan sonraki istirahat ve teşehhüd oturuşlarında Evvabin namazı. Buna “gaflet” namazı da denir. Çünkü bu vakitte, insanlar; yemek yemekle meşgul olup bu namazdan gafil vakti, akşam namazından sonra başlar ve kırmızı şafak’ın kaybolmasıyla yani yatsı namazının vaktinin girmesiyle biter. En azı iki, en çoğu yirmi Abdest namazı. Abdest alındıktan sonra, abdest namazı niyetiyle iki rekât halinde Sefer namazı. Yolculuğa çıkılacağı zaman, evden çıkmadan önce iki rekât ve yolculuktan dönüşte de iki rekât “sefer namazı” İstihare şey yapmak isteyip de, yapılmasında mı yoksa yapılmamasında mı hayır bulunduğunu bilmeyen kimsenin, iki rekât istihare namazı kılması sünnettir. Namazdan sonra aşağıdaki dua okunur. Namazdan sonra o işi yapmak için kalbine ferahlık gelirse; o işi yapmalı, yoksa yapmamalıdır“Allahüme inni estehiruke bi ilmike ve estakdiruke bi kudretike ve es’eluke min fadlikel-azimi fe inneke takdiru vela ekdiru ve ta’lemu vela a’lemu ve ente Allamul-guyubi Allahümme in kunte ta’lemu enne hazel-emre hayrun li fi dini ve meaşi ve akıbeti emri fekdurhu li ve yessirhu li sümme barik li fihi ve in kunte ta’lemu enne hazel-emre şerrun li fi dini ve meaşi ve akıbeti emri fesrifhu anni vasrifni anhu vakdur liyel-hayra haysu kane sümme erdini bihi.” ifadesinin yerine, ihtiyacı ne ise, onu Allah’ım! Senin ilminle hayır, kudretinle de kuvvet diliyorum. Senin büyük fazlından istiyorum. Şüphesiz sen, güç yetirirsin, ben güç yetiremem. Sen bilirsin, ben bilemem ve sen gaybı çok iyi bilensin. Allah’ım! Eğer bu iş; dinim, geçimim ve akıbetim açısından benim için hayırlı ise, onu benim için takdir buyur ve bana müyesser eyle sonra onu bana bereketli kıl. Şayet bu iş; dinim, geçimim ve akıbetim açısından benim için şer ise; onu benden, beni de ondan uzaklaştır. Benim için hayır nerede ise, onu benim için takdir buyur, sonra da beni onunla razı eyle. Buna göre namazın kişiye farz olmasının şartları, müslüman olmak, bulûğ çağına ulaşmak ve akıllı olmak üzere üç tanedir. Bu şartlara namazın vücûb şartları yani kişinin namaz kılmakla yükümlü olmasının şartları ve eksiksiz bir şekilde kılınabilmesi için namazın birtakım farzları ve vâcipleri sıhhat şartları, sünnetleri ve âdâbı bulunmaktadır. Farzlara riayetsizlik, namazın bozulmasına yol kesin olmayan bir delille sabit olduğu için, vâcibi inkâr eden kişi, kâfir olmaz. Ancak bir açıklama getirmeksizin ve te'vil etmeksizin vâcibi terkeden kimse fâsık kabul edilir. Namazın vâciplerinden herhangi birinin terkedilmesi namazı bozmaz. Namazın vâciplerinden biri sehven terkedilmişse sehiv secdesi yapmak gerekir. Eğer kasten terkedilmişse, namazın iade edilmesi yani yeniden kılınması Hz. Peygamber'in devamlı olarak yaptığı muvâzebe ve bir mazeret olmaksızın terketmediği şeydir. Namazda sübhâneke okumak, eûzü çekmek bu mânada sünnettir. Sünnetin yapılmasına sevap olmakla birlikte terke dilme sine ceza ikab yoktur, sadece kınama ve sitem itâb vardır. Namazın sünnetleri, namazın vâciplerini tamamlar, onlardaki kusurları telâfiye ve fazla sevaba vesile olur. Sünnetlere riayet etmek ve devam etmek Peygamber'i sevmenin bir nişanesi birlikte sünnetin terkedilmesi, ne farzın terkedilmesi gibi namazın bozulmasını ve yeniden kılınmasını, ne vâcibin kasten terkedilmesi gibi tahrîmen mekruhluğu ne de vâcibin sehven terkedilmesi gibi sehiv secdesi yapmayı gerektirir. Fakat sünnetlerin kasten terkedilmesi ''isâet'' yanlış ve kötü davranış olur. İsâet, Hanefîler'in tanımlamasına göre tenzîhen mekruhun üstünde, tahrîmen mekruhun altında yer çoğulu âdâb, Hz. Peygamber'in devamlı olmaksızın zaman zaman yaptığı şeylerdir. Rükû ve secdede üçten fazla tesbih yapmak gibi. Mendup anlamına da gelir. Bunları terketmek, her ne kadar isâet sayılmaz ve kınamayı gerektirmez ise de bunlara riayet edilmesi daha faziletlidir efdal. Esasen namazın âdâbı, yüce yaratıcının huzurunda durulduğunun farkında olunarak, zâhiren mütevazi bir halde FARZLARI NELERDİR?Namazın on iki farzı vardır. Namazın farzları, namazın dışındaki farzlar ve namazın içindeki farzlar olarak iki gruba ayrılır. Namazın dışındaki farzlar, namazdan önce ve namaza hazırlık mahiyetinde olduğu için “namazın şartları” şurûtü's-salât olarak adlandırılır. Namazın içindeki farzlar ise, namazın varlığı ve tasavvuru kendisine bağlı olduğu, yani bu farzlar namazın mahiyetini oluşturduğu için “namazın rükünleri” erkânü's-salât adını alır. Bunlar namazı oluşturan unsurlardır. Namazın farzlarından herhangi birinin eksikliği durumunda namaz sahih olmaz. Buna göre;a Namazın Şartları1. Hadesten tahâret2. Necâsetten tahâret3. Setr-i avret4. İstikbâl-i kıble5. Vakit6. Niyetb Namazın Rükünleri1. İftitah tekbiri2. Kıyam3. Kıraat4. Rükû5. Secde6. Kade-i ahîre şeklinde sıralanırBu sayılan şart ve rükünlerde fakihler görüş birliğindedir. Namazın rükünlerinin düzgün bir şekilde yapılması demek olan tadîl-i erkân Ebû Yûsuf'a ve Hanefîler'in dışındaki üç mezhebe göre rükün kabul edilmiştir. Kişinin kendi isteği ve fiili ile namazdan çıkması da hurûc bi sunih Ebû Hanîfe'ye göre bir rükündür. Farzlar arasında sıraya riayet etmek tertip, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre namazın Diyanet İşleri Başkanlığı Şafii mezhebine göre namazın rükünleri kaçtır ve nelerdir? Madde madde şafii mezhebine göre namazın rükünleri...Şafii mezhebine göre namazın rükünlerini maddeler halinde sizler için derledik. ŞAFİİ MEZHEBİNE GÖRE NAMAZIN RÜKÜNLERİ NİYET Vaktin girdiğini, hangi namazı kılacağını bilmek ve bu ibâdeti Allâh için yapmayı kalben kasdetmektir. Niyetin namaza başlarken dil ile söylenmesi sünnettir. Kılınacak namazın sabah, öğle vb. farzı veya sünneti olarak belirtilmesi gerekir. Namaz mutlak nâfileyse, bu durumda namaz kılmaya niyet etmek yeterli olur. Farz bir namazda namaz kılmayı kasdetmek, kılınacak namazın adını tayin etmek, kılınacak namazın farz olduğunu tavsif etmek şarttır. Kılınacak namaz, belli bir nafile ise; kasıd ve tayin şarttır. Mutlak nafile ise, sadece kasıd şarttır. Niyetin, başlama tekbiri ile beraber getirilmesi gerekir. Yani Allahü ekber demekle beraber niyet kalpte bulunmalıdır ve namaz boyunca niyete aykırı şeylerden kaçınılmalıdır. Kadın ve erkek cemaate imamlık yapan kişinin, “Ene imêmün limen tebianî” Ben, bana uyanlara imamım diye niyet etmesi gerekir. Cuma namazı’nda, iâde edilen namazda ve yağmurdan ötürü cem'-i tak­dim şeklinde kılınan namazda imamın niyet etmesi zorunludur. Cemaatle namaz kılan kimsenin “uydum imama” demeyi ihmal etmemesi gerekir. Ancak bir kişi yalnız başına iftitah tekbiri­ni alıp namaza durur, daha sonra bir imamın farz kıldırmakta olduğunu görür­se, namazdayken ona tâbi olmaya niyet etmesi halinde namazı sahih olur.[1] İHRAM TEKBİRİ Namaza, Rabbimize -celle celâluh- tâzimi ifade eden “Allâh-u ekber” diyerek başlamaktır. Bu tekbire, iftitah başlama ya da ihram/tahrim namaz dışı davranışları haram kılma tekbiri denir. Rasûlüllah -sallâllâhü aleyhi ve sellem- namazı tarif eden bir hadisinde şöyle buyurmuştur “Namaz kılmak istediğinde tekbir getir. Sonra Kur’an’dan kolayına geleni oku. Sonra rükûya git ve vücudun mütmain kalacak şekilde rükûda kal. Sonra rükûdan tam doğrularak sakin bir şekilde ayakta dur. Sonra secdeye git ve vücudun mütmain kalacak şekilde secdede kal. Sonra başını secdeden kaldırarak sakin bir şekilde otur. Namazın bütününde bu şekilde hareket et.”[2] Kişi, tekbire başladığı zaman ellerini kaldırır, tekbirin bitişi ile ellerini indirip göğüs altına bağlar. KIYAM Namazda ayakta durmak demektir. Gücü yetenlere farz olan na­mazlarda ayakta durmak namazın bir rüknüdür. Ayette "…Tam bir saygıyla Allah'ın huzurunda kıyam edin."[3] buyurulmuştur. Nafile namazlarda kıyam farz değildir ama ayakta durarak namaza tâzim göstermek Müslümanca bir tavır sergilemektir. Kambur kimse gücü yettiği kadar doğrularak kıyam yapmaya özen göstermelidir. Ayakta durmaya gücü yetmeyen oturarak veya îma ile kılar. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur “Namazı ayakta kıl, eğer gücün yetmezse oturarak, yine gücün yetmezse yaslanarak veya sırt üstü kıl. Allâh kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez.”[4] Namaz esnasında rahatsızlanan namazını oturarak tamamlayabilir. Namazda duvara yaslanmak mekruhtur ama kıyam geçerlidir. Şehirlerarası otobüsler veya trenler namaz vakitlerinde mola vermezlerse, yolcunun oturduğu yerde rukû ve secdeyi îmâ ile yaparak namazları kendi vakti içinde kılması gerekir. Hareket halindeki bir gemi veya uçak içinde namazlar oturularak kılınabilir, fakat ayakta ve kıbleye dönmeye çalışılarak kılınması daha faziletlidir. KIRAAT FATİHA OKUMAK Namazda Kur’ân kıraatinde bulunmak, bu amaçla Fatiha sûresini okumak farzdır. Allah Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur “Kıraatsiz namaz yoktur.”[5] Her rek'atta Fâtiha'yı, başında besmeleyle birlikte okumak, Fâtiha'yı da başından sonuna kadar sırasıyla okumak gerekir. Namazın bir rek’atında Fâtiha’yı bilerek okumayan kişinin namazı geçersiz olur. Bir hadis-i şeriflerinde Sevgili Peygamberimiz bunu şöyle vurgulamaktadır “Fatiha sûresi Fâtihatü'l-kitâb okunmadan namaz olmaz.”[6] Şafi mezhebine göre imam Fatihâ’yı tamamlar tamamlamaz cemaat de ardı sıra Fâtiha'yı okumak zorundadır. Hanefîler ise cemaatin kıyamda sessiz beklemesi gerektiğini, "imamın kıraati, imama uyarak namaz kılan kişinin de kıraatidir."[7] hadis-i şerifine dayanarak bu esnâda Fatiha sûresi okumanın mekruh olacağını belirtmişlerdir. Fâtiha’nın Arapça’dan başka bir dille okunması caiz değildir. Kur’ân-ı Kerîm’i hiç bilmeyenin namazda Fatiha yerine en az 156 harf miktarı Allah’ın adını zikret­mesi; "sübhânellâh, elhamdülillâh, lê ilêhe illallah, Allâhü ekbar, lâ havle velê guvvete illê billâh" vb. duâları tekrar etmesi gerekir. Bunları da bilmiyen kişi, Fatiha okuyacak kadar bir süre kı­yamda durmalıdır. Namaza sonradan yetişen kimse, imam Fâtiha'nın bir kısmını veya tamamını okuduktan sonra gelip cemaate katılsa bu kişinin Fatiha okumasına gerek kalmaz. Onun Fatiha okumasını imam üstlenmiş olur. RUKÛ’ Namazda baş ve sırt düz ve yere paralel bir vaziyette eğilmek demektir. Kur’ân’da Allâh-u Teâlâ; “Ey iman edenler! Rukû ve secde edin” Hac 77 buyurmuştur. Rükûnun geçerli olabilmesi için tuma’nine ile yapılmış olması şarttır. Tuma’nine, organların o hareket yapıldığında bir miktar düz ve hareketsiz durmasıyla gerçekleşir. Hz. Aişe r. anha rukûda başın eğilmesi şeklini şöyle nakleder “Rasülullah rukûya gittiği zaman başını yukarıya doğru kaldırmaz, aşağı doğru da eğmezdi. İkisi arasında bir vaziyette tutardı.”[8] “Allah rasûlü rukûya gidince, sırtı üzerinde bir bardak su bulunacak olsa, hareket etmezdi.”[9] İTİDÂL KAVME Rükûdan doğrularak bir süre dik durmaktır. İtidâl'in delili, Hz. Aişe'nin şu rivayetidir “Hz. Peygamber başını rükû'dan kaldırdığında dümdüz dikilmedikçe secde'ye gitmezdi”[10] İtidal müddeti, çok kısa ve çok uzun olmamalıdır. SECDE Her rek’atta iki kere secde etmek farzdır. Secde, yedi azanın yere teması ile yapılır. Peygamberimiz şöyle buyurur “Ben yedi âzâ üzerine secde etmekle emrolundum. Bunlar da; alın, eliyle burnuna da işaret etti, iki el, iki diz ve iki ayaktır.” [11] Kişinin secde ettiği mekanda alnı altında pamuk veya ot gibi yumuşak bir şey bulunur veya araya konulan el, mendil gibi bir engel neticesinde başın ağırlığı secde yerine ulaştırılmazsa secde geçerli olmaz. Çünkü alnı yere koymak farzdır. Secde esnasında ayak parmaklarının iç kısmının da yere temas etmesi gerekir. Ayak parmaklarının dışlarını ve uçlarını yere koymak yeterli değildir. Secde, namazın en önemli bir rüknüdür. Allâhu Teâlâ’ya gösterilen say­gı, tevazu ve yüceltmenin en mükemmel ifadesidir. Secdenin sahih olması için tuma’nine yapmak yani bir miktar hareketsiz kalmak farzdır. Farz namazlarda secde fazla uzatılmaz “Resûlullah sav namaz kılarken rükû ve secdelerinde üçer kere “sübhânallâhi ve bi-hamdihi” diyecek kadar dururdu.”[12] . Nafile namazlarda secdeler uzatılabilir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur “Kulun, Rabbine en yakın olduğu hal, secdeye varmış oldu­ğu haldir. Artık secdede duâyı çokça yapınız.”[13] Binek üzerinde namaz kılan kimse rukû ve secdeleri îmâ ile yapar. Secde için ruküdan daha fazla eğilir. Bir kimse, yolcu olup otobüste bulunur veya hastalanır ve secde için başını yere koyamazsa, İmam Gazzali'ye göre yastık ve masa gibi yüksekçe bir şeyin üzerinde secde yapar. İmam-ı Râfii ve başka ulemaya göre ise, imkânı nisbetinde başını eğerek secdesini eda eder. CELSE İki secde arasında hareketsiz bir miktar oturmak farzdır. Çünkü Peygamberimiz başını secdeden kaldırdığında dimdik oturur hale gelmedikçe ikinci secdeyi yapmazdı.[14] İki secde arasında, 3 ve 4 rek’atli namazların ilk oturuşlarında iftiraş oturuşu yapılır. Bu oturuş esnasında sağ ayak dikilir, sol ayak yere yatırılır, kalça da sol ayağın üzerine konur. Oturuşlarda ayak parmaklarının kıbleye döndürülmesine özen gösterilir. SON OTURUŞ Namazda selam vermeden önce teşehhüd ve salavat okuyacak kadar beklemektir. Bu oturuş esnasında teverrük oturuşu yapılır. Teverrük oturuşu sol ayağın bedenin sağ tarafından çıkarılarak kalçanın yere bitiştirilmesiyle ve sağ ayağın parmakları kıbleye gelecek şekilde dikilmesi ile gerçekleştirilir. Delil Ebû Hamid es-Saîdi’nin nakl ettiği şu hadistir “Allah Rasûlü namazın sona ereceği rekât gelince, sol ayağını geri çeker ve onun üzerine teverrük tarzında otururdu.”[15] TEŞEHHÜD OKUMAK Son oturuşta “Ettehiyyatü” duasını okumak namazın rükünlerindendir. 3 ve 4 rek’atli namazların birinci oturuşlarında okumak sünnettir. SALAVAT OKUMAK Son oturuşta Peygamberimize ve ehli beyte salât ve selam getirmek farzdır. Şafi mezhebine göre “Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler siz de ona salat getirin.” Ahzab 33/56 emrine binâen son oturuşta “salli” “barik” duâlarını okumak gerekir. Burada “Allâhümme salli alê Muhammed” kısmına kadar okumak farz, gerisini okumak sünnettir. SELAM VERMEK Sağ tarafa selam vermek farzdır. Selamın en azı “Esselâmü aleyküm” demektir. Selamın en kâmil şekli “Esselâmü aleyküm ve rahmetüllah” demektir. TERTİP Farz olan rükünleri sıraya göre yerine getirmektir. Bir kimse rükünler arasındaki sırayı kasten terk ederse namazı geçersiz olur. Bir rüknü sehven terk edip başka bir rükne geçmeden hatasını anlarsa hemen terk ettiği rükne döner. Başka rükünlere geçtikten sonra veya selâmdan sonra hatasını anlarsa o, rükün için bir rekât namaz kılar ve sehiv secdesi eder. TUMA’NÎNE İki hareket arasındaki sükûndur. Rükûda, rükûdan doğrulunca, secdelerde ve iki secde arasındaki oturuşta düzgün bir şekilde hareketsiz olarak durmaktır. Yani rükûda, itidalde, iki secdede ve celsede “Subhanallah” denecek kadar sakin beklemektir. [1] Şirbînî, Muğnil-Muhtâc, 1/342 [2] Buhârî, Ezân, 757; Müslim, Salât, 883 [3] Bakara sûresi, 238. ayet [4] Buhari, Taksir 19 [5] Müslim, Salat 42 [6] Ebû Davud, Salât, 136 [7] İbn Mâce, İkâmet, 13 [8] Müslim, Salat 240 [9] Buhari, Ezan 120 [10] Buharî, Ezan 122, Müslim, Salât 196 [11] Buhari, Ezan 133 [12] Ebû Dâvud, Salât 154 [13] Müslim, Salat 215 [14] Buharî, Ezan 792; Müslim, Salât 860 [15] Buharî, Ezan 828 Kaynak Hasan Serhat Yeter, FIKIH 1 Şafii Mezhebi, 2017 İslam ve İhsan Seferi olduğunuz durumlarda 4 rekatlık farz namazlar, 2 rekat kılınır. Sünnetlerin tamamı kılınır, müsait olunmazsa sünnetler terk edilebilir. Seferi iken misafir olan imama, mukim olan misafir olmayan kişi uyduğunda, 4 rekatlı namazlarda imam 2 rekatı kıldırdıktan sonra sağına soluna selam verir. Seferi Yatsı namazı nasıl kılınır diyanet? Seferi namazı sabah ve akşam namazlarını kapsamadığından öğle, ikindi ve yatsı namazlarını kapsar. Bu vakitlerde de farzlar 4 rekat olduğu için 2 eksilterek farzlar 2 rekat kılınmaktadır. Sünnet namazlarda bir eksiltme yapılmamaktadır. Sünnetleri olduğu gibi kılmak esastır. Yatsı namazı sadece farzı nasıl kılınır? “Niyet ettim Allah rızası için Yatsı namazının dört rekat farzını kılmaya” diye niyet ederiz. “Allahu Ekber” diyerek İftitah Tekbiri alır ve namaza başlarız. Sübhaneke’yi okuruz. Euzü-besmele çekeriz. Fatiha Suresini okuruz. Kur’an’dan bir sure okuruz. Rüku’ya gideriz. Secde’ye gideriz. Doğruluruz, tekrar secde’ye gideriz. 19 Nis 2019 Seferi namazı niyeti nasıl getirilir? Sual Seferi iken namazda nasıl niyet edilir? Rekat sayısını ve seferi olduğunu söylemeye gerek yok. Her zamanki gibi niyet edilir. Mesela Niyet ettim öğle namazının farzını kılmaya denir. Yatsı namazı nasıl kılınır hangi dualar okunur? Sübhaneke okunur. Besmele çekilir”Bismillahir rahmanir rahim” Fatiha okunur. Zamm-ı sure Kuran ı Kerimden en az üç ayet okunur. “Allah’u Ekber” denir ve Rükü’a eğilinir. “Subhane Rabbiyel Azim” üç kere denir. Rükü’dan doğrulur “Semi Allahulimen Hamide – Rabbena lekel Hamd” denir. Seferi iken vitir namazı kaç rekat kılınır? Yolculuk halinde olan ve seferi sayılan kişiye namaz iki rekat olarak farz kılınmıştır. Yolculuk esnasında dört rekat namazın tam olarak kılınabileceği gibi, iki rekat olarak kılınması da mümkündür. I yatsı namazı kaç rekat? YATSI NAMAZI NASIL KILINIR, KAÇ REKATTIR? Dört sünnet, dört farz ve iki son sünnet olmak üzere on rekattan oluşur. Namazın ardından üç rekat vitr namazı kılınır. Yani toplam 13 rekattır. Hanefi mezhebine göre seferi namaz nasıl kilinir? Seferi namazı Hanefi ve Şafii mezhebine göre farklılık göstermektedir. Hanefi mezhebinde 4 rekat olan namazlar iki rekat olarak kılınabilmektedir. Şafii mezhebinde ise seferi namazında da 4 rekat ise 4 rekat olarak kılınmalıdır. Namazların sünnetleri ise tam olarak kılınmalıdır. Geçmiş yatsı namazının farzı nasıl kılınır? Yatsı namazının kazasını kılmaya başlamadan önce kaza namazını kılmak için niyet etmek gerekmektedir. Niyet etmenin ardından ise 2 rekatlık yatsı namazının farzının kılınması gerekmektedir. Yatsı namazının kazası da aynı yatsı namazının farzı gibi kılınmaktadır. Bu şekilde yatsı namazının kazası kılınmış olur. Yatsı namazının farzı kaç rekat? Toplam on üç rekat olan yatsı namazının farzı dört rekattır. YATSI NAMAZI NASIL KILINIR, KAÇ REKATTIR? Dört sünnet, dört farz ve iki son sünnet olmak üzere on rekattan oluşur. Namazın ardından üç rekat vitr namazı kılınır. Seferi namazına nasıl niyet edilir Diyanet? Seferi olan kişilerin namaza farklı bir şekilde niyet etmelerine gerek yoktur. Yolculuğa başlarken kişinin seferi olma niyetinde olması yeterli olacaktır. Bunun dışında namaz kılarken ayrıca seferi namazı kılmak için niyet edilmeyebilir. Seferilik şartları nelerdir? Seferi, kişinin herhangi bir nedenle ikamet ettiği yerden kalkıp başka bir yere gitmesi veya gitmek için yola çıkmış kişiye de seferi veya müsafir denilir. İkamet ettiği yerden 90 km. uzağa giden seferi sayılır. Yatsı namazında hangi dualar okunur sırasıyla? Sübhaneke okunur. Besmele çekilir”Bismillahir rahmanir rahim” – Fatiha okunur Zamm-ı sure Kuran ı Kerimden en az üç ayet okunur. “Allah’u Ekber” denir ve Rükü’a eğilinir “Subhane Rabbiyel Azim” üç kere denir. Rükü’dan doğrulur “Semi Allahulimen Hamide – Rabbena lekel Hamd” denir. Yatsı namazı kılarken hangi sureler okunur? Yatsı namazı farzı kılınışı şöyledir; Niyet edildikten sonra Allahu Ekber denilerek subhaneke okunur. Ardından besmele çekilir ve Fatiha suresi okunur fatiha suresinden sonra Kuranı Kerimden en az üç ayet veya zammı sure okunur. Allahu Ekber denilip rükuya gidilir. Vitir namazı Şâfiîlere göre nasıl kılınır? Şafiîlere göre vitir namazının en azı bir rekat, en çoğu on bir rekattır. Bir rekattan fazla kılınacaksa, önce iki rekata niyet edilir ve sonunda selam verilir. Sonra vitir namazının bir rekatına niyet edilir ve sonunda selam verilir. Malikilere göre vitir namazı bir rekattır.

şafii namaz sünnet ve farzları