🎈 Istiklal Marşının Kabulu Ile Ilgili Resim

12Mart İstiklal Marşının Kabulü Tiyatro Metni 3. 12 Mart İstiklal Marşının Kabulü Kutlama Programı 1. 12 Mart İstiklal Marşının Kabulüyle İlgili Okuma - Konuşma Metinleri - Şiirler. 18 Mart Çanakkale Haftası Sunu - Slayt Gösterisi ( 4 Adet 57. Alay, Kınalı Ali, Çanakkale Zaferi, Çanakkale ) 12 Mart İstiklal Marşı 12Mart tarihi, ülkemizin bağımsızlık marşı olan, dünyaya duyurulan İstiklal Marşının milli marş olarak kabul edildiği çok özel bir gündür. Yani bu tarih özgürlüğünü eline alan kahraman bir milletin bu kimliğini tüm dünyaya kanıtladığı günü ifade eder. Artık bizim kendimize ait milli bir marşımız var 12 MART İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULU İLE İLGİLİ SÖZLER VE MESAJLAR-Türk gençliği, unutma! İstiklal Marşı korkma diye başlar!-Türk Milleti istiklalsiz yaşamamıştır, yaşayamaz ve Marşınkabul edilmesi, 12 Mart 1921 tarihindeki toplantının öğleden sonraki oturumunda ele alındı. Akif’in marşının oya sunulması kararlaştırıldı ve “Oy birliği ile kabul edildi.”. Marş teklif üzerine en son ayakta dinlendi. Kahraman orduya ithaf edilen marş, İstiklal Marşı olarak kabul edildi. İşte İstiklal Marşının Kabulu Mehmet Akif’in bu şiiri” 12 Mart 1921 “tarihinde de resmen İstiklâl Marşı olarak kabul edilmiştir. O günden beri içimizdeki vatan sevgisinin sönmemesi için İstiklâl Marşı’mızı okur, o günleri unutmamaya çalışırız. Bizler de atalarımızın bin bir zorlukla kazandığı 12 Mart İstiklal Marşının Kabulu ve MEhmet Akif Ersoyu Anma Programı Okulumuzda Düzenlendi. "12 Mart İstiklal Marşının Kabulu ve MEhmet Akif Ersoyu Anma Programı" okulumuzda düzenlendi. Programda emeği geçen Türkçe Öğretmenimiz Selami AKSAN´a ve sevgili öğrencilerimize bu güzel programdan dolayı teşekkür ederiz. İstiklal Marşının kabulü ile ilgili tüm bilgiler şöyle; İSTİKLAL MARŞININ KABULÜNÜN KAÇINCI YILI 2022 İstiklal Marşı 'mızın kabulü 12 Mart 1921 tarihinde gerçekleşti. WzwwE. Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin milli marşı olan İstiklal Marşı’nın kabulünün 100'üncü yılı kutlanıyor... 1921 yılında yapılan yarışmaya 724 eser katılmış ve Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı eser, 12 Mart 1921'de TBMM'de İstiklal Marşı olarak kabul edilmiştir. Bestesi Osman Zeki Üngör'e aittir. Orkestrasyonu Edgar Manas tarafından yapılmıştır. İstiklal Marşı'nı Türk Milleti'ne armağan etti Medyadan edinilen bilgilere göre; Mehmet Akif Ersoy'un en önemli eseri olan “Safahat”, 7 kitaptan oluşmaktadır. 1911 yılında yazdığı birinci bölümde Osmanlı toplumunun meşrutiyet dönemini; 1912 yılında yazdığı “Süleymaniye Kürsüsünde” adlı ikinci kitapta, Osmanlı aydınlarını işlemiştir. 1913'de Safahat'ın üçüncü bölümü olan “Halkın Sesleri”ni ve 1914 yılında dördüncü bölüm “Fatih Kürsüsünde”yi yazdı. Ardından 1917 tarihli “Hatıralar” ve I. Dünya Savaşı hakkında görüşlerinin yer aldığı 1924 tarihli “Asım”ı yazdı. Son ve 7. bölüm olan “Gölgeler”i 1933 yılında yazdı. Şiirlerinin toplu olarak yer aldığı 7 kitaplık eserine “İstiklal Marşı”nı koymayarak bu eserini Türk Milleti'ne armağan etmişti. Başlangıcı 1911 olan “Safahat”, 1933 yılında tamamlandı. Özmer Ziya Doğrul, Mehmet Akif Ersoy'un kitaplarına almadığı şiirlerini de ekleyerek eseri, 1943 yılında tekrar yayımladı. Ardından 1987 yılında M. Ertuğrul Düzdağ, eseri önceki baskıları arasındaki farkı gösteren yeni bir basımını yaptı. “Kur'an'dan Ayet ve Hadisler” ve “Mehmet Akif Ersoy'un Makaleleri” adlı çalışmaları da ölümünden sonra yayımlanmıştır. İstiklal Marşı'nın kabul süreci Türk Kurtuluş Savaşı'nın başlarında, İstiklâl Harbi'nin milli bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla Maarif Vekaleti, 1921'de bir güfte yarışması düzenlemiş, söz konusu yarışmaya toplam 724 şiir katılmıştır. Kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Burdur milletvekili Mehmet Âkif Ersoy, Maarif Vekili Hamdullah Suphi'nin ısrarı üzerine, Ankara'daki Taceddin Dergahı'nda yazdığı ve İstiklal Harbi'ni verecek olan Türk Ordusu'na hitap ettiği şiirini yarışmaya koymuştur. Yapılan elemeler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, bazı mebusların itirazlarına rağmen Mehmet Âkif'in yazdığı şiir coşkulu alkışlarla kabul edilmiştir. Mecliste İstiklâl Marşı'nı okuyan ilk kişi dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver olmuştur. Mehmet Âkif Ersoy İstiklâl Marşı'nın güftesini, şiirlerini topladığı Safahat'a dahil etmemiş ve İstiklâl Marşı'nın Türk Milleti'nin eseri olduğunu beyan etmiştir. Mehmet Akif Ersoy'un hayatı 20 Aralık 1873'te İstanbul'da doğan Ersoy'ın babası Fatih Medresesi müderrislerinden Mehmet Tahir Efendi, Osmanlı Devleti'ne bağlı Arnavutluk'un İpek kazasına bağlı Şuşise Köyü'nden İstanbul'a gelmişti. Ersoy'un annesi Emine Cemile Hanım ise Buharalı Mehmet Efendi'nin kızı olarak Samsun'da doğmuştu. Mehmet Tahir Efendi, ona ebced hesabıyla doğduğu yıl olan 1290'a karşılık gelen Rağıf ismini vermişse de çevresi tarafından Akif olarak çağrıldı. Akif dışında bir de Nuriye adında bir kızları bulunuyordu. Mehmet Akif, İstanbul'da Fatih'in Sarıgüzel semtinin Nasuh Mahallesi'nde doğdu. Çocukluğu Osmanlı Devleti'nin “hasta adam” olarak nitelendirildiği döneme denk geldi. 1878 yılında, Akif 4 yaşındayken Fatih'de Emir Buhari Mahalle Mektebi'ne başladı. Burada iki yıl eğitim gördükten sonra Fatih İbtidaisi'ne geçti. Aynı yıl babası ona Arapça dersleri vermeye başladı. Babasının yazın Emin Paşa'nın çocuklarına ders vermesi sebebiyle Emin Paşa'nın çocukları ile arkadaşlık kurdu. Mehmet Akif, 1882 yılında ilköğretimini tamamlayarak Fatih Merkez Rüştiyesi'ne başladı. Ayrıca Fatih Camii'nde Esad Dede'nin İran Edebiyatı derslerine katılıyordu. Lise eğitiminde Mülkiye'nin İdadi bölümünde başladıktan sonra yüksek kısmına geçti. Kısa bir süre sonra evlerinin yanması ve babasının vefatı sebebiyle okula devam edemeyip sivil veterinerlik okulu olan Baytar Mektebi'ne geçti. Şiirle ilgisi bu dönemde başlayan Mehmet Akif, ilk şiirlerini bu dönemde yazmaya başladı. Atatürk ve Türk İstiklal Marşı Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan edinilen bilgilere göre; İstiklal Marşı 1 Mart / 1921'de Meclisde müzâkkere edilip, zamanın maarif vekili Hamdullah Suphi bey tarafından meclis kürsüsünden tekrar tekrar okunmuş ve ayakta alkışlarla kabul edilmişti. Marşın bestelenmesi için, Ankara'da bir komisyon kurulmuş, bestelenecek mısraları seçilerek ilân edilmişti. Komisyonun çalışmalarını yakından takip eden ATATÜRK, bu seçimi uygun bulmamıştı. İstiklâl Marşının uzun olmasında mutabakatını söyleyerek okunduğu ve çalındığı zaman, herkesin uzun uzun ayakta tutulmamasının elbette doğru olmadığı, ancak Marşın İstiklâl davamızı anlatışı cihetinden, büyük mânası olan, bilhassa şu mısralarının marşdan çıkarılmasının doğru olmadığını söylemiştir. Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklâl ATATÜRK - Benim bu milletten daima hatırlamasını istediğim vecizeler, işte bunlardır, demiştir. Cumhuriyetin 15. yıl şenlikleri yapılırken, takatsiz yattığı Dolmabahçe Sarayı'nın önüne gelen bir vapur dolusu gençlik, İstiklâl Marşını söylüyordu. ATATÜRK, büyük bir içtenlikle dinlemiş ve hazin hazin gülümseyerek - Beni çağırıyorlar, seviniyorlar, sevinecekler tabii, sevinmek de haklıdırlar, onbeş yıl Cumhuriyet... Bu sevinilecek neticedir, demiştir. İstiklal Marşı'nın Sol Minör ve Mi Minör Tonunda İcra Edilmiş Dört Değişik Versiyonu İSTİKLAL MARŞI SÖZLERİ Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal… Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal! Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana va'dettigi günler hakk'ın… Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Bastığın yerleri toprak!' diyerek geçme, tanı Düşün altında binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli, Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım, Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım; O zaman yükselerek arsa değer belki başım. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal. Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal. Mehmet Akif Ersoy Bugünün en büyük anlamı 12 Mart İstiklal Marşının kabülü ile oldu. Mehmet Akif Ersoy´un o muhteşem eseri ile İstiklal Marşımız 12 Mart 1921 tarihinde TBMM tarafından kabul edilmişti. Tarihde bugün istiklal Marşımız belirlenmişti. Bugünün en büyük anlamı 12 Mart 1921´de Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklâl Marşı olarak kabul edilmesi oldu. İstiklal Marşı nedir? İstiklal Marşı, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti´nin millî marşı. Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alınan bu eser, 12 Mart 1921´de Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklâl Marşı olarak kabul edilmiştir. Türk Kurtuluş Savaşı´nın başlarında, İstiklâl Harbi´nin milli bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla Maarif Vekaleti, 1921´de bir güfte yarışması düzenlemiş, söz konusu yarışmaya toplam 724 şiir katılmıştır. Kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Burdur milletvekili Mehmet Akif Ersoy, Maarif Vekili Hamdullah Suphi´nin ısrarı üzerine, Ankara´daki Taceddin Dergahı´nda yazdığı ve İstiklal Harbi´ni verecek olan Türk Ordusu´na hitap ettiği şiirini yarışmaya koymuştur. Yapılan elemeler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi´nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, bazı mebusların itirazlarına rağmen Mehmet Âkif´in yazdığı şiir coşkulu alkışlarla kabul edilmiştir. Mecliste İstiklâl Marşı´nı okuyan ilk kişi dönemin Milli eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver olmuştur. İstiklal Marşı Yazarı Mehmet Âkif Ersoy İstiklâl Marşı´nın güftesini, şiirlerini topladığı Safahat´a dahil etmemiş ve İstiklâl Marşı´nın Türk Milleti´nin eseri olduğunu beyan etmiştir. Mithat ÜNAL/ANAMURMersin, DHA- ANAMUR'da, Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı İstiklal Marşı'nın kabulünün 101'inci yıl dönümü, coşkulu şekilde kutlandı. Anamur Kaymakamlığı'nın organize ettiği programa Kaymakam Bilal Bozdemir, Belediye Başkan Yardımcısı Türkan Kasapoğlu, Garnizon Komutanı Albay Taner Tükel, öğretmen, öğrenci ve veliler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başlayan programda günün anlam ve önemini belirten konuşmayı İlçe Milli Eğitim Müdürü İlyas Mercan yaptı. Mercan, İstiklal Marşı'nın milli mücadelenin ruhu ile yazıldığı için bu denli etkili olduğunu kaydetti. İstiklal Marşı'nın kabul sürecinin öğrenciler tarafından tiyatral anlatımla sunulduğu program, şiir ve türkülerin okunması ile devam etti. İstiklal Marşı'yla ilgili oratoryo sunumu büyük beğeni Marşı ile ilgili resim, kompozisyon ve şiir yarışmalarında ilk üç dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. DHAFOTOĞRAFLI 1037 Son Güncelleme 1040 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü çeşitli etkinliklerle yurt genelinde kutlanıyor. Gün içerisinde en çok araştırılanlar arasında ise Mehmet Akif Ersoy’un hayatı ve İstiklal Marşı yer alıyor. İşte, Mehmet Akif Ersoy’un hayatı ve İstiklal Marşı 10 kıtanın tamamı… MEHMET AKİF ERSOY’UN HAYATI 1873 yılında İstabul Fatih'in Sarıgüzel semtinde dünyaya gelen Mehmet Akif Ersoy'a babası Mehmet Tahir Efendi, ebced hesabıyla doğum tarihini belirten “Ragif” adını verdi hicri 1290 ve vefatına kadar onu bu adla çağırdı. Ancak bu isim, yaygın olmadığı ve güç söylendiği için annesi ve yakın çevresi, daha bilinen bir ad olan “Akif”i kullandılar. Babası Fatih Medresesi müderrislerinden Mehmet Tahir Efendi, o dönemler Osmanlı Devleti'ne bağlı olan Arnavutluk'un İpek kasabasına bağlı Şuşise Köyü'nden İstanbul'a gelmiş, annesi Emine Cemile Hanım ise Buharalı Mehmet Efendi'nin kızı olarak Samsun'da doğmuştu. 1878 yılında, 4 yaşındayken Fatih'de Emir Buhari Mahalle Mektebi'ne başladı. Burada iki yıl eğitim gördükten sonra Fatih İbtidaisi'ne geçti. Aynı yıl babası ona Arapça dersleri vermeye başladı. Rüştiye’yi yani ortaokulu bitirdikten sonra dönemin gözde okullarından Mekteb-i Mülkiye Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin âli kısmında bir müddet okudu ancak babasını kaybedince Halkalı’daki Baytar Mekteb-i Âli Veterinerlik Fakültesi’ne parasız yatılı olarak girdi ve bu okulu birincilikle bitirdi. 1893 yılında “Ziraat Nezâreti Umur-u Baytâriye Şubesi”nde Ziraat Bakanlığı Veterinerlik İşleri göreve başladı. “Umur-u Baytâriye Müdür Muavini”Veterinerlik İşleri Müdür Yardımcısı olarak sürdürdüğü görevinden 1913 yılında istifa etti. 1898'de 25 yaşında iken Tophane-i Amire veznedarı Mehmet Emin Bey'in kızı İsmet Hanım ile evlendi. Aynı yıllarda Maarif Dergisi'nde ve Resimli Gazete'de şiir yazıları ve Arapça, Farsça ve Fransızca'dan yaptığı çevirilen yayınlandı. Baytarlığa başladığı ilk yıllarda bile, mesleğinden çok, şairliği ile tanınan Mehmet Akif, öğretmenlik hayatına 1906’da Halkalı Baytar Mektebi’ne “kitâbet-i resmîye” resmî yazışma usulü dersi hocalığı ile başladı. 1908’den sonra ise Edebiyat Fakültesi ile Dârülhilâfe Medresesi’nde “Osmanlı Edebiyatı” hocalığında bulundu. Mehmet Akif, 1920’de Burdur milletvekili seçildi. 1921 yılında açılan milli marş yarışmasına, “para ödülü almamak” koşuluyla katılmayı kabul etti ve orduya ithaf ettiği şiiri, 12 Mart 1921 günü milli marş olarak kabul edildi. Ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer Kızılay bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Darü’l-Mesâi Vakfına İş Evi bağışladı. 1923 yılında Abbas Halim Paşa’nın daveti üzerine Mısır’a gitti. 1929 - 1936 yılları arasında Kahire’deki “Câmiü’l-Mısriyye” Üniversitesi’nde, Türkçe öğretmenliği yaptı. 17 Haziran 1936’da İstanbul’a dönmeye karar verdi. 27 Aralık 1936 tarihinde hayatını kaybetti ve Edirnekapı Mezarlığı’na defnedildi. İSTİKLAL MARŞI - 10 KITA Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal... Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal! Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, 'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana va'dettigi günler hakk'ın... Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı Düşün altında binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli, Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım, Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım; O zaman yükselerek arsa değer belki başım. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal. Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal! 12 MART İSTİKLAL MARŞININ KABULÜ İLE İLGİLİ ŞİİRLER Bilindiği üzere “Vatan Şairi” olarak adını Türk tarihinin altın sayfalarına yazdırmış olan İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, milli bir marş için TBMM tarafından bir yarışma açıldığında ortaya konan para ödülü nedeniyle bu yarışmaya katılmak istemese de daha sonradan ödül şartının kaldırılması ile birlikte İstiklal Harbimizin adeta destanı olan o mükemmel şiirini sadece 48 saat gibi kısa bir sürede kaleme almış ve bu şiir TBMM’de tekrar tekrar okunarak alkış tufanları arasında 12 Mart 1921’de Türk İstiklal Marşı olarak kabul edilmiştir. İstiklal Marşımızın kabulü ile ilgili olarak kaleme alınmış en çok bilinen ve okunan popüler şiirler şunlardır Kabul Edildi İstiklal MarşıÇarpışıyordu yurdun dört yanında MehmetçiklerCan veriyordu milleti için birer birerNice ocaklar söndü yaşandı nice kederKanlarımızla başardık bizimdir bu zaferAlmıştık milletçe bu yurdu memleketiAnlatılmalıydı bu zafer bu ulu sevgiToplandı şairler yazmak için İstiklaliBütün vatandan yüzlerce şiir geldiMehmet Akif yazmıştı en güzeliniAma istemiyordu o ödülü hediyeyiPara için mi yazmıştı bu şiiriSadece vermek istiyordu millete en iyisiniAma Mehmet Akif kararından emindiBu marşa ödül verilmesi ona uygun değildiİşe koyuldu sonunda mecburen Hasan Basriİkna edecekti şiiri vermekte Mehmet Akif’iTBMM’de okunurken Akif’in şiiriHeyecanlandırdı dinleyen bütün MeclisiAyakta alkışladı bütün milletvekilleriAnlatıyordu bu şiir kazanılan zaferiMehmet Akif’in şiiri coşkuyla karşılandıBu yüce Türk Milletinin artık bir marşı vardıYankılanacaktı bu zafer unutturmayacaktı savaşıİnletecekti tüm yurdu inletecekti Türk HalkınıSahiplenmedi Akif bu şiiri yüce marşıMillete hediye ettiğini nasıl kendine alırdıKitabına da koymadı istese de yapamazdıÇünkü yüce milletin kalbine gömdü bu marşıYoktu bestesi marşını istiyordu Türk HalkıKemal Paşa duymuştu Üngör’ü Ankara’ya çağırdıUlu marşa güzel bir beste yazdıSevmişti Türk Halkı besteyi bağrına bastıEn sonunda marşımız bestesiyle hazırdıYıllarca ulusumuzun göğsünü kabarttıZor günlerde millete oldu moral kaynağıHer mısrasında milleti coşkuyla ayağa kaldırdıUğur Altay- İstiklâl Marşını DinlerkenBorazanbaşı, borazanbaşıAkşamları batan güneşe karşıAlışılmış bir ibadet gibiÇaldığınız o İstiklâl MarşıYıllardır her kulakta yer etmişGür nağmeleriyle tutanken arşıAz rastlanır bir huşu içindeAyakta dinleriz bütün çarşıHayal »gibi, vehim gibi bir şeySanki memleketin dağı taşıEn sadık bekçisi tarihiminKesilir ansızın şehit meçhul askerler mahşeriyleHatırlatır o yaman türkülerinden bilirizYemen Çölü’nü, Sarıkamış’ıKurduna kuşuna sor söylesinNeydi Türk’ün o günkü telâşı?Karalar giymiş AnadoluKan bir yandan, bir yandan gözyaşıSürmedi çok şükür okıyametGecenin birinde fecre karşıGüneşten evvel doğdu ufuktaMustafa Kemal’in altın Sıtkı TARANCI- İstiklâl Marşı'mızHer milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. Kimisi yazılmış bilmem hangi krala; lorda, barona. Küçümsemem ama, benzetirim şişirilmiş bir balona. Marşımız kahramanlar destanı. Gönülden oku, benimse! İstiklali, hürriyeti, ruhu anlatır bu marş benimse. Milletin tarih ve ülküsünü bu nesle yansıtan değer. Dillerin, kalplerin coştuğu bu dizeler her şeye değer. Bir sestir o, Hakkı; istiklâli, direnci haykıran bir ses. Bütün zaferlerimizi, mısra mısra soluklayan nefes. Şahlandırır Milli Mücadele ruhunu, ortaya döker. Vatanıma saldıran köpeğin dişlerini kökünden söker. Bedir aslanına denk Mehmetin, Fatihin, Yavuzun sesi. Bu gönülden kükremeyi duyan hainin kaçar neşesi. Başka İstiklal Marşını Allah, bu millete yazdırmasın. Vatanımda düşmanlara kendi mezarını kazdırmasın. Necmi Ünsal- Mehmet AkifMarşın okunurken vatanın her bir ucunda,Bin meş'ale yanmakta, ilahı avucunda.Marşında bir umman kesilen devreye girdin!Mehmetçiğin imanını hep vecde getirdin!Yükseldiğin iklim, bulut ermez tepelerdir,Ruhundaki yıldız, güneşlerden eserdir!Duydukça coşar, vecde gelir marşını her yer!Gök kubbenin altında, kefensiz yatan erler!Ali Ulvi KURUCU- İstiklâl Marşı’mızÇekilen tetiklerden, kaynayan hedeflerden,Bir marş yarattı Akif, o yiğit yüreğindenBağımsızlık türküsü, kurtuluşun destanı,Bu ne yüce deyiştir, söyle yaşat günlerine şairce bir yüreğinden inançla söyleyelim, inlesin dağlar taşlar!Marşımızı söylerken, yücelir tüm talihimizin tersine döndüğünde,Saldıran bileklerin güçle büküldüğünde,İstiklâl Marşı doğdu, sonra da bestelendi,Milletçe bir ağızdan coşkuluca dirilişin ve yeniden doğuşun, .Şahlanan destanıdır o milli kan, bileğimizdeki güç,Bu ulusal sesleniş, bu ulusal bir övünç!Cesur ulusumuzun gönlüne doğdu bu marş,Bu bizim marşımızdır, söyle, haykır arkadaş!Bizlere güç vermekte birlikte söylendikçe,Yüreklice söyleriz, haykırırız erkekçe!Uğur Altay- 12 MART İSTİKLAL MARŞININ KABULÜ İLE İLGİLİ ŞİİRLER 12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü ile İlgili Yazı- Okuma Sayısı Bu yazı 506014 defa okunmuştur.

istiklal marşının kabulu ile ilgili resim