🐒 Bu Da Geçer Ya Hu Tiyatro
AÇIKLAMA "Yazan : M.Uğur Saatçi. Yöneten : Ahmet Yapar. İşgal yıllarının İstanbul'unda hiç ummadığı bir şekilde işgal orduları kumandanı Amiral Colthart'ın emir subayı olmak zorunda kalan Yüzbaşı Süha Çıkardıkları mizah dergisinde Amiral' in kafasını balkabağı olarak çizdikleri için gazeteleri kapatılan
Şimdi devir döndü yine. Sasani artıkları, İbn Sebe türetmeleri, Karmat soyu leş kargaları gibi bir kere daha harim-i ismetimize giriyor kadim düşmanlarımızla kolkola. Hayfâ ki, bu defa Ömer yok, Melikşah yok, Selahaddin yok, Yavuz yok. Bilir ve iman ederiz ki, bu günler de geçecek. Zulmile âbâd olanın sonu hep berbâd
Bu da geçer ya Hu! adlı şiir. Şimşir, Gönül Dilekçesi, Topçular, 2019 Herkese iyi okumalar dilerim. Blog yazılarım için: https://aglotlaro.blogspot.com 'a; Şiirler ve Güzel Sözler için: https://gonuldilekcesi.wordpress.com 'a ABONE olmayı ve yayınlarımızı paylaşmayı unutmayınız👍
Anadolusavaş acısıyla yanarken, İstanbul'da işgalcilerle mücadele eden bir avuç insan ""Bu da Geçer ya Hu"" işgal acısı çeken İstanbul'un, her ne pahasına olursa olsun mücadele eden insanlarını anlatıyor. Savaşın tozu dumanı, işgalin hüznü içinde gülümseten bir kesit sunuyor. Amiral Colthart: Eser AKAL.
Şu günlerde imtihan sürecinden geçen kardeşlerim varsa, sürece bi de bu gözle baksınlar derim ben. Bu dertler ailemize nasıl şifa olur, nasıl ellerimizi kenetler, bizi nasıl katıp karıştırır gözüyle görmeye çalışsınlar. Ve şu sözü ferahlamak niyetine yüreklerine assınlar; ‘Bu da gelir, bu da geçer ya hu’.
Bu da geçer ya Hû! Hikayesi. Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara, kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar. Köylüler, kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyler ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip
Bu da geçer Ya Hû! Bu millet tarihi boyunca onca savaş gördü, yenilmedi; onca afet atlattı, yıkılmadı; onca sıkıntı yaşadı, pes etmedi; onca dert ve belâyla, musibetle imtihan edildi de biiznillah hepsini geçti. Bu da geçecek, bu imtihanı da milletçe vereceğiz. ÇİN’den tüm dünyaya yayılan Koronavirüs (Covid-19
nkxu84k. Deneyiminizi arttırmak için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için Adana Devlet TiyatrosuTrajedi & Dram 2 Perde / 125 dak SİZ DE ALKIŞLAYIN 13 kullanıcı alkışı ile 10 üzerinden alkış Oyun Özetiİşgal yıllarının İstanbul'unda hiç ummadığı bir şekilde işgal orduları kumandanı Amiral Colthart'ın emir subayı olmak zorunda kalan Yüzbaşı Süha... Çıkardıkları mizah dergisinde Amiral' in kafasını balkabağı olarak çizdikleri için gazetelerDEVAMI Seanslar Seans bilgisi henüz açıklanmadı.
1620 Son Güncelleme 1620 TAKİP ET Zonguldak'ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında Trabzon Devlet Tiyatrosu "Bu da geçer ya hu" adlı tiyatro oyununu sahneleyecek. Trabzon Devlet Tiyatrosu, Uğur Saatçi'nin yazdığı, Barış Erdenk'in yönettiği "Bu da geçer ya hu" adlı oyunu, 28-29 Aralık'ta Atatürk Kültür Merkezi'nde izleyenlerle buluşturacak. Fatih Dokgöz, Birkan Görgün, Fatih Topçuoğlu, Banu Manioğlu, Utku Ölmez, Duygu Dokgöz ve Yavuz Topçuoğlu'nun rol aldığı oyunda, İstanbul'da bir şeyler yapmanın çabası içindeki bir avuç insanın gülümseten öyküsü anlatılıyor. Muhabir Ferdi Akıllı Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz
Dolar küresel anlamda yükselişini sürdürürken, TL'nin kırılgan yapısı dolar karşısındaki değer kaybını hızlandırdı. Dolar/TL, faiz ile döviz politikası başta olmak üzere ekonomi tercihlerine yönelik endişeler, yüksek enflasyon ve küresel resesyon korkusuyla 18 seviyesini de geride bıraktı. Daha önceleri de doların 30 TL'yi geride bırakacağına yönelik paylaşımlarıyla gündeme gelen ekonomist Selçuk Geçer bu kez de ağustos ayı ve yıl sonu için korkutan tahminlerde bulundu. "KIŞ DAHA SERT GEÇECEK" Dolar için Ağustos sonu beklentisini açıklayan Geçer, "Ağustos sonu eylül başı itibari ile benim öngörüm 20 liranın üstünde bir dolar kuru tutabilirler” ifadelerini kullandı. İktidarın uyguladığı para politikalarını eleştiren Geçer, kış aylarının daha sert geçeceğini belirterek şu ifadelere yer verdi "Kur hareketleri açısından bakıldığında da sertleşme başlar. Ben sadece enflasyonun etkisinin kura uygulanmasıyla, dolar kurunun 30 liranın kıyısına gelebileceğini düşünüyorum." "BİR ANDA DOLAR KURUNU 60-70 LİRA OLARAK GÖREBİLİRİZ" Geçer sürekli olarak yukarı yönlü hareketin gözlemlendiği Dolar/TL paritesi için uygulanan para politikları değişmezse dolarda 60-70 liranın görülmesinin mümkün olduğunu ifade etti. Eğer bu politikalarında ısrar ederlerse, kırılmanın yaşanacağını belirten Geçer, "Bu durum bizi 5 Nisan 1994’e götürür, dört beş katına kadar artışlar görürüz. Bir anda 17 olarak gördüğümüz dolar kurunu 60-70 lira olarak görürüz. Umarım öyle bir şey olmaz ancak bu işin sadece para politikaları ile yönetilmeyeceğini hala anlamış değiller. Sadece algı ve sözle yönetilemezsin" ifadelerine yer verdi.
- Reklam - Adana Devlet Tiyatrosu ADT, yeni sezonu Uğur Saatçi’nin yazıp Barış Erdenk’in yönettiği Bu da geçer ya hu’ adlı oyunla açıyor. Hacı Ömer Sabancı Sahnesi’nde 4 Ekim’de prömiyeri yapılacak Bu da geçer ya hu’ oyunuyla ilgili konuşan ADT Müdürü Efe Ünsal, “Oyunumuz işgal acısı çeken İstanbul’un her koşulda mücadele eden insanlarını anlatıyor. Oyunun dekoru Emre Satı, kostümü Funda Karasaç, ışığı Özer Kuşkaya, müziği Emin Serdar Kurutçu ve dansları da Sibel Erdenk’e ait. Oyunda benimle birlikte Doruk Nalbantoğlu, Mazlum Taşkıran, Fırat Demirağ ve Yeliz Tekman gibi isimler rol alıyor” dedi. ADANA DEVLET TIYATROSU’NUN 4 EKIM’DE SAHNELEYECEGI BU DA GECER YA HU’ ADLI OYUNUN PROVALARI ADANA, DHA Bu sezon 3’ü yetişkin, 1’i çocuk oyunu olmak üzere toplam 4 yeni oyunla seyirci karşısına çıkacaklarını aktaran ADT Müdürü Efe Ünsal, geçen yıl sahneledikleri Muammer Muammer’, Küheylan’ ve Don Kişot’ oyunlarının da yine tiyatroseverlerle buluşacağını aktardı. Geçen yıl 368 kişilik salonda oyunları yüzde 100 doluluk oranıyla sahnelediklerini aktaran Ünsal, “Ayrıca Devlet Tiyatroları-Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali’ni 21 bin 831 seyirci takip etti” diye konuştu. - Reklam - FESTİVAL HAZIRLIĞI SÜRÜYOR ADANA DEVLET TIYATROSU’NUN 4 EKIM’DE SAHNELEYECEGI BU DA GECER YA HU’ ADLI OYUNUN PROVALARI ADANA, DHA Sabancı Vakfı ile Devlet Tiyatroları işbirliğiyle bu sezon 19’uncusu düzenlenecek Devlet Tiyatroları-Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali’ ile ilgili hazırlıkların da sürdüğünü aktaran Efe Ünsal, şunları kaydetti “Hem sezon oyunlarımız hem de festival oyunlarına seyircilerimiz büyük ilgi gösteriyor. Bizi hiç yalnız bırakmıyorlar. Yine her sahnelediğimiz oyunu yüzde 100 doluluk oranıyla tamamlayacağımıza inanıyorum. Yeni sezonda seyircilerimizle buluşmayı hasretle bekliyoruz. Merhum işadamı Sakıp Sabancı’nın emaneti olarak gelenekselleşen tiyatro festivalimiz yine 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nde tiyatroseverlerle buluşacak. Hazırlıklarımız aralıksız sürüyor. Çok sayıda yerli ve yabancı tiyatro topluluğunu ağırlayacağız. Festival yine tiyatroseverlere unutulmaz anlar yaşatacak. Çok heyecanlıyız.” - Reklam -
Genç Yazar Uğur Saatçi Gene Trabzon'da Bu Da Geçer Ya Hu Üstün Akmen Trabzon Devlet Tiyatrosu, 2012-2013 sezonunun ikinci oyunu olarak Uğur Saatçi 1986’nin yazdığı Barış Erdenk 1970’in yönettiği “Bu da Geçer Ya Hu”yu sahneye taşıdı. Gencecik yazar Uğur Saatçi bu kere, “savaşmak istemeyen insanların trajik yazgısı” olarak tanımladığı savaş gerçeğini anlatmayı yeğlemiş, olaylar örgüsünü Osmanlı Devleti ve İtilaf Devletleri arasındaki Mondros Ateşkes Antlaşması ile I. Dünya Savaşı’nın bu ülkeler arasında sona erdiğinin ilan edilmesini izleyen 1918-1923 dönemindeki İstanbul’un işgali yıllarına sirayet ettirmiş. Savaş gerçeğine, kurmaca tekniğiyle değinmiş, değinirken gülümsetmeyi yeğlemiş. Milli mücadeleye “karınca kaderince, yol yapar ince ince” misali kendilerince destek verenlerin öykülerinden bir demet örneklemeyi konu edinmiş. Trabzon Devlet Tiyatrosu, Mitos-Boyut Yayınları’nın 3. Oyun Yazma Yarışması’nda Mitos Boyut Tiyatro Yayınları/2008 başarı ödülü sahibi de olan genç oyun yazarı Uğur Saatçi’nin öykü dilindeki akıcılığı ve yalınlığı keşfetmiş, “İstibdat Kumpanyası” başlıklı oyununu 2009-2010 sezonunda seyircisiyle tanıştırmış bir kurum. “Bu Da Geçer Yahu”sunu da gene genç yönetmen Barış Erdenk 1970 yönetiminde, yazarın ana fikrine sadık kalınarak, ama kimi oyun yazma tekniklerindeki fazlalıklar/eksiklikler çözümlenerek sahnelenmekte. GÖSTERMECİ/EPİK YÖNTEM Barış Erdenk, aynen “İstibdat Kumpanyası”nda olduğunca tiyatronun sahne yapısını, oyunculuğu, rejiyi, kısacası tiyatronun her öğesini kullanarak ve yazarın metninin üstüne dramatik mantığı bulunan kendine özgü bir teknik monte ederek “Bu Da Geçer Yahu”yu da başarıyla sahneye taşımış. Uğur Saatçi’nin benzetmeci/dramatik yöntem ve göstermeci/epik yöntem saptamalarını fevkalade geliştirerek değerlendirmiş. Sonuç olarak ilk tablodan son tabloya seyirciyi avucunun içine alan, enerjik, mükemmel performanslı bir oyun çıkarmış. Aytuğ Dereli ise müzikli bir oyun için hayli işlevsel bir dekor tasarlamış. Nihat Bahar’ın ışık tasarımı “dekorun iyilik perisi” niteliğini almış, sahneye ruh, dekora atmosfer aşılamış. “OH… OH…” Aylin Dinler oyun için şıkır şıkır, rengârenk, göz alıcı kostümler hazırlamış. Dinler, Gazeteci Kız’a hangi amaçla fes giydirmiş, anlayamadım, ama Emin Serdar Kurutçu, müziğin kendi dinamiğini içeren, aktarmak istediklerine bir de söylem katan, kültürel birikimimizin kodlarını kullanıp, zihnimizde var olan motifleri eşeleyen müzikler kurgulamış. Gelgelelim sikstet müzik grubu olamazcasına “forte”. Koreograf Sibel Erdenk de, kompozisyon ve koreografiyi oluşturan faktörleri fevkalade eşelemiş, koreografisini kodlarken, dikkat edilecek içgüdüsel hareketleri çok iyi ifade etmiş. Oyuncuları, bir müzikli oyunun koreografisinin önemine inandırmış. Müziği önemsemiş, ancak yapmak istediğine yardımcı olarak kabullenmiş müziği, öne çıkartmamış. Sözü, hareketler aracılığıyla dile getirmeyi pek güzel başarmış. Ammaaa… “İstanbul işgal altında” diye şarkı çığırılırken gerdan kırıp bel kıvırmaların nedenini anlatamamış ya da benim kafam almamış! Bu bölüm bence olmamış. OYUNCULUKLAR-OYNANIŞ Sıra oynanışa geldiğinde tüm kadronun istekli ve başarılı olduğunu rahatlıkla söylemeli; Serap Kocaboy’un, Mehmet Fukul’un, Gürkan Özcelep’in, Sinem Bilgin’in Nihat Bıyık’ın, Mirkan Kasacı’nın tiyatro sevdalarından kaynaklanan heyecanlarını oturduğum yerden de olsa paylaştığımı sözlerime eklemeliyim. Gazeteci Kız’da Selin Usta, mükemmel ritim duygusunu ortaya koyuyor, Ziya’da Yavuz Topçuoğlu oyuncunun en yoğun anlatım aracının hareket olduğunu biliyor, biliyor bilmesine de, nedense bazı yerlerde ağır kalıyor. Erşan Utku Ölmez, Kemal’de vücut yapısının, canlandırdığı karakterin bir parçası olduğunun ayırtında. Banu Manioğlu sevimli bir “Kadriye” çizmekte, oyuncunun büründüğü karakteri ancak kendi, biricik duygularıyla denetleyebileceğini ya da yaşayabileceğini pek güzel vurguluyor, doğrusu benden de kocaman bir “helal olsun” alıyor. FATİH DOKGÖZ’ÜN FALİH’İ Süha’da Fatih Topçuoğlu, oyuncunun sahne üzerindeki hareketlerini belirleyici temel kuralları bilerek ve bu kuralları doğru biçimde uygulayarak dikkat çekerken; Amiral Colthart’ta Birkan Görgün konuşma ve tepkiyi aynı anda mükemmel dengeliyor, oyunculuğun özellikle komedide ön plana çıkması için, etkileyici olmanın bireysellikle gerçekleşemeyeceğinin somut örneğini veriyor. Perde kapandığındaysa, yaratıcı iradenin arzuları sahne üzerinde nasıl uyandırılır; arzulamak, yaratmak, oynamak neye denir tanık olmak isteyen tiyatroseverlerde Falih karakterine bürünmüş M. Fatih Dokgöz’ü yeniden izlemek isteği doğuyor. Üstün Akmen Evrensel Yazarın Tüm Yazıları Paylaş Yorumlar
bu da geçer ya hu tiyatro