🎾 Yetersiz Ve Dengesiz Beslenmenin Sağlığa Etkisi
15 Beslenire Sağlığın Temelidir: Bestesıms Eğitimi Prof. Dr. Ayşe BAYSAL* Beslenme, insan sağlığını etkileyen en önemli etmendir. Yetersiz ve dengesiz beslenme, büyüme ve gelişmeyi engeller, çalışma gücünü azaltır, sağlık harcamalarını artırır ve yaşam sürecini kısaltır.
7p718. FAO ile WHO tarafından Roma’da düzenlenen İkinci Uluslararası Beslenme Konferansı’nda ICN2 170 ülke, yetersiz beslenmeyle mücadelede etkili politikalar sürdürmek için taahhütte bulundu. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO ve Dünya Sağlık Örgütü WHO Üye Temsilcileri, yetersiz ve dengesiz beslenme sorununu farklı açılardan ele almak ve önümüzdeki yıllarda bu sorunlarla nasıl mücadele edileceğini belirlemek için 19-21 Kasım tarihleri arasında Roma’da düzenlenene İkinci Uluslararası Beslenme Konferansı’nda ICN2 bir araya geldi. Konferansa katılan 170’den fazla ülkeden gıda, tarım ve sağlıktan sorumlu bakanlar ve üst düzey resmi yetkililer, beslenme sorununa çözüm için farklı sektörleri içine alan ve politikalar ve programlar üzerine tavsiyeler içeren Beslenme üzerine Roma Deklarasyonu’nu ve Eylem Çerçevesi’ni kabul etti. Beslenme üzerine Roma Deklarasyonu; herkesin güvenli, yeterli ve besleyici gıdaya erişim hakkını savunuyor, açlıktan mikrobesin yetersizliği vitamin ve mineral eksikliği ve obeziteye kadar, yetersiz beslenmenin her çeşidini önlemek için taahhütte bulunuyor. Sivil toplumu ve özel sektörü de içine alana tüm aktörlerle birlikte hükümetlerin beslenme sorunlarını ve zorluklarını çözme konusunda sorumlu oldukları vurgulanan Eylem Çerçevesi ise hükümetlerin ulusal beslenme, sağlık, eğitim, kalkınma ve yatırım programlarına eklenebilecek 60 adet öneriden oluşuyor. Çerçeve, uluslararası kabul edilmiş göstergelere bağlı, beslenme hedeflerini ve gelişimi izlenebilir kılan, hesap verilebilir ve etkili mekanizmaları ortaya koyuyor. Eylem Çerçevesi’ne göre imzacı ülkeler; anne, çocuk ve genç beslenmesini iyileştirmek, diyabet, kalp hastalıkları, bazı kanser türleri gibi bulaşıcı olmayan ve beslenmeyle ilişkili hastalıkları azaltmak gibi belli hedefleri 2025’e kadar gerçekleştirmek durumundalar. Sağlıklı beslenme düzenlerini teşvik etmekte büyük rol oynayan sürdürülebilir gıda sistemleri için hükümetlerden, gıda güvenliği ve sağlıklı beslenme düzenlerini sağlamak için beslenme boyutu iyi düşünülmüş tarımı teşvik etmeleri ve beslenme hedeflerini tarımsal programlarının plan ve uygulamasına eklemeleri bekleniyor. ICN2 Eylem Çerçevesi, 2015 sonrası BM kalkınma gündemi kapsamında “açlığı sona erdirmek, gıda güvenliğini sağlamak ve beslenmeyi iyileştirmek” için hayata geçirilmesi gereken strateji, politika ve programları ortaya koyuyor. Ülkeler, BM Genel Kurulu tarafından Roma Deklarasyonu ve Eylem Çerçevesi’nin onaylanmasını ve 2016-2025 için beslenme üzerine on senelik eylem planının ilan edilmesinin göz önüne alınmasını önerdi. Söz konusu deklarasyon ile eylem çerçevesi, FAO ve WHO üyelerinin yaklaşık bir yıllık müzakerelerinin ardından ortaya çıktı. Katılımcı ülkelerin, eksik beslenme ile mücadelede 1992 yılında düzenlenen Birinci Uluslararası Beslenme Konferansı’ndan beri önemli ilerleme kaydedilmesine karşın ilerlemenin yetersiz ve dengesiz olduğu noktasında hemfikir olduğu bildirildi. Yetersiz beslenmenin insani, sosyal, çevresel ve ekonomik bedelinin fazla olduğunu belirten FAO Genel Direktörü José Graziano da Silva, “Yetersiz beslenmenin her türünü sona erdirmek için bilgi, uzmanlık ve kaynaklara sahibiz. Herkesin daha iyi beslenmesi konusunda hükümetlerin önderlik etmesi gerekiyor. Bununla birlikte beslenmeyi küresel ölçekte iyileştirmek, sivil toplum organizasyonlarını ve özel sektörü de içine alan ortak bir çaba olmalı.” dedi. Roma Deklarasyonu ve Eylem Çerçevesi’nin, “Beslenmeyi iyileştirme için yeni bir başlangıç noktası” olduğunu belirten FAO Genel Direktörü, “Bizim sorumluluğumuz verilen sözleri elle tutulur sonuçlara dönüştürmek.” ifadesini kullandı. Konferans katılımcılarına video mesajı ile seslenen BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon da, “Herkesin ulusal düzeyde yapacağı taahhütleri öğrenmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Bunun karşılığında BM en etkin desteği sunmaya hazırıdır.” dedi. Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Dr. Margaret Chan ise endüstriyel üretime ve küresel piyasalara dayanan dünya gıda sisteminin yeterli miktarda gıda ürettiğini, ancak sistemin halk sağlığı noktasında bazı problemleri de beraberinde getirdiğini söyledi. İlerleme var, yeterli değil Verilere göre, 1990-92 dönemine göre açlık prevalansında %21 oranında düşüş kaydedilmesine karşın, dünya üzerinde 800 milyondan fazla insan hala açlıkla karşı karşıya. Bunun yanında 2 milyardan fazla insan, gizli açlık olarak tanımlanan yetersiz vitamin ve mineral alımından kaynaklanan mikrobeslenme yetersizliğinden etkileniyor. Yetersiz beslenmenin asıl nedenleri ve faktörlerinin karmaşık ve çok boyutlu olduğu belirtilen Beslenme üzerine Roma Deklarasyonu’nda,iklim değişikliğinden ebolaya kadar pek çok konuya vurgu yapıldı. Deklarasyona göre; yoksulluk, azgelişmişlik ve düşük sosyo-ekonomik statü, hem kırsal hem de kentsel alanlarda yetersiz beslenmenin en önemli sebepleri arasında yer alıyor. Dengesiz beslenme genel olarak bebek ve küçük çocukların kötü beslenmesi ve özensiz bakımından, temizlik ve hijyen eksikliğinden, eğitimsizlikten, sağlık hizmetlerinin kalitesi ve temiz içme suyu sorunundan, gıda kaynaklı enfeksiyonlar ve parazit enfestasyonlarından ve üretimden tüketime güvenli olmayan gıdaya bağlı olarak gıda bulaşanlarının zararlı seviyede alınmasından kaynaklanıyor. Ebola virüsü gibi salgın hastalıklar da gıda güvenliği ve beslenmeyi önemli ölçüde tehlikeye sokuyor. Deklarasyonda ayrıca; iklim değişikliği ve diğer çevresel faktörlerin gıda güvencesi, özellikle de üretilen gıdanın miktarı, kalitesi ve çeşitliliği üzerindeki etkileri bunların olumsuz etkileriyle mücadele edebilmek için uygun adımların atılması amacıyla ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Kaynak kıtlığı ve çevresel bozulmanın yarattığı kısıtlamalar ve sürdürülemeyen üretim ve tüketim modelleri, gıda kayıpları ve israfı ile dengesiz dağılım nedeniyle mevcut gıda sistemi sağlıklı beslenmeye katkıda bulunan yeterli, güvenli, çeşitli ve besin yönünden zengin gıda sağlamada zorlanıyor. Deklarasyonda, birçok ülkede elde edilen önemli başarılara rağmen son yıllarda dengesiz beslenme oranını azaltma da çok az ve istikrarsız ilerleme kaydedildiği belirtilerek tahmini rakamlara göre şu sonuçlara ulaşıldığı belirtiliyor Yetersiz beslenme oranı orta derecede düşmesine karşın 2012-2014 yıllarında tahmini 805 milyon insanın kronik açlık çektiğini gösteren mutlak rakamlar kabul edilemeyecek kadar yüksektir. Çocukların büyüyüp gelişmesini etkileyen dengesiz beslenme oranı düştü ancak 2013 yılında beş yaş altındaki 161 milyon çocuğu beslenmenin ileriki aşamaları aşırı zayıflık ise beş yaş altındaki 51 milyon çocuğu etkiledi. Yetersiz beslenme, beş yaş altındaki çocuk ölümlerinin başlıca nedeni oldu. 2013 yılındaki tüm çocuk ölümlerinin %45’i yetersiz beslenmeden kaynaklandı. İki milyardan fazla insan özellikle A vitamini, iyot, demir ve çinko olmak üzere mikrobesin eksikliğinden muzdarip. Hem çocuklar hem de yetişkinlerde görülen aşırı kilo ve obezite tüm bölgelerde hızla artmakta; yetersiz fiziksel aktivite ile bir araya gelen beslenmenin neden olduğu risk faktörleri küresel olarak hastalık ve sakatlık nedenlerinin %10’unu oluşturdu. Deklarasyonun, dengesiz beslenmenin tüm şekillerinden kurtulmak için geliştirilmiş küresel eylem ortak vizyonunda ise özetle şunlar yer aldı Gıda, siyasi ve ekonomik baskı için bir araç olarak kullanılmamalıdır. Gıda ve tarımsal emtia fiyatlarında görülen aşırı dalgalanmalar gıda güvencesi ve beslenmeyi olumsuz yönde etkilemektedir ve neden olduğu sorunların daha iyi izlenmesi ve ele alınması gerekmektedir. Tüm ülkelerde özellikle de gelişmekte olan ülkelerde veri toplama ve analiz için verilen desteğin yanı sıra beslenme verisi ve göstergelerinin daha etkili beslenme denetimi, politika oluşturma ve sorumluluk için geliştirilmesi gerekmektedir. Tüketicilerin güçlendirilmesi, sağlıklı beslenme uygulamaları için gıda ürünlerinin tüketimi göz önüne alındığında bilinçli seçimler yapabilmeleri için geliştirilmiş ve bilimsel kanıtlara dayalı sağlık ve beslenme bilgisi ve eğitime bağlıdır.
Yeterli ve Dengeli Beslenmenin Önemi nedir? Yeterli ve dengeli beslenme yaşamın her döneminde insan sağlığının temelini oluşturur. Yeterli ve dengeli beslenme herkes için aynı değildir. Burada yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite durumu, diyabet ve hamilelik gibi özel diyet gerektiren durumlar beslenmenin içeriğini değiştirir Okul çağı, çocuklar için fizyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimin hızlı olduğu, yaşam boyu devam edebilecek davranışların büyük ölçüde oluştuğu, yetişkinlik hastalıklarının gelişimi açısından ise en riskli dönemdir. Bu dönemde yaygın olarak görülen beslenme sorunları; • D vitamini, kalsiyum ve iyot yetersizlikleri ile demir eksikliği anemisi, • Şekerli ve yağlı gıdaların fazla tüketilmesiyle şişmanlığın ortaya çıkması, • Yeme bozuklukları, • Diş çürükleridir. Beslenme konusundaki araştırmalar, yetersiz beslenme kadar aşırı beslenmenin de sağlığı ve yaşam süresini olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir. Yeterli ve dengeli beslenmek için • Enerji harcanmasına uygun beslenilmeli, • Öğün atlanmamalı, • Besin çeşitliliği artırılarak her öğünde farklı besin gruplarından tüketilmeli, • Özellikle meyve, sebze ve protein içeren besinler her gün tüketilmeli, • Besin değeri düşük ve enerjisi yüksek yiyecek ve içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Besin gruplarından süt ve süt ürünleri, büyüme çağındaki bireyler için önemli bir kalsiyum ve protein kaynağıdır. Vücudumuz egzersiz sırasında, dinlenme durumuna göre daha fazla enerji harcamaktadır. Çünkü egzersiz sırasında • Kaslar daha güçlü kasılır, • Kalp atımı hızlanır, • Kalp vücuda kanı daha hızlı pompalar, • Akciğerler daha hızlı çalışır. Bilindiği gibi egzersiz yapanların yapmayanlara göre günlük enerji ihtiyaçları daha yüksektir. Besinlerin bileşimindeki karbonhidratlar, proteinler ve yağlardan belirli enzimlerin düzenlediği ve hormonların denetlediği tepkimelerle enerji elde edilmektedir. Bu nedenle sporcular daha yüksek enerji içeren özel diyetlerle beslenmelidir. Sağlıklı beslenme yeterli ve dengeli beslenmedir. Beslenme açlık duygusunu bastırmak, karın doyurmak ya da canının çektiği şeyleri yemek, içmek değildir. Beslenme; sağlığı korumak, geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmek için vücudun gereksinimi olan besin ögelerini yeterli miktarlarda ve uygun zamanlarda almaktır. Besin ögeleri vücudun ihtiyacı kadar alınamadığında “yetersiz beslenme” oluşur. Vücudu oluşturan hücrelerin düzenli ve dengeli çalışması için besin ögelerinden yağlar, karbonhidratlar, proteinler, vitaminler ve mineraller yeterli miktarda alınmalıdır. Tek taraflı beslenmek, vücuda sadece protein veya karbonhidrat almak yanlıştır. Sağlığın korunmasında ve hastalıkların önlenmesinde yeterli ve dengeli beslenme temeldir. Yeterli ve dengeli beslenme için besinler her öğünde yeterli miktarda tüketilmelidir. BESİN GRUPLARI 1 SÜT ve SÜT ÜRÜNLERİ 2 ET, YUMURTA ve KURU BAKLAGİLLER BESİN GRUPLARI 3 SEBZE ve MEYVELER 4 TAHILLAR Birinci grup, süt ve süt ürünlerinin yer aldığı gruptur. Bu grupta yer alan başlıca besinler süt, yoğurt ve peynirdir. Bu ürünler kalsiyum yönünden zengin olmaları nedeniyle özellikle çocuklarda kemiklerin ve dişlerin sağlıklı gelişmesinde; yetişkinlerde ise kalp-damar hastalıkları ve osteoporozdan korunmada önemlidir. İkinci grupta et, yumurta ve kuru baklagiller yer almaktadır. Bu gruptaki besinler protein, B vitamini ve demirden zengindir. Protein, büyüme ve gelişme için başta gelen besin ögesidir. Aynı zamanda vücutta enerji kaynağı olarak da kullanılır. Üçüncü grupta sebze ve meyveler bulunmaktadır. Sebze ve meyveler, vitamin ve bazı mineraller açısından oldukça zengin kaynaklardır. Dördüncü grupta ekmek ve tahıllar yer almaktadır. Karbonhidratlar, vitaminler, mineraller, proteinler ve yağları içermeleri nedeniyle sağlık açısından oldukça önemli besinlerdir. Bu ögelerin herhangi biri alınmadığında gereğinden az ya da çok alındığında büyüme ve gelişme yeterli olmaz ve sağlık bozulur. Bu duruma “dengesiz beslenme” denir. Dengesiz beslenmenin önlenmesinde, sağlıklı beslenme bilincinin kazandırılması büyük bir önem taşır. Tek yönlü beslenme, aç kalma veya aşırı beslenme gibi durumlarda organizmanın bu sistemlerde oluşturduğu değişimler sağlığı da olumsuz yönde etkileyecektir. Metabolizmanın düzenli çalışması için günde en az üç öğün besin tüketilmesi ve öğünler arasında geçen sürenin 4-5 saat olması gerekmektedir. Kahvaltının önemi nedir? Vücudumuz uyurken bile çalışmaya devam eder. Akşam yemeği ile kahvaltı arasında yaklaşık 12 saatlik bir süre vardır. Bu süre içinde vücut, besin ögelerinin tümünü kullanır. Sabah kahvaltı yapılmazsa beyinde yeterince enerji oluşmaz. Bu durumda yorgunluk, baş ağrısı, dikkat ve algılama azlığı gibi sıkıntılar yaşanır. Kahvaltıda yeterli protein tüketen bireylerde iş verimi ve konsantrasyon yüksektir. Kahvaltı yapmayanlarda ise anlama ve kavrama hızı düşer. Bu yüzden kahvaltı günün en önemli öğünüdür. Düşük protein içeren kahvaltı alımından sonraki ikinci ve üçüncü saatler arasında kan şekeri açlık seviyesinin altına düşer ve kişilerde açlık hissi oluşur. Yeterli protein içeren kahvaltıdan sonra ise kan şekeri düzenli seyreder, böylece kişilerde açlık hissi oluşmaz. Güne istekli başlamada ve günü elverişli bir biçimde sürdürmede sabah kahvaltısının miktarı ve içeriği büyük önem taşır. Aşağıda sağlıklı menü örneği verilmiştir. Siz de bu örnek menüyü inceleyerek gün boyu tükettiğiniz besinlerle karşılaştırınız. Kendinize sağlıklı bir menü oluşturunuz. Hazırladığınız menüyü arkadaşlarınızın hazırladığı menülerle karşılaştırınız. Güne enerjik başlamada kahvaltı büyük önem taşır. Aşırı Yağlı, Şekerli, Tuzlu Yiyecek ve İçecekler Tüketmenin Sağlığa Olumsuz Etkileri Nelerdir? Yağlar yüksek enerji veren besin ögeleridir. Sağlık açısından bakıldığında yağ miktarını azaltmak yararlıdır. Bunun için de çok fazla yağ içermeyen sebze ve meyveler, tahıllar, yağsız kırmızı et, derisiz kanatlı hayvan etleri, balık ve düşük yağlı besinlerden oluşan sağlıklı bir öğün tercih edilmelidir. Besinlerle alınan yağ ve kolesterol miktarının fazlalığı şişmanlığa, kalp-damar hastalıklarına, diyabet, kanser, kemik ve cilt problemlerine yol açabilir. Şeker içeriği fazla besinlerin tüketimi enerji alımını artırmaktadır. Fiziksel aktivite yetersizliği ve kalori alımındaki artış vücut ağırlığının artmasına neden olur. Sonuçta kilo fazlalığı kalp-damar hastalıkları olmak üzere, diyabet, yüksek tansiyon ve kanser gibi hastalıklar için de risk oluşturur. Besinleri işleme veya hazırlama sürecinde şeker veya şurup eklenmektedir. Bu ekleme besinlerde doğal olarak bulunan şeker değildir. Dışarıdan besine şeker eklenmesi besinin enerji içeriğini artırır. Ülkemizde hamur işi ve sütlü tatlılar, reçel, marmelat sıklıkla sevilerek tüketilen besinlerdir ve enerji içerikleri yüksektir. Ayrıca gazlı içecekler, hazır meyve suları, şekerlemeler, dondurma, kek ve kurabiyeler şeker eklenerek üretilen besinlerdir. Şeker ve şekerli besinlerin fazla miktarda tüketimi aşırı enerji alımının nedenidir. Bu durum vücut ağırlığının artmasına şişmanlığa ve besleyici değeri yüksek olan besinlerin tüketiminin de azalmasına neden olur. Bu nedenle bu tür besinlerin tüketimi azaltılmalıdır. Besinlerin pek çoğunun içinde bulunan sodyum, doğal yiyecek tuzu olarak adlandırılır. Sofra ya da mutfak tuzunun da büyük bir bölümü sodyumdur. Tuz sodyum klorür, lezzet verici özelliği nedeniyle besin hazırlamada kullanıldığı gibi küflenme, böceklenme gibi durumları önlemek için besin saklama işlemlerinde de kullanılır. Sağlık açısından değerlendirildiğinde sodyum organizmada sıvı dengesini sağlamada ve kan basıncının düzenlenmesinde rol oynar. Fazla tuz tüketimi yüksek kan basıncına yüksek tansiyona yol açabilir. Aynı zamanda idrarla kalsiyum atımını artırarak kemiklerde kalsiyum kaybına neden olur. Bilindiği gibi kemiklerde kalsiyum kaybının artışı osteoporoz ve kemiklerin kırılma riskini artırır. Bu nedenle lezzetine bakılmadan yiyeceklere tuz eklenmemeli ve fazla tuzlu besinler tüketilmemelidir. Oluşturduğu hastalıklardan dolayı fazla miktarda kullanılan tuz, şeker ve un kullanımının azaltılması gerekmektedir. Yiyeceklerde az tuz, şeker ve un kullanılmalıdır.
İçindekiler1 Yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmeyen bir kişide hangi sağlık sorunları ortaya çıkabilir?2 Sağlıklıksız beslenme nedir?3 Yetersiz beslenme nelere yol açar?4 Yetersiz beslendiği nasıl anlaşılır?5 Yeterli ve dengeli beslenmenin sağlık üzerine etkileri nelerdir?6 Yeterli ve dengeli beslenmenin sağlığa etkisi nedir?7 Yetersiz beslenme nedir kısaca?8 Yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu hangi hastalık görülür?Yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmeyen bir kişide hangi sağlık sorunları ortaya çıkabilir?Zihinsel geriliğe neden olur. Şişmanlığın obezitenin oluşmasına neden olur. pürüzlü parlak olmayan cilt ve saç, şişkin karın, yorgunluk, iştahsızlık, isteksizlik, sık sık baş ağrısı, bel ve omuzlarda eğilme durumları görünür. Yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenen kişilerde tam tersi bir durum beslenme nedir?Sağlıksız bir beslenme, aşırı yeme, her gün ihtiyacımız olan sağlıklı gıdaları yeterince tüketmeme, tuz ve şeker bakımından fazla miktarda yiyecek ve içecek tüketme gibi şeyleri beslenme nelere yol açar?Yetersiz, dengesiz ve sağlıksız beslenen kişilerde;Büyüme, gelişme ve vücudun çalışmasında aksaklıklar sisteminin zayıflamasına neden olur. … Hastalıkların ağır seyretmesine ve tedavinin uzun sürmesine neden gücün ve verimliliğin düşmesine neden geriliğe neden beslendiği nasıl anlaşılır?Yetersiz beslenme sonucu ortaya çıkan belirtileri genel olarak;Yağ ve kas dokularında kırıklık, hastalanma ve enfeksiyona gerekenden düşük vücut sıcaklığı, ve hastalıkların iyileşmesinde ve dengeli beslenmenin sağlık üzerine etkileri nelerdir?– İnsan bedeninin kuvvetli bir kas yapısına sahip olmasını sağlar. – Zihin bulanıklığını giderir, sağlıklı bir zihne sahip olmayı sağlar. – İnsan bedeninin hastalığa yakalanmasını önler. – Vücudun daha enerjik, dinamik ve hareketli olmasında etkin rol ve dengeli beslenmenin sağlığa etkisi nedir?Yetersiz beslenme sonucu olumsuz tepkiler veren vücudumuz sağlığını yavaş yavaş kaybeder. Vücudun çalışması ve metabolizma hızı yavaşlar, büyüme olumsuz yönde etkilenir. Yetersiz ve dengesiz beslenme alışkanlığına sahip insanlar dışarıdan bulaşan hastalıklara ve mikroplara karşı da daha az direnç beslenme nedir kısaca?Vücudun gereksinimini karşılayacak miktarda alınmaması halinde vücudun gelişmesinde, büyümesinde, yenilenmesinde, çalışmasında aksamalar ve hastalıklar oluşur. Bu durum doğrudan hastalıklara yol açtığı gibi, hastalıkların oluşum riskini arttırmakta ve tedavi aşamasının ağır seyretmesine neden ve dengesiz beslenme sonucu hangi hastalık görülür?Çocuklarda yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu görülen…Malnütrisyon Malnütrisyon büyüme ve gelişme için gerekli olan bir ya da daha fazla besin öğesinin vücut dengesini bozacak şekilde yetersiz ve dengesiz alınması durumunda ortaya çıkan bir … Anemi … Basit Guatr … Diş ÇürükleriJun 18, 2020Yazı dolaşımı
Giriş Tarihi 1520 Bu kişiler kolay hasta olur ve iyileşme süreçleri uzun zaman bir besin ögesinin yetersiz alınması, vücut işlevlerinin eksik yada hiç çalışmamasına, doğal olarak hastalıklara davetiye çıkarması anlamına beslenme insanların iş gücü, planlama ve yaratıcılık yeteneğini minimuma indirir, hayati faaliyetlerde aksaklıklara neden olur. Sağlıklı bir birey olmanın temeli yeterli ve dengeli beslenme ile sağlanır. Uzmanlara göre yeterli ve dengeli beslenen kişililerin görünüşü • Sağlam bir görünüş, • Hareketli ve dikkatli bakışlar, • Muntazam, pürüzsüz, hafif nemli ve hafif pembe bir cilt, • Canlı ve parlak saçlar, • Kuvvetli, gelişimi normal kaslar, • Düzgün, iyi gelişmiş kol ve bacaklar, • Sık sık baş ağrısından şikayet etmeyen, iştahlı, çalışmaya istekli kişilik, • Vücut ağırlığı, boy uzunluğuna ve yaşına göre orantılı, • Zihinsel ruhsal ve sosyal gelişimi normal, devamlı çalışabilen bir kişilik. Yetersiz ve dengesiz beslenenlerin görünüşü ise; • Hareketleri ağır, isteksiz, eğilmiş bir vücut, • Şişkin bir karın, • Ciltte çeşitli yara ve pürüzler, • Sık sık baş ağrısından şikayet, • İştahsız, yorgun, isteksiz bir kişilik. Zihinsel gerilik, hal ve hareketlerde dengesizlik ileri aşamadaki yetersiz beslenmenin işaretlerindendir. Bunun yanında şişmanlıkobezite da, genellikle dengesiz beslenmenin belirtisidir ve bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Bir toplumdaki bireylerin yeterli ve dengeli beslenip beslenmediklerini sadece dış görünüşüne bakarak karar vermek doğru değildir. Bireylerin beslenme durumları bilimsel araştırmalar çerçevesinde saptanabilmektedir. Yapılan çeşitli araştırmalar, toplumumuzun önemli bir kısmının yetersiz ve dengesiz beslenmekte olduğunu göstermektedir. Dengesiz beslenmenin nedenleri araştırıldığı zaman, doğru beslenme ilkelerinin bilinmediği yada gözardı edildiği görülmektedir. Bu sebeple dengesiz beslenmenin önlenmesinde beslenme eğitimi ile sağlıklı beslenme bilincinin kazandırılması büyük önem taşımaktadır.
Sağlıklı beslenmenin öğrencilerin iyi bir şekilde büyüme ve gelişmelerinin yanında okul başarısına da etki ettiğini bildiren Sağlık Bakanlığı, yetersiz ve dengesiz beslenen öğrencilerde ortaya çıkabilecek sorunlara dikkat çekti, okul çağında sağlıklı beslenme için önerilerde bulundu. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, okul çağında sağlıklı beslenmenin önemine işaret ederek, öğrencilerin okul başarılarını da etkileyen beslenme konusunda önerilerde bulundu. Okul Çağının Önemi Günümüzde obezite şişmanlık, çocukluk çağının en sık görülen kronik hastalıklardan biri olarak kabul edilmektedir. Çocukluk çağı obezitesinin yetişkinlik obezitesine yol açtığı ve pek çok kronik hastalık için zemin oluşturduğu düşünüldüğünde obezite ile mücadeleye çocukluk çağında başlamanın ne kadar önemli olduğu açıkça görülmektedir. Okul çağı dönemi; fizyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimin hızlı olduğu, yaşam boyu devam edebilecek davranışların büyük ölçüde oluştuğu, çocukların bilgi almaya ve alışkanlık kazanmaya en uygun olduğu dönemdir. Bu dönem; çocuk ve gençlere sağlıklı beslenme ve yaşam biçimi alışkanlığının kazandırılması, sağlıklı yaşam bilincinin yerleştirilmesi ve yetişkinlik dönemi hastalıklarının önlenmesi açısından atılacak adımlar için temeldir. Yetersiz ve dengesiz beslenmenin okul başarısına etkisi Öğrencilerin iyi bir şekilde büyüme ve gelişmelerinin yanında okul başarısı da sağlıklı beslenme ile ilgili önemli bir husustur. Yetersiz ve dengesiz beslenen öğrencilerin; dikkat süreleri kısalmakta, algılamaları azalmakta, öğrenmede güçlük ve davranış bozuklukları gelişmekte, okulda devamsızlık süreleri uzamakta, okul başarıları düşmektedir. Okul Çağı Çocukları İçin Sağlıklı Beslenme Önerileri Sağlıklı beslenme için temel besin gruplarında bulunan besinlerden öğünlerde yeterli miktarda ve dengeli bir şekilde tüketilmesi gereklidir. Beş besin grubu ve içerdikleri besinler aşağıdaki gibidir Süt ve ürünleri Süt, yoğurt, peynir, kefir, dondurma vb. Et ve ürünleri, yumurta ve kuru baklagiller ile sert kabuklu yemişler/yağlı tohumlar Et, tavuk, balık, yumurta, kuru fasulye, nohut, mercimek gibi yiyeceklerin yanı sıra ceviz, fındık, fıstık gibi sert kabuklu yemişler/yağlı tohumlar Sebzeler Taze ve kuru sebze Meyveler Taze ve kuru meyveler Ekmek ve tahıllar Ekmek, makarna, erişte, kuskus, bulgur, yulaf, arpa, pirinç ve kahvaltılık gevrekler Kahvaltı en önemli öğün! En önemli öğün kahvaltıdır. Bütün gece süren açlıktan sonra, vücudumuz ve beynimiz güne başlamak için enerjiye gereksinim duymaktadır. Kahvaltı yapılmadığında veya uzun süreli açlıklarda dikkat dağınıklığı, yorgunluk, baş ağrısı ve zihinsel performansta azalma olmaktadır. Bu nedenle, güne yeterli ve dengeli yapılan bir kahvaltı ile başlamak okul başarısının artmasında son derece önemlidir. Gün boyu fiziksel ve zihinsel performansın en üst düzeyde tutulabilmesi, düzenli olarak ana ve ara öğünleri tüketmeniz ile mümkündür. Bu nedenle, öğün atlanmamalıdır. Günlük tüketeceğiniz besinlerin 3 ana, 2 ara öğünde alınması en uygun olanıdır. Sağlıklı besinleri tercih edin! Okulda ya da evde dinlenirken, ders çalışırken ara öğün ve atıştırmalarda tüketilecek besinlere dikkat edilmelidir. Sağlıklı besinler tercih edilmelidir. Şeker ve şekerli yiyecek ve içecekler, cips, kızartma gibi yiyecekler, gazlı içecekler yerine süt, yoğurt, ayran, sütlü tatlılar, tam tahıllı ekmekle yapılan sandviç, meyve, taze sıkılmış meyve suyu, kuru meyve veya ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumların kavrulmamış yağlı tohumlar, çiğ tüketiminin tercih edilmesi yararlı olacaktır. Okul kantinleri, büfe gibi yerlerden satın alınan besinleri seçerken benzer dikkat gösterilmelidir. Okul çevresinde açıkta satılan besinler güvenli değil! Ambalajlı tüm yiyecek ve içecekleri satın alırken etiket bilgisinde Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan üretim izninin bulunmasına, son tüketim tarihinin geçmemiş olmasına dikkat edilmelidir. Açıkta satılan besinler yeterince güvenilir ve temiz değildir. Ayrıca, uygun koşullarda muhafaza edilmedikleri için çabuk bozulma riski taşırlar. Bu nedenle, özellikle okul çevresinde açıkta satılan besinler satın alınmamalıdır. Vücudunuzun düzenli çalışması, tükettiğiniz besinlerin vücuda yararlılığının artırılması, fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişiminize katkı sağlaması açısından günde 60 dakika fiziksel aktivite yapılmalıdır. Çocuklar spora teşvik edilmeli! Anne baba ve öğretmenler çocukların büyüme ve gelişmelerini izleme ve sağlıklı beslenme davranışları geliştirmeleriyle yakından ilgilenerek, kendi beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıkları ile onlara örnek olmalıdırlar. Çocukların; sevdikleri herhangi bir spor dalı ile ilgilenmeleri teşvik edilmeli, okul spor kulüp aktiviteleri arttırılmalıdır. Günlük ev işlerine yardımcı olmaları vb. sağlanarak gün içerisinde hareketlerini arttırmalarına yardımcı olunmalıdır. Sağlıklı yaşam için çocuklara el yıkama ve diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması çok önemlidir. Kirli eller, basit bir soğuk algınlığından ölümcül hastane enfeksiyonlarına kadar pek çok hastalığın nedeni olabilmektedir. Özellikle yemek yemeden önce ve sonra, tuvalete girdikten sonra, dışarıda oyun oynadıktan sonra, dışarıdan eve gelince eller, sabun ile iyice ovuşturarak yıkanmalıdır. Öğretmen desteği Öğrencilere temel beslenme bilgilerinin verilmesi, öğrenilen bilgilerin davranışa dönüştürülmesi, yanlış beslenme alışkanlıklarına zamanında müdahale edilmesi ve beslenme davranışları ile örnek olunması önerilmektedir. adresinde bulunan “Okul Sağlığı” alanında sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite konularında eğitim sunumları, kitap, broşür, afiş vb. dokümanlardan yararlanılması önemlidir. Beslenme Dostu Okullar Programına destek olunması önemlidir. Öğrenciler ile birlikte yeterli ve dengeli beslenme konusunda çeşitli etkinlikler bilgi yarışması, sınıf gazetesi, beslenme köşesi vb. düzenlenerek ve akran eğitiminden yararlanarak öğrencilerin birbirlerini eğitmelerine ve beslenme konularını birlikte tartışmalarına zemin hazırlanabilir. Öğrencilerin her gün kahvaltı yapıp, yapmadıklarının takip edilmesi önemlidir. Öğrencileri, açıkta satılan yiyecekleri tüketmemeleri konusunda uyarın! Çocukların beslenme çantası içeriğinin, daha önce okullara Sağlık Bakanlığı tarafından önerilen menü örneklerine göre hazırlanmasının sağlanması ve içeriklerinin kontrol edilmesi yararlı olacaktır. Beslenme saatlerinde; tüketimi önerilmeyen aşırı şekerli, yağlı ve tuzlu besinler yerine peynir, yumurta, taze sebze ve meyve gibi besinler, gazlı ve diğer hazır içecekler yerine süt, ayran, taze sıkılmış meyve suyunun tercih edilmesi konusunda çocuklar uyarılmalı ve bu konuda veliler ile işbirliği yapmalıdırlar. Öğrenciler açıkta satılan yiyecekleri tüketmemeleri konusunda uyarılmalıdır. Okullardaki “Sağlık, Temizlik, Beslenme ve Yeşilay Kulübü” ile beslenme konularının gündemde kalması sağlanmalı, bununla ilgili okul içi, sınıf içi etkinlikler düzenlenmelidir. Öğrencilerin boy ve ağırlık artışlarını rutin aralıklarla takip edilmesi, değerlendirmesi ve gerektiğinde bir sağlık kuruluşuna yönlendirme yapılması önemlidir. Fiziksel Uygunluk Karnesi Ortaokul ve liselerde “Sağlıkla İlgili Fiziksel Uygunluk Karnesi” uygulamasına destek olunması önemlidir. Sağlıklı yaşam için çocukların el yıkama ve diş fırçalama alışkanlığı kazanmalarına yardımcı olmalıdırlar. Veli toplantısında anne ve babalardan çocukların sağlıklı beslenmeleri ve el yıkama alışkanlığı kazanmaları konusunda hassasiyet göstermelerini istemeli ve bu konuda veliler ile işbirliği yapmalıdırlar. Okul kantinlerinin ve yemekhanelerinin sağlıklı yiyecek ve içeceklerin temini ve hijyen bakımlarından gerekli takipleri yapılmalıdır.
yetersiz ve dengesiz beslenmenin sağlığa etkisi