🌗 Türkiyede Medrese Eğitimi Veren Yerler

lyS7LRP. Türkiye de ki korkunç Medrese gerçeği;Çoğunuz Medreselerin Osmanlı dönemin de kaldığını,ve bu konunun ne alakaya maydonoz olduğunu durum sizin zannettiğiniz gibi değil,özellikle cemaatler vasıtasıyla Medrese usulü eğitim hala devam ben kendim zamanın da bu Medreseler de yaklaşık 2 yıl kadar okumuştumÖmrümün 15 yılı İsmailağa cemaati’nin içinde geçti. Sayısız Medreseyi ziyaret ettim. Gördüklerim ve duyduklarım korkunç Medreseler de o kadar yobaz,zır cahil insanlar eğitim veriyor ki,bunlar İşid’in pasif hali de kaldığım dönemde 15 günde bir 1 gün izin yapardık. Tam 15 gün bir daire de yatılı olarak kalır,adeta hapis hayatı okuduğum dönemler 2006 yılına denk geliyor,o zamanlar bu kadar serbestlik yoktu. Bu medreseler gizli faaliyet vs. türlü zırvalıkları bilhassa ezber usulüyle size dayatıp,adeta bir koyun gibi sormak yasak,tam ve koşulsuz itaat söz konusu. Cumhuriyet,Atatürk,Laiklik kısaca bütün Devlet değerleri gittiğim günler Hocamız olacak adam dişlerimi diş macunuyla fırçaladığım için beni terslemiş,misvak kullanmamı vekili olacak Hocamız da “Ben size silahlı eğitim vermeyi düşünüyorum ama dikkat çeker diye yapmıyorum” söylediğim 2006 yılıydı,olayın vehametinin ne boyutlarda olduğunu çok daha iyi Medrese de okuduğum dönem bir gün İstanbul’a başımızda ki Hocanın mezun! olduğu Medrese’ye 15 günlük ziyarete Medrese 9 katlı,24 daire’den oluşan bir apartmandı. Bu apartman da 850 talebe eğitim 8 ay daevet yanlış duymadınız bir izne çıkıyorlardı. 8 ay boyunca kendi dairelerin de sürekli ders ki talebelerin en az 200 tanesi asker kaçağıydı. Medrese’nin baş hocalarından birisi kilo alarak askerden yırtmayı Medrese de kaldığımız 15 günlük süre içerisinde 2 farklı tecavüz vakası yaşandı. Neyse ki bize bir şey olmadı iyi yırttık 🙂Bu tecavüz vakalarından birisi Orta okul çağlarında ki bir çocuğa daha büyük olan 15-20 talebenin aylarca tecavüz etmesi tecavüz olayı biz oradayken ortaya çıktı. Bir hoca olayı görüyor sonra Medrese de muhabbeti dönüyor hepsi bu. Orada kapandı yansımayan sayısız tecavüz vakalarından birisiydi bu da. bir diğer vaka ise aslında tecavüz değil rızaya bağlı bize o şekilde anlatıldı. Ulan sen 850 erkeği 8 ay boyunca bir apartmana tıkıp,hapis hayatı yaşatırsan, onlarda birbirini şaşılacak bir durum yok,asıl bu olaylara sebebiyet veren karanlık,iğrenç zihniyet’te sorun gibi bu şahit olduğum olaylar 2006-2007 yılında yaşandı,ve ben sadece bir Medresede ki olaylara şahit gibi binlerce, onbinlerce ev Medresesi var. Yaşanmış olan tecavüz vakalarını artık siz hayal adamların başı olan Cübbeli gibiler de baş tacı edilip, tv’lerde arzı endam ediyor. Gerçekten çok yazık bu Medreseler de şiddet’te çok yaygın. Bizim hocamız kendi hocasının çocuğunu döve,döve nasıl hafız yaptığını anlatıp eğitim gördüğü yıllarda hocaların talebeleri nasıl tekme, tokat dövdüğünden İstanbul da ki Medresedeyken bir kaç sefer şiddet olayına şahit talebe sıkıldığı için Medreseden kaçmıştı, sonra çaresiz olarak geri döndü çünkü ailesi Adıyaman’da hoca bu çocuğu bizzat bizim gözümüzü önünde tekmeyle, tokatla,cetvelle yarım saat gün mutlaka dayak yiyen bir talebe oluyordu. Bu hapis ve şiddet sarmalında yetişen çocuklar ilerde canavara flood; Bu mantar kafalıların arasında tam 15 yıl geçirdim! Medreseler, İslam etkisindeki Türk dünyasının önemli eğitim kurumlarındandır. İslam Dünyasında yükseköğretim kurumu olarak XI. yüzyıl ortalarında...A+A-Medreseler, İslam etkisindeki Türk dünyasının önemli eğitim kurumlarındandır. İslam Dünyasında yükseköğretim kurumu olarak XI. yüzyıl ortalarında resmi bir kimlikle ortaya çıkan Medrese sistemi değerli bilim adamımız Aydın Sayılı’ya göre Selçuklu Türklerin eseridir. Selçuklu döneminde inkişaf eden bu eğitim kurumu, Selçuklu çağdaşı diğer Türk devletlerinden Karahanlılar ve Gaznelilerde de etkili olduğu görülmektedir. Böylece İslam Dünyasının da yükseköğretim kurumu olan Medreseleri Türklerin İslam dünyası kültür ve uygarlığına bir hediyesi olarak kabul edebiliriz. Medreseyi oluşturan ana unsurlar vakıf, öğrenci ve hocalardır. Her medresenin bir vakfı ve vakıf gelirlerinin ne amaçla kullanılacağını belirten bir vakfiyesi bulunurdu. Vakfiye, vakıf gelirlerinin doğru kullanılmasını denetleyen bir metindi. Medrese hocaları olan Müderrisler de maaşlarını vakıftan alırlardı. Öğrenim ücretsizdi. Medrese öğrencileri ayrıca harçlıkta alırlardı. Buğra Han Tamgaç Medresesi, bir çeşit öğrenci kredisi olan bu uygulamanın ilk ve özgün bir örneğidir. Selçuklu Veziri Nizamül-Mülk’ün kurduğu ve kendi adıyla anılan “Nizamiye Medreseleri” bu medreselerin önde gelenlerindendir. Vezir Nizamül-Mülk Selçuklu Sultanı Melikşah’a Nizamiye Medreselerini şöyle tasvir ediyordu “Senin ordun gece uyurken benim kurduğum ilim ve irfan ordusu Allah’ın huzurunda geceleri kahramanca dizilirler. Saflar halinde, bağlı bulundukları Sultanı Kâinata gözyaşları göndererek niyaza başlarlar. Sen ve askerlerin onların dualarının himayesinde yaşıyorsunuz, onların ilim, irfan ve duaları ile kuvvetleniyorsunuz. Onların dua ve niyaz ile attıkları oklar yedi kat gök"lere ulaşır.” En önemli Medreseler Bağdat, Semerkant ve Buhara Medreseleri ile XV-XVI’ncı yüzyıllarda Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman tarafından kurulmuş medreseler idi. Bu Medreselerin ortak öğrenim dili Arapçaydı, ikincil olarak Farsça tercih edildi. Türkçe ile yalnızca sıbyan mekteplerinde ilmihal bilgileri öğretiliyordu. Bilim tarihçisi Aydın Sayılı, Medreselerin genel tasviri şöyle yapmıştır “İslam dünyasında hukuk ve ilahiyat tahsili veren yüksek öğretim kurumları idi. XI. yüzyılda yaygınlaşıp, olgunluğunun doruğuna ulaşmıştır. Orta Çağ’da Avrupa’daki Üniversitelerin dengidir. Bu kurumlar yüksek eğitim vermek ve büyük ölçüde öğretmen yetiştirmek için kurulmuş kurumlardır. Her Medresenin ihtiyaçlarını karşılamak için bir vakfı vardı. Bu vakıflar asla satılamazdı. Vakfın nasıl ve ne şekilde yönetileceğinin kuralları vardı. Medrese eğitimi ücretsiz idi. Öğrenciler Medrese’de kalırlar ve yemek ve barınma içinde ücret ödemezlerdi. Ayrıca her öğrenciye bir harçlıkta verilirdi. Müderrisler, diğer Medrese görevlileri de maaşlarını bağlı vakfın gelirinden alırlardı.” Medreseler, genellikle bir cami çevresinde hizmet veriyorlardı. Fatih Sultan Mehmet Medreselerin gelirini karşılamak için özel hastaneler ve hamamlar kurdurdu. Medreselerde hem İslami dersler hem de beşeri bilimler öğretiliyordu. Öğrencilerin bu ilimleri iyi anlayabilmeleri için kurulan kütüphanelerden yararlanmaları da sağlanıyordu. Medreselerde müderris ve muid adları dışında öğrenciler için kullanılan danişment ve softa kelimeleri de kullanılıyordu. Danişment, ilerlemiş ve belli bir konuda kendini geliştirmiş öğrenciye denmekteydi. Medreselerde eğitimini tamamlayan öğrencilere verilen belgeye “icazet” deniyordu. Medreselerde birçok ünlü, bilge ve düşünce adamları yetişmiştir. Karahanlılar döneminde Yusuf Has Hacip, Ahmet Yesevi; Timurlular döneminde Uluğ Bey, Ali Şir Nevai, Mevlana Abdurrahman Cami, Şeyhülislam Seyfettin Ahmet, Mevlana Şeyh Hüseyin, Mir Abdullah Meşhedi, Mir Muhammed Yusuf; Babürlü Devletinde Sultan Babür, Kadı Celaleddin, Molla Cami; Karahanlı Kaşgarlı Mahmut, Abdülhamit ibn-i Türk, Harezmî, Nasireddin Tusi, Farabi ve İbn-i Sina bunlardan bazılarıdır. KAYNAKÇA Prof. Dr. İsmail Doğan, Türk Eğitim Tarihinin Ana Evreleri. Bu haber toplam 7727 defa okunmuşturÖnceki ve Sonraki Haberler 1 arkadaşlar gördümki imamhatipli arkadaşlarımız kendilerine bi bölüm açmışlar çok hoşuma gitti...buyrun medrse eğitimi alanlar olarak bizde burda toplanalım nedersiniz?? benden başlayalım hafızım ve arapça eğitimimi elh tamamlamış bulunmaktayım.... şimdiden hepinize hadi buyrunpty 2 eeeehani nerde bu millet 3 Birgün medreseye yazdırdılar beni..ağladım ve gitmedim..anne babamda bu kararımı bende hafız veya hitabeti düzgün bir hoca çocuklar ağlarken ana babalar dayanamazlar? Gerçi hep müspet daire içinde oldum ama,medreseden yetişmiş bir hoca olsaydım bunu hiç birşeye değişmezdim.. hasret kardeşimize mezuniyetlerinden dolayı kolaylıklar diliyorum. Birgün yeniden medrese diplomalarının değer kazanacığı günler çok yakındır. 4 hımm..Medrese değil ama Kuran Kursunda okudum 2 yıl Ümraniyede.. MüGe Ben, Keyfim ve Kâhyam 5 2 sene yatılı Kur'an Kursu'nda MEDRESE'DEokudum... Arapça nın SARF kitabını bitirdim... Hadis,Fıkıh,Kur'an Tilaveti dersleri aldım... Şimdi de 8 senedir Tasavvuf Talebesiyim... RABBİM okuduklarımızla AMEL edebilmemizi nasib eylesin... AMİN... 6 Bi ben eksikmişim yaagerçi arkamdan daha yazanlar çok olcak ihvanda medrese eğitimi almış çok insan var zannımca!.. Bende elhamdülillah 4 senedir arapça okuyorum. vs. bu son senem inş..icazet geliyoo'.. Tabiki bu son vercem manasına gelmiyo inş..HAFIZLIK''bütün isteğim bu. İhvanlar duanızda bu acizede yer verirseniz sevinirim!.. Ya hafızlık ya Hocalık. Ama insan hep talebe kalmak istiyo ya!.. 7 Yanlış anlaşılmasın Girdim ilim meclisine kıldım ilim talep, dediler ilim geride İllâ edep, illâ edep... anlayana Bu sözün ardından medrese eğitimi almış tüm kardeşlerimin öğrendiklerinin hakkını verbilmelerini, sanal/reel hayatlarında Kur'an ahlâkıyla ahlaklanmalarını ve hadis-i şeriflerin edebiyle edeblenmeleri temenni ediyorum. Allah'ın kelamını ince ince öğrenmek, ezberlemek, anlamak adına rahle önünde diz çökerek yıllarını geçirmiş kardeşlerimin başta kendi benliğimin bay, bayan her konuda daha fazla sorumluluk sahibi olduklarını, hâl ve hareketlerine diğer kardeşlerinden daha fazla incelik katmaları gerektiğini kardeşâne bir niyetle hatırlatmak istiyorum. Her ne kadar öğrendiğim ilimlerin hakkını vererek amel edememenin verdiği vicdani rahatsızlıklar bütün ruhumu kaplamış oslada âcizâne medresenin tozunu yuttuğumuz dönemler oldu hamdolsun. Bu nedenle resmi kurslarda da eğitim almış biri olarak medreseyle diğer dini eğitim verilen resmi kurumları kıyasladığımda bir tutmuyor daha fazla hassasiyet gerektirdiğini belirtmek istiyorum. Bu usul bildiğiniz üzere osmanlıdan bize miras kaldı. Hakkını vererek öyle bir nesil olup ardımızda da böyle bir nesil bırakabilelim. Unutmadan, kıyamet gününde hesabı en ağır olanlar İlim sahibi Âlim olup da amel etmeyen kullar olacaklar. Allah muhafaza etsin 8 ewt arkadaşlar mektum kardeşimiz haklı...inş hakkını verebiliriz... 9 inşallah dualarımız hep o saten!.. Rabbim öğrendiklerimizle AMİL olmayı cümlemize nasip etsin inş.. 10 Rabbim öğrendiklerimizle AMİL olmayı cümlemize nasip etsin inş.. ben medrese eğitimi almadım. sizin için hayırlısı hemde en hayırlısı bu yolunuzu açık hafız olanların.. 11 eywallah saolun katılımlarınız için..buarada eğer aklınıza özel bi anınız gelirse yazabilirsiniz... 13 OO Aynen hey gidi günler heyyy 14 nacizhane almışlığım var... hafızlık,arapça,hadis,fıkıh,tefsir.. önemli olan muvaffakiyet tabi.. Allah ilmiyle amil,amilliğiyle ihlaslı kullarından eylesin... amin... 16 anlaşılan medrese anısı olanlarımızz çok var.. e hadi paylaşalm onlarıda,kimbilir ne rezillikler çıkaçak ortaya mavime ithafenıslık 17 anlaşılan medrese anısı olanlarımızz çok var.. e hadi paylaşalm onlarıda,kimbilir ne rezillikler çıkaçak ortaya mavime ithafenıslık Merakıma muciben soruyorum. Siz Kuran, fıkıh, hadis ilimlerini öğrenirken niye rezillikler yapıyorsunuz. Ayıp değil mi? Size Medrese de hocalarınız edep öğretmediler mi? O zaman o öğrendiklerinizin size ne faydası var. 18 Biz de bir müddet eğitim aldık, her konuda temel oluşturdu çok şükür... 19 bizlere de nasip oldu çok şükür 2 yıl kadar kuran kursunda kaldık anılar mı ooo anlatmakla bitmez ilerki zamanlarda paylaşırız inşallah 20 bizim grup toplanmış ama biz bu kadar değiliz ki..confused1 forumda var baya bi aslında... bende 3 sene medrese eğitimi aldım... siyer,hadis,fıkıh,akaid,tefsir,arapça izhara kadar dersleri aldım. Rabbim okuduklarımıza amel etmeyi ve yaymayı bizlere nasip eylesin... ve şuan ise kreş hocalğı yapıyorum... flwflw evet hş güzel tatlı anılarımız oldu... yasarız bi araleyo 21 Temmuz 2017 0026 Haşmet Çay Yasaklı "Kanunlar önünde herkes kadın*erkek eşit, kanuni haklara sahiptir. Kişiler arasında asla ayırım yapılamaz!.." ATATÜRK 21 Temmuz 2017 0031 Haşmet Çay Yasaklı "18 yaşına eren ve reşit hale gelen kız veya erkek, hür iradeleriyle evlenme hakkına sahiptirler.. Medeni nikah, yasal merciler önünde, kanunlardaki şartlar paralelinde yerine getirilir. İmam nikahlarının yasalar karşısında hiç bir değeri kalmamıştır, hükümsüzdür..Resmi nikah şarttır." ATATÜRK 21 Temmuz 2017 0032 Haşmet Çay Yasaklı "Altı yaşına gelen her kız veya erkek çocuk için, temel eğitim ilköğretim mecburidir." ATATÜRK 21 Temmuz 2017 0034 Haşmet Çay Yasaklı "Her Türk vatandaşı, kadın veya erkek olarak gerekli şartları taşıdığında seçme ve seçilme hakkına sahiptir.." ATATÜRK 21 Temmuz 2017 0555 Zübeyr Kiram Yasaklı ATATÜRK' ten önce, 1300 sene boyunca o kadar çok halifeler, padişahlar, sultanlar, evliyalar, şeyhler ve güya alimler, kadılar gelip geçti ama bunların hiçbiri "kölelik-cariyelik-kumalık" olaylarına karşı çıkmayı, bunları reddetmeyi, yasaklamayı, insan haklarına aykırı olduğunu kelam etmeyi. hiç akletmediler!..Yok!. 1300 sene boyunca insan hakları çiğnendi. Kafalar-kollar kesildi ama hiç kimse buna dur demedi. Atatürk'ten önce zulüm ve despotluk, canavarlık vardı. Akıl ve mantık dışı hulle ve recm bile vardı.. Şeriatta bunlar hala var. Atatürk bunları da yasaklattı. ATATÜRK'ten önce despotluk, zalimlik, şeyhlik ve halifelik vardı. İnsan hakları ve hukuk hiç yoktu. Asılanlar asıldı, kesilenler kesildi.. Kullara kulluk edildi. Tam 1300 sene boyunca, HAK-HUKUK hiç olmadı..Padişahlarımız, kardeşlerini bile boğdurdular.. Nice kanlar döküldü. ATATÜRK' ten önce, KULLARA KULLUK ediliyordu.. Çöllerde, bu acımasız haller devam ediyor. ATATÜRK ile birlikte ANAYASA ve KANUNLARA sahip olduk. Atatürk'ten önce; "kullara kulluk" ediliyordu. Net ve kesindir. 21 Temmuz 2017 0559 Zübeyr Kiram Yasaklı Padişahlar, cariyelerden doğma kardeşlerini, kundaktaki kardeşlerini bile boğdurup, katil oldular. 21 Temmuz 2017 0608 Zübeyr Kiram Yasaklı Suudi Arabistan Krallığının Başmüftüsü, Baş İmamı olan Şeyh Abdulaziz; 2016 yılının Ocak ayında bir fetva yayınladı.. Baş Şeyhin fetvası şöyledir " Acıkan müslüman erkek, karısını kesip yiyebilir" İşte buyrun!.. Geçen sene 2016 yılı böyle bir fetva yayınlanmıştı. El insaf!.. Hangi müslüman bu taze fetvaya karşı çıktı?. Bizimkiler nerede idi?. Kim "olmaz ya" dedi?.. İnsan eti yenir mi, Mübarek? Günümüzde, yamyamlar bile bunu yapmıyor. İşte, şeriat buna benzer nice Arap adet ve gelenekleriyle, Arap anlayışıyla doludur... Ya Destur!.. 21 Temmuz 2017 0847 Şef Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifiyle Elmalı Hamdi Yazır'a Kur'anı Kerim'in tefsiri hazırlatılmıştır. Siz bunu ivedi satın alıp okuyun ve bunu okumadanda buraya yazılar yazıp sayfayı işgal etmeyin ve konuyu maksadın dışına kesinlikle çıkartmayın. Neşriyatın ismi; Elmalı Hamdi Yazır Hak Dini Kur'an Dili. Bunu neşriyatın tamamını okumadan kesinlikle buraya yazı yazmayın. Konu başlığındaki şartlara riayet etmiyorsunuz. Konuyu açtığımda şartlara riayet edicekler yorum yapsın demiştim. Fuzili yazılarla bilgi kirliliği oluşturmayın. Ben size güzel uslupla tarif ve izah ettim. Bunun dışında medrese ismi sizi rahatsız ediyorsa ve anlaşılan oki çok büyük bir şekilde sizi rahatsız ediyor,ozaman yorum yapmayın. 2 sayfa sizin gereksiz beyanlarınızla dolmuştur maalesef. Konuyu açtığımda beyan etmiş olduğum şartlara riayet ediniz ve riayet etmiyecekler yorum yazmasın demiştim. Bununla birlikte bana tarih dersi vermeye çalışıyorsunuz. Ben ingiliz tarihçinin sözünü paylaştım ve kısa devre yaptınız. Kısa devre yapmasaydınız bu kadar beyanı gerek görmediniz. Sayfayı işgal etmeyinSon sözüm budur. 21 Temmuz 2017 1026 Edip Kehribar Yasaklı Hacı, burası FORUM köşesidir.. Herkes yazar. Bu devirde medrese mi kaldı?.. Miskinler yuvasıydı. 21 Temmuz 2017 1028 Edip Kehribar Yasaklı Başlığı açanın cehaleti giderilsin diye, yapılmış olan tüm yorumları beğendim.. Akıl ve ışık yolu! 21 Temmuz 2017 1030 Edip Kehribar Yasaklı Bir geri zekalı, bir kara cahil yorum yazmış olsaydı, başlığı açan YUSUF isimli az okumuş sevinip oyalanacaktı. 21 Temmuz 2017 1050 Kadim Dindar Yasaklı Şeriat = Arap adet ve gelenekleri... İslamiyetten önce çöllerde yaşayan Araplar, Kur'an'daki tüm şeriat kurallarını aynen uyguluyor ve benimsiyorlardı. Örneğin; o zamanlarda da, kölelik, cariyelik, kumalık adetleri aynen vardı. Keza, islamiyetten önce de kızlarını 6-9 yaşlarında erkeklere parayla satıyorlardı, günümüzde de bunun aynını yine yapıyorlar. Şeriat = Arap adet ve gelenekleri... 21 Temmuz 2017 1116 nervürlüdonatı Aday Memur Siz,hangi ildeki medreseyi tavsiye edersiniz?Hangi illerdeki medreseler eğitim bakımından daha iyidir?Sıralamasını yaparmısınız? Hem ilahiyat okuyup hemde medresede eğitim alınabilirmi? İlahiyat okumayan fakat dini yönden eksikliklerini gidermek isteyen vatandaşlarada eğitim hizmeti veriliyormu? Medreseye kayıt olabilmek için aranılan şartlardan bahsedermisiniz? Eğitim hizmetinin aylık veya senelik aidatıücreti ne kadardır? Medreseden eğitim alabilmek için en fazla kaç yaşındaki kişiler medreseye kayıt yaptırıp eğitim alabilirler? Yaş sınırlamasından bahsedermisiniz? Klasik arapça dediğiniz tam olarak nedir? İzah edermisiniz? Arapçaya dair herhangi bir metne programında bu konudan bahsedilmediğini farkettim ve bu soruyu onun için size yönelttim. Beyan etmiş olduğunuz gibi arapça lisan eğitimi varsa o zaman bu iyi bir durumdur. Arapça olmadan medrese eğitimi almak büyük eksiklik anlamadığınız bir mevzuyu insan kendi hayatında nasıl tatbik edebilirki? İnsanlara nasıl yardımcı olabilirki? Bilginin kaynağı arapça çünki ! İhsan Şenocak'ın yetiştirmiş olduğu talebeler ders veriyor demişsiniz? Bu konuyu biraz daha detaylarıyla birlikte olayın mahiyetini açıklarmısınız? 5 yıl önce - Alıntıya git cahillerle söz sataşına girmeyin ben hiç kazanamadım der İMAM GAZALİ bunlar onları bilmezler şeriata laf ediyorlar şeriatı inkar eden müslaman olabilir mi şeriat ALLAH koyduğu kanun ve kurallardır bunlarla söz sataşına girme boşver ifamın olduğu yerler belli siteden bakabilirsin demiştim ilahiyatla aynı anda okuyabiliyosun yaş sınırı yok kendini geliştirmek isteyen gidebilir ücret fazla bi şey almıyorlar aylık 100 lira falan olmazsa bi sıkıntı yapmazlar klasik arapça osmanlıda ki medrese usulu ilahiyattaki modern arapça değil daha detaylı biraz ihsan şenocak hocayı dinleyip takip edebilirsin dersleri var akaid imam tahavi,taftazani gibi alimlerden özelden numaranı atarsan telefondan daha detaylı söylebilirim 21 Temmuz 2017 1138 Omar Çoban Yasaklı Sende de ne Türkçe varmış? Hiç mi okumadın mübarek? Nerde okudun?.. Neden cehaleti seçtin? 21 Temmuz 2017 1146 Omar Çoban Yasaklı Cahil olanlar, alimce laf edenleri hemen kafir ilan ederler.. Bilgili ve görgülü ile baş edemeyince, hemen bu kolay yola saparlar.. Sen müslüman mısın derler?.. Oysa ki, cehaletiyle asıl kafirlik eden kendisi olur.. Hem de nasıl? Ama bundan haberi yoktur. NERVÜR'ün derhal bir abdest alması ve tüm gün namaz kılarak kendini Allah'a affettirmesi gerekir. 21 Temmuz 2017 1150 Şef Ben az okumuşsam,belirtmiş olduğum kaynakları ve daha fazlasını satın alında, siz benden daha fazla okuyun cahillikten kurtulursuz. Tabi işinize cehaletten kurtulmak için böyle bir teşebbüste bulunacağınızı hiç zannetmiyorum. Atatürk'ten bahsedersiniz fakat Atatürk'ün Elmalı Hamdi Yazır'a vermiş olduğu talimatla neşredilmiş Hak Dini Kur'an Dili adlı eseri okumassınız. Atatürk diyorki;"Ey efendiler, sorgulamayan kişi cahildir."Siz dünyaya at gözlüğüyle baktığınız için bu yazımıda göremezssiniz maalesef. Kaynaklarıda belirtiyorum. İşinize gelmediği için kolaya kaçıp çark ne kadar gizlemeye çalışsanızda papağan gibi aynı sözleri tekrarlamanızdan sırf kara cahil olduğunuz aydınlık lafı sizlerin karanlıkta olduğunuzu gösteriyor. Bununla birlikte sizler kendi kasabanızdan haber veriyorsunuz. Bense global dünyadan haber veriyorum. Aradaki fark apaçık bellidir. Acaba kim cahildir? Alın size kısa ve öz kaynak; Arnold toynbee isimli ingiliz tarihçi,Türkiye bir devletin yeniden doğuşu isimli kitabında şöyle beyan etmektedir "Kemalist devrim Türkleri öyle bir noktaya getirdi ki Türkler ne Müslüman gibi yaşayabiliryor ne de Hristiyanlığa geçebiliyor." » yani sizleri kastediyor. Burası forum olabilir lakin bu köşe laftan anlayanlar için,söylenenleri idrak edenler için,konu başlığı hakkında bilgi edinmek maksadıyla iyi niyet üzere açılmış bir bölümdür. Sizler gibi hazımsızlar,fitneciler ve fesatçılar habire provakötörlük yapıp duruyor,konuyu işgal edip sabote etmeye çalışıyorlar. Acaba sizler hangi emperyalist güçlerin uşaklarısınız? İngilteremi? Amerikamı?Belki daha farklı dış mihrakların uşaklarındansınızdır...Bunu sizler dipnottada belirtmiş olduğum üzere fuzuli kişiler ve fuzuli beyanlar olmasın dedim. Fakat içinize sindiremediğiniz için hazımsızlık yaşadığınızdan sayfalarca fuzuli beyanlarda bulundunuz ve fuzuli bir şekilde bu forum başlığını işgal tarihinden haberim vardır ve kendiniz gibi bihaber zannetmeyiniz. Kişi karşısındakini anlamayınca kendi gibi zannedermiş ve insan bilmediğine düşmandır. Lakin fuzuli işlerle sayfaları nasıl işgal ettiğinizin ispatı yazmış olduğunuz yazılarınızla açık ve nettir. Müslümanım,iSLAM Dinine kalpten iman ediyorum diyorsanız,Kur'anı Kerim'in Ayetleri,kalpten Müslüman olduğunu söyliyen herkesi bağlayıcıdır. Ayetin bir tanesini inkar eden hepsini inkar etmiş gibidir. Ayetin bir tanesini inkar eden dinden çıkar,yani kafir olur. Fakat müslüman olduğunuzu beyan ediyor ve Kur'anı Kerim'in Ayetlerine itiraz ediyorsanız,siz dil ile Müslüman olduğunuzu söyliyor,kalpten itiraz ve inkar ediyorsunuz demektir. Bu çelişkiden sizin münafık olduğunuz ortaya çıkar. Münafıklar dil ile iSLAM Dinine iman ettiklerini beyan ederler,kalpten iSLAM Dinini inkar ederler. Sizlerin iSLAM Dini hakkında hiçbirşey bilmediğinizde beyanlarınızdan bellidir. İşiniz sadece çamur at,izi kalsın misali konuyu ve içerisindekileri karalamaktır. Müslüman olabilmek için İslamın 5 şartı ve imanın 6 şartı inkar eden Müslüman olamaz. Şartlar açık ve nettir. İncelemek isteyenler linke baksınlar. Ayrıca insanın ilahiyatçı ünvanı olsun yada olmasın kendisini birşey zannetmesi ahmaklıkdır. Şeytanda alimdi,zalim oldu. Kur'anı Kerim'in Kehf Suresinin 50. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Yine o vakti hatırla ki biz, meleklere Âdem'e secde edin!» demiştik. İblis hariç olmak üzere onlar hemen secde ettiler. İblis cinlerdendi, Rabbinin emrinden dışarı çıktı. Şimdi siz beni bırakıp da İblis'i ve soyunu dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne kötü bir değişmedir." Kur'anı Kerim'in Zumer Suresinin 9. Ayetinde mealen ilmin önemi şöyle beyan edilmektedir "Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, kıyama durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?» Ancak temiz akıl sahibi olanlar anlar" Peygamberimiz hadis?i şeriflerinde ilmin önemini şu şekilde haber vermektedir "Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır." Müslim, Zikr 39. Ayrıca bk. Buhârî, İlim 10; Ebû Dâvûd, İlim 1 "Hidâyete davet eden kimseye, kendisine uyanların sevabı kadar sevap verilir. Bu onların sevaplarından da hiçbir şey azaltmaz." Müslim, İlim 16 "İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır Sadaka?i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat." Müslim, Vasiyyet 14 "İlim tahsil etmek için yolculuğa çıkan kimse, evine dönünceye kadar Allah yolundadır." Tirmizî, İlim 2 "Allah'a yemin ederim ki, Cenâb?ı Hakk'ın senin aracılığınla bir tek kişiyi hidayete kavuşturması, senin, en kıymetli dünya nimeti olan kırmızı develere sahip olmandan daha hayırlıdır." Buhârî, Fezâilü'l?ashâb 9, Meğâzî 38; Müslim, Fezâilü's?sahâbe 34 ?İlim talep etmek / öğrenmek her Müslümana farzdır.?İbn Mace, Mukaddime, 17. Peygamberimiz hadis?i şeriflerinde fetva hakkındada şu şekilde haber vermekdedir "Ahir zamanda bir kavim ortaya çıkar. Cahiller başa geçerek insanlara fetvâ verirler. Böylece hem kendileri sapar hem de başkalarını saptırırlar." Buhari, İlim, 34; Müslim, İlim, 13Tirmizi, İlim, 5 ?Kadılar/ hakimler/ yargıçlar üç sınıftır. Birisi cennette, diğer ikisi ateştedir. Cennette olanı, hakkı bilip onunla hüküm verendir. İnsanlar arasında bilgisizce hüküm veren ile hakkı bilip hükümde haksızlık yapan ise ateştedir." Ebû Dâvud, Akdiye, 2; İbn Mâce, Ahkâm, 3 Peygamberimiz hadis?i şeriflerinde şu şekilde haber vermektedir "Hayra vesile olan,hayrı yapmış gibidir." Tirmizi,ilim 14 ?Yahudiler yetmiş bir 71 fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girer. Hristiyanlar yetmiş iki 72 fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girer. Bu ümmet de yetmiş üç 73 fırkaya ayrılacak, biri hariç hepsi cehennem girer.?Ebu Davud, Sünnet, 1; Tirmizî, İman,18; İbn Mace,Fiten, 17; İbn Hanbel, 2/332. "Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, bunların içinden bir fırkası ehl-i necat olacaktır." buyurmuş. Ashab sormuşlar "Yâ Resûlâllah, o kurtulan fırka hangi fırka olacaktır?" Şöyle cevap vermiş "Benim sünnetimden şaşmayanlar kurtulanlardan olacaktır! Yâni Ehl-i sünnet ve cemaat mensuplarıdır."Tirmizi, İman,18; İbnu Mace, Fiten, 17 "İlim tahsil etmek maksadıyla bir yola giden kimseye Allah Teâlâ cennet yollarından açar. Melekler, ilim ve tahsil edene karşı memnuniyetleri ve tevâzûleri sebebiyle kanatlarını yere sererler. Göklerde ve yerde olan her şey, hatta su içindeki balıklar, âlim için Allah'tan rahmet diler. Âlimin, bilmeden ibadet eden kimseye üstünlüğü, on dördündeki ayın, görünen diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler ne altın ne de gümüş bırakmışlardır, onlar miras olarak sadece ilmi bırakmışlardır. Kim ilmi almışsa büyük ve değerli bir şey almış demektir." Ebû Davud, İlm, 1. "Allah'ım, bana öğrettiklerinle beni faydalandır; bana fayda sağlayacak ilim öğret, ilmimi artır." Tirmizî, Daavât, 128; "Faydasız ilimden Allah'a sığınırım." Tirmizî, Daavât, 68 buyurururdu. "Nebinizin sünnetini terk ederseniz, dalalete düşersiniz."Müslim, el-Mesacid, had. 257; en-Neseî, el-İmamet, 50 "Bir kimse benim getirdiğime değil, hevasına tabi olursa gerçek mü'min olamaz."Kasımi, Kavaidu?t-Tahdis, s. 53 "Sünnetimi terkedene Allah ve ben lanet ederiz."et-Tirmizi, el-Kader, 17 "Sünnetimden yüz çeviren benim yolumu takip etmiş değildir."el-Buhari, el-Kader, 17 "Bizim yolumuza uymayan bir işi yapanın bu ameli merduttur."el-Buhari, el-İ?tisam, 20; Müslim, el-Akdiye, 17,18 Kur'anı Kerim'deki Surelerde ve Ayetlerde mealen şöyle beyan edilmektedir "Ey İnananlar, And olsun ki, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok anan kimseler için Allah'ın Resulü Hz. Peygamber en güzel örnektir." Ahzâb, 33/21. "... Peygamber size ne verirse onu alın, sizi neden menederse ondan geri durun; Allah'tan sakının, doğrusu Allah'ın cezalandırması çetindir." Haşr, 59/7 "Ey Muhammed! Eğer sana cevab veremezlerse, onların sadece heveslerine uyduklarını bil. Allah'tan bir yol gösterici olmadan hevesine uyandan daha sapık kim vardır? Allah zalim milleti şüphesiz ki doğru yola eriştirmez." Kasas, 28/50. "Ey Muhammed! De ki, Allah'ı seviyorsanız bana uyun, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah affeder ve merhamet eder." Âl-i İmrân, 3/31 "Sakın ha cahillerden olma." En'âm, 5/35 "Kim, Peygamber' e itâat ederse Allah'a itâat etmiş olur..." Nisâ, 4/80. "... Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakla-dıysa ondan da sakının..." Haşr, 59/7 "Allah ve Resûlü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir kadın ve erkeğe, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resûlü'ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." Ahzâb, 33/36. "Kim, Allah'a ve O'nun elçisine karşı gelir ve O'nun sınırlarını aşarsa, Allah onu ebedî kalacağı ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır." Nisâ, 4/14. "... Şâyet O'na itâat ederseniz doğru yolu bulursunuz..." Nûr, 24/54. "... Şüphesiz ki Sen sana inananları mutlaka doğru yola, göklerde ve yerde bulunan herşeyin sâhibi Allah'ın yoluna götürürsün." Şûrâ, 42/52-53. "Şüphesiz ki sen, onları doğru yola çağırıyorsun." Mu'minûn, 23/73.47 "Kim de kendisine doğru yol belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelir ve müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir gidiş yeridir orası!" Nisâ, 4/115. "Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah ve Resûlüne karşı çıktılar. Allah ve Resûlüne de kim karşı çıkarsa muhakkak ki, Allah'ın cezası çetin olur." Enfal, 8/13.44 "Peygamber müminler için kendi canlarından ileridir. O'nun eşleri de onların anneleridir..." Ahzâb, 33/6.45 "Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygamber'e salât etmekte yani, O'nun şerefini gözetmekte ve şanını yüceltmekte dirler; o halde siz de îman edenler O'na salât edin yani, O'nun şanını yüceltmeye özen gösterin; O'na içtenlikle selâm edin esenlik dileyin." Ahzâb, 33/56. "Ey îman edenler! Allah ve Resûlü'nün önüne geçmeyin, Allah'dan korkun. Şüphesiz ki Allah her şeyi işiten ve her şeyi bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi, Peygamber'in sesinden fazla yükseltmeyin, birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi O'nunla da öyle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider." Hucurât, 49/1-246 Sadet olarak ifade etmek gerekirse temel kural olarak anlaşılan ehli sünnet kaidesidir ve ehli sünnet kaidesinden asla taviz sonuç olarak alim diye tanıtılan kişilerin ve neşriyatlarının ehli sünnet kaidesine uyup,uymadığı incelenmesi ve ehli sünnet kaidesine uyuyorsa itibar edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Ehli sünnet kaidesine uymuyorsa kesinlikle ehli sünnet kaidesinden taviz verilmemesi gerekmektedir ve ehli sünnet kaidesine uymayan kişilerin ve neşriyatlarının yanlış bilgileri insanlara öğretilmemelidir. Buradan çıkan sonuca göre ilahiyatçı ünvanına sahip olanlara ve ilahiyatçıyım diyenlere çok büyük görevler düşmektedir. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın derseniz,çok büyük hata etmiş olursunuz. Sonuçta, İnsanlara doğruyu nasihat etmek sizin vazifenizdir. 1 Sizi rahatsız eden nedir? 2laf dediğiniz, iSLAM DiNi'dir. Kur'anı Kerim'in Ayetleri ve Hz. Muhammed hadis?i şerifleri kalpten Müslüman olduğunu söyliyen herkesi bağlayıcıdır. Hz. İsa şöyle beyanı vardır "Ben Allah'ın izniyle,pek çok hastaları tedavi edip onlara şifa verdim ve ölüleri ahmak adamı ıslah ve tedavi edemedim." hadis?i şeriflerinde şu şekilde haber vermektedir İbnu Amr İbni'l- Âs ra anlatıyor Resulullah sav buyurdular ki ? Dört haslet vardır; kimde bu hasletler bulunursa o kimse halis münafıktır. Kimde de bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendinde nifaktan bir haslet var demektir Emanet edilince hıyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, husumet edince haddi aşar.?Buhari, İman 24 Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 138. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Münafıklara da haber ver ki, kendileri için çok acı bir azab vardır." Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 145. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Şüphe yok ki, münafıklar ateşin en aşağı tabakasındadırlar. Ve elbette onlar için yardımcı da bulamazsın." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 14. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Onlar imân edenlere rastgelince, Biz imân ettik,» derler. Kendi şeytanları ile yalnız kalınca da, Biz sizinle beraberiz, biz ancak o imân edenler ile istihzâda bulunan kimseleriz,» derler." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 9. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Allah?ı ve îmân edenleri aldatmaya çalışırlar. Hâlbuki sâdece kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 11. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Onlara 'Yeryüzünde fesad çıkarmayın!' denildiği zaman ise 'Biz ancak ıslâh edici kimseleriz' derler." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 206. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Ona Allah'tan kork!» denildiği zaman da gururu kendisini daha çok günaha iter. Cehennem de onun hakkından gelir. O, gerçekten ne kötü yataktır." Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 82. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Onlar hâlâ Kur'ân'ı gereği gibi düşünüp anlamaya çalışmazlar mı? Eğer o Allah'tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı mutlaka onda birçok çelişkiler bulurlardı." Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 14. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Her kim de Allah'a ve peygamberine isyan edip onun sınırlarını aşarsa Allah onu, içinde sonsuza dek kalmak üzere bir ateşe sokar ve ona alçaltıcı bir azap vardır." 3Cebrail ile indirilen Vahye iman etmeyenler,Azrail ile gelen ölüme teslim olucaklardır." 4Kur'anı Kerim'in Ali İmran Suresinin 19. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Muhakkak ki Allah katında yegâne din, İslâm?dır! Kendilerine kitab verilenleryahudi ve hristiyanlar, ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki hasedden dolayı ihtilâfa düştüler. Artık kim Allah?ın âyetlerini inkâr ederse, artık şübhesiz ki Allah, hesâbı pek çabuk görendir." 21 Temmuz 2017 1155 Edip Kehribar Yasaklı İslam alemini tarikat ve cemaatler, islami terör örgütleri mahvediyor. EL KAİDE, TALİBAN, HİZBULLAH, HAMAS, EL FETH, BOKO HARAM, IŞİD, DEAŞ, FETÖ, vesaire.. Bizde ayrıca PKK, PYD eşkıyası da var. İslam alemini kan gölüne çevirdiler.. Kafalar kollar kesiliyor. ŞERİAT adına toplu katliamlar yapıyor ve bunu islamiyet adına yaptık diyorlar. Kafalarınden beyinler uçmuş durumda.. Hristiyanlar ve Putperest ülkeler BİLİMSEL ve TEKNİK gelişmelerle huzur içinde yaşarlarken, islam alemi nelerle uğraşıyor?.. Cehaletin içine garkoluyor. 21 Temmuz 2017 1158 Edip Kehribar Yasaklı ATATÜRK'ten önce, islam aleminde 1300 sene boyunca HAK-HUKUK, ADALET ve EŞİTLİK yoktu. 21 Temmuz 2017 1202 Şef İslam alemini tarikat ve cemaatler, islami terör örgütleri mahvediyor. EL KAİDE, TALİBAN, HİZBULLAH, HAMAS, EL FETH, BOKO HARAM, IŞİD, DEAŞ, FETÖ, vesaire.. Bizde ayrıca PKK, PYD eşkıyası da var. İslam alemini kan gölüne çevirdiler.. Kafalar kollar kesiliyor. ŞERİAT adına toplu katliamlar yapıyor ve bunu islamiyet adına yaptık diyorlar. Kafalarınden beyinler uçmuş durumda.. Hristiyanlar ve Putperest ülkeler BİLİMSEL ve TEKNİK gelişmelerle huzur içinde yaşarlarken, islam alemi nelerle uğraşıyor?.. Cehaletin içine garkoluyor. Edip Kehribar, 5 yıl önce - Alıntıya git Ben az okumuşsam,belirtmiş olduğum kaynakları ve daha fazlasını satın alında, siz benden daha fazla okuyun cahillikten kurtulursuz. Tabi işinize cehaletten kurtulmak için böyle bir teşebbüste bulunacağınızı hiç zannetmiyorum. Atatürk'ten bahsedersiniz fakat Atatürk'ün Elmalı Hamdi Yazır'a vermiş olduğu talimatla neşredilmiş Hak Dini Kur'an Dili adlı eseri okumassınız. Atatürk diyorki;"Ey efendiler, sorgulamayan kişi cahildir."Siz dünyaya at gözlüğüyle baktığınız için bu yazımıda göremezssiniz maalesef. Kaynaklarıda belirtiyorum. İşinize gelmediği için kolaya kaçıp çark ne kadar gizlemeye çalışsanızda papağan gibi aynı sözleri tekrarlamanızdan sırf kara cahil olduğunuz aydınlık lafı sizlerin karanlıkta olduğunuzu gösteriyor. Bununla birlikte sizler kendi kasabanızdan haber veriyorsunuz. Bense global dünyadan haber veriyorum. Aradaki fark apaçık bellidir. Acaba kim cahildir? Alın size kısa ve öz kaynak; Arnold toynbee isimli ingiliz tarihçi,Türkiye bir devletin yeniden doğuşu isimli kitabında şöyle beyan etmektedir "Kemalist devrim Türkleri öyle bir noktaya getirdi ki Türkler ne Müslüman gibi yaşayabiliryor ne de Hristiyanlığa geçebiliyor." » yani sizleri kastediyor. Burası forum olabilir lakin bu köşe laftan anlayanlar için,söylenenleri idrak edenler için,konu başlığı hakkında bilgi edinmek maksadıyla iyi niyet üzere açılmış bir bölümdür. Sizler gibi hazımsızlar,fitneciler ve fesatçılar habire provakötörlük yapıp duruyor,konuyu işgal edip sabote etmeye çalışıyorlar. Acaba sizler hangi emperyalist güçlerin uşaklarısınız? İngilteremi? Amerikamı?Belki daha farklı dış mihrakların uşaklarındansınızdır...Bunu sizler dipnottada belirtmiş olduğum üzere fuzuli kişiler ve fuzuli beyanlar olmasın dedim. Fakat içinize sindiremediğiniz için hazımsızlık yaşadığınızdan sayfalarca fuzuli beyanlarda bulundunuz ve fuzuli bir şekilde bu forum başlığını işgal tarihinden haberim vardır ve kendiniz gibi bihaber zannetmeyiniz. Kişi karşısındakini anlamayınca kendi gibi zannedermiş ve insan bilmediğine düşmandır. Lakin fuzuli işlerle sayfaları nasıl işgal ettiğinizin ispatı yazmış olduğunuz yazılarınızla açık ve nettir. Müslümanım,iSLAM Dinine kalpten iman ediyorum diyorsanız,Kur'anı Kerim'in Ayetleri,kalpten Müslüman olduğunu söyliyen herkesi bağlayıcıdır. Ayetin bir tanesini inkar eden hepsini inkar etmiş gibidir. Ayetin bir tanesini inkar eden dinden çıkar,yani kafir olur. Fakat müslüman olduğunuzu beyan ediyor ve Kur'anı Kerim'in Ayetlerine itiraz ediyorsanız,siz dil ile Müslüman olduğunuzu söyliyor,kalpten itiraz ve inkar ediyorsunuz demektir. Bu çelişkiden sizin münafık olduğunuz ortaya çıkar. Münafıklar dil ile iSLAM Dinine iman ettiklerini beyan ederler,kalpten iSLAM Dinini inkar ederler. Sizlerin iSLAM Dini hakkında hiçbirşey bilmediğinizde beyanlarınızdan bellidir. İşiniz sadece çamur at,izi kalsın misali konuyu ve içerisindekileri karalamaktır. Müslüman olabilmek için İslamın 5 şartı ve imanın 6 şartı inkar eden Müslüman olamaz. Şartlar açık ve nettir. İncelemek isteyenler linke baksınlar. Ayrıca insanın ilahiyatçı ünvanı olsun yada olmasın kendisini birşey zannetmesi ahmaklıkdır. Şeytanda alimdi,zalim oldu. Kur'anı Kerim'in Kehf Suresinin 50. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Yine o vakti hatırla ki biz, meleklere Âdem'e secde edin!» demiştik. İblis hariç olmak üzere onlar hemen secde ettiler. İblis cinlerdendi, Rabbinin emrinden dışarı çıktı. Şimdi siz beni bırakıp da İblis'i ve soyunu dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne kötü bir değişmedir." Kur'anı Kerim'in Zumer Suresinin 9. Ayetinde mealen ilmin önemi şöyle beyan edilmektedir "Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, kıyama durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?» Ancak temiz akıl sahibi olanlar anlar" Peygamberimiz hadis?i şeriflerinde ilmin önemini şu şekilde haber vermektedir "Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır." Müslim, Zikr 39. Ayrıca bk. Buhârî, İlim 10; Ebû Dâvûd, İlim 1 "Hidâyete davet eden kimseye, kendisine uyanların sevabı kadar sevap verilir. Bu onların sevaplarından da hiçbir şey azaltmaz." Müslim, İlim 16 "İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır Sadaka?i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat." Müslim, Vasiyyet 14 "İlim tahsil etmek için yolculuğa çıkan kimse, evine dönünceye kadar Allah yolundadır." Tirmizî, İlim 2 "Allah'a yemin ederim ki, Cenâb?ı Hakk'ın senin aracılığınla bir tek kişiyi hidayete kavuşturması, senin, en kıymetli dünya nimeti olan kırmızı develere sahip olmandan daha hayırlıdır." Buhârî, Fezâilü'l?ashâb 9, Meğâzî 38; Müslim, Fezâilü's?sahâbe 34 ?İlim talep etmek / öğrenmek her Müslümana farzdır.?İbn Mace, Mukaddime, 17. Peygamberimiz hadis?i şeriflerinde fetva hakkındada şu şekilde haber vermekdedir "Ahir zamanda bir kavim ortaya çıkar. Cahiller başa geçerek insanlara fetvâ verirler. Böylece hem kendileri sapar hem de başkalarını saptırırlar." Buhari, İlim, 34; Müslim, İlim, 13Tirmizi, İlim, 5 ?Kadılar/ hakimler/ yargıçlar üç sınıftır. Birisi cennette, diğer ikisi ateştedir. Cennette olanı, hakkı bilip onunla hüküm verendir. İnsanlar arasında bilgisizce hüküm veren ile hakkı bilip hükümde haksızlık yapan ise ateştedir." Ebû Dâvud, Akdiye, 2; İbn Mâce, Ahkâm, 3 Peygamberimiz hadis?i şeriflerinde şu şekilde haber vermektedir "Hayra vesile olan,hayrı yapmış gibidir." Tirmizi,ilim 14 ?Yahudiler yetmiş bir 71 fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girer. Hristiyanlar yetmiş iki 72 fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girer. Bu ümmet de yetmiş üç 73 fırkaya ayrılacak, biri hariç hepsi cehennem girer.?Ebu Davud, Sünnet, 1; Tirmizî, İman,18; İbn Mace,Fiten, 17; İbn Hanbel, 2/332. "Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, bunların içinden bir fırkası ehl-i necat olacaktır." buyurmuş. Ashab sormuşlar "Yâ Resûlâllah, o kurtulan fırka hangi fırka olacaktır?" Şöyle cevap vermiş "Benim sünnetimden şaşmayanlar kurtulanlardan olacaktır! Yâni Ehl-i sünnet ve cemaat mensuplarıdır."Tirmizi, İman,18; İbnu Mace, Fiten, 17 "İlim tahsil etmek maksadıyla bir yola giden kimseye Allah Teâlâ cennet yollarından açar. Melekler, ilim ve tahsil edene karşı memnuniyetleri ve tevâzûleri sebebiyle kanatlarını yere sererler. Göklerde ve yerde olan her şey, hatta su içindeki balıklar, âlim için Allah'tan rahmet diler. Âlimin, bilmeden ibadet eden kimseye üstünlüğü, on dördündeki ayın, görünen diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler ne altın ne de gümüş bırakmışlardır, onlar miras olarak sadece ilmi bırakmışlardır. Kim ilmi almışsa büyük ve değerli bir şey almış demektir." Ebû Davud, İlm, 1. "Allah'ım, bana öğrettiklerinle beni faydalandır; bana fayda sağlayacak ilim öğret, ilmimi artır." Tirmizî, Daavât, 128; "Faydasız ilimden Allah'a sığınırım." Tirmizî, Daavât, 68 buyurururdu. "Nebinizin sünnetini terk ederseniz, dalalete düşersiniz."Müslim, el-Mesacid, had. 257; en-Neseî, el-İmamet, 50 "Bir kimse benim getirdiğime değil, hevasına tabi olursa gerçek mü'min olamaz."Kasımi, Kavaidu?t-Tahdis, s. 53 "Sünnetimi terkedene Allah ve ben lanet ederiz."et-Tirmizi, el-Kader, 17 "Sünnetimden yüz çeviren benim yolumu takip etmiş değildir."el-Buhari, el-Kader, 17 "Bizim yolumuza uymayan bir işi yapanın bu ameli merduttur."el-Buhari, el-İ?tisam, 20; Müslim, el-Akdiye, 17,18 Kur'anı Kerim'deki Surelerde ve Ayetlerde mealen şöyle beyan edilmektedir "Ey İnananlar, And olsun ki, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok anan kimseler için Allah'ın Resulü Hz. Peygamber en güzel örnektir." Ahzâb, 33/21. "... Peygamber size ne verirse onu alın, sizi neden menederse ondan geri durun; Allah'tan sakının, doğrusu Allah'ın cezalandırması çetindir." Haşr, 59/7 "Ey Muhammed! Eğer sana cevab veremezlerse, onların sadece heveslerine uyduklarını bil. Allah'tan bir yol gösterici olmadan hevesine uyandan daha sapık kim vardır? Allah zalim milleti şüphesiz ki doğru yola eriştirmez." Kasas, 28/50. "Ey Muhammed! De ki, Allah'ı seviyorsanız bana uyun, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah affeder ve merhamet eder." Âl-i İmrân, 3/31 "Sakın ha cahillerden olma." En'âm, 5/35 "Kim, Peygamber' e itâat ederse Allah'a itâat etmiş olur..." Nisâ, 4/80. "... Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakla-dıysa ondan da sakının..." Haşr, 59/7 "Allah ve Resûlü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir kadın ve erkeğe, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resûlü'ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." Ahzâb, 33/36. "Kim, Allah'a ve O'nun elçisine karşı gelir ve O'nun sınırlarını aşarsa, Allah onu ebedî kalacağı ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır." Nisâ, 4/14. "... Şâyet O'na itâat ederseniz doğru yolu bulursunuz..." Nûr, 24/54. "... Şüphesiz ki Sen sana inananları mutlaka doğru yola, göklerde ve yerde bulunan herşeyin sâhibi Allah'ın yoluna götürürsün." Şûrâ, 42/52-53. "Şüphesiz ki sen, onları doğru yola çağırıyorsun." Mu'minûn, 23/73.47 "Kim de kendisine doğru yol belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelir ve müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir gidiş yeridir orası!" Nisâ, 4/115. "Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah ve Resûlüne karşı çıktılar. Allah ve Resûlüne de kim karşı çıkarsa muhakkak ki, Allah'ın cezası çetin olur." Enfal, 8/13.44 "Peygamber müminler için kendi canlarından ileridir. O'nun eşleri de onların anneleridir..." Ahzâb, 33/6.45 "Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygamber'e salât etmekte yani, O'nun şerefini gözetmekte ve şanını yüceltmekte dirler; o halde siz de îman edenler O'na salât edin yani, O'nun şanını yüceltmeye özen gösterin; O'na içtenlikle selâm edin esenlik dileyin." Ahzâb, 33/56. "Ey îman edenler! Allah ve Resûlü'nün önüne geçmeyin, Allah'dan korkun. Şüphesiz ki Allah her şeyi işiten ve her şeyi bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi, Peygamber'in sesinden fazla yükseltmeyin, birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi O'nunla da öyle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider." Hucurât, 49/1-246 Sadet olarak ifade etmek gerekirse temel kural olarak anlaşılan ehli sünnet kaidesidir ve ehli sünnet kaidesinden asla taviz sonuç olarak alim diye tanıtılan kişilerin ve neşriyatlarının ehli sünnet kaidesine uyup,uymadığı incelenmesi ve ehli sünnet kaidesine uyuyorsa itibar edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Ehli sünnet kaidesine uymuyorsa kesinlikle ehli sünnet kaidesinden taviz verilmemesi gerekmektedir ve ehli sünnet kaidesine uymayan kişilerin ve neşriyatlarının yanlış bilgileri insanlara öğretilmemelidir. Buradan çıkan sonuca göre ilahiyatçı ünvanına sahip olanlara ve ilahiyatçıyım diyenlere çok büyük görevler düşmektedir. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın derseniz,çok büyük hata etmiş olursunuz. Sonuçta, İnsanlara doğruyu nasihat etmek sizin vazifenizdir. 1 Sizi rahatsız eden nedir? 2laf dediğiniz, iSLAM DiNi'dir. Kur'anı Kerim'in Ayetleri ve Hz. Muhammed hadis?i şerifleri kalpten Müslüman olduğunu söyliyen herkesi bağlayıcıdır. Hz. İsa şöyle beyanı vardır "Ben Allah'ın izniyle,pek çok hastaları tedavi edip onlara şifa verdim ve ölüleri ahmak adamı ıslah ve tedavi edemedim." hadis?i şeriflerinde şu şekilde haber vermektedir İbnu Amr İbni'l- Âs ra anlatıyor Resulullah sav buyurdular ki ? Dört haslet vardır; kimde bu hasletler bulunursa o kimse halis münafıktır. Kimde de bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendinde nifaktan bir haslet var demektir Emanet edilince hıyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, husumet edince haddi aşar.?Buhari, İman 24 Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 138. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Münafıklara da haber ver ki, kendileri için çok acı bir azab vardır." Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 145. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Şüphe yok ki, münafıklar ateşin en aşağı tabakasındadırlar. Ve elbette onlar için yardımcı da bulamazsın." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 14. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Onlar imân edenlere rastgelince, Biz imân ettik,» derler. Kendi şeytanları ile yalnız kalınca da, Biz sizinle beraberiz, biz ancak o imân edenler ile istihzâda bulunan kimseleriz,» derler." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 9. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Allah?ı ve îmân edenleri aldatmaya çalışırlar. Hâlbuki sâdece kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 11. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Onlara 'Yeryüzünde fesad çıkarmayın!' denildiği zaman ise 'Biz ancak ıslâh edici kimseleriz' derler." Kur'anı Kerim'in Bakara Suresinin 206. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Ona Allah'tan kork!» denildiği zaman da gururu kendisini daha çok günaha iter. Cehennem de onun hakkından gelir. O, gerçekten ne kötü yataktır." Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 82. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Onlar hâlâ Kur'ân'ı gereği gibi düşünüp anlamaya çalışmazlar mı? Eğer o Allah'tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı mutlaka onda birçok çelişkiler bulurlardı." Kur'anı Kerim'in Nisa Suresinin 14. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Her kim de Allah'a ve peygamberine isyan edip onun sınırlarını aşarsa Allah onu, içinde sonsuza dek kalmak üzere bir ateşe sokar ve ona alçaltıcı bir azap vardır." 3Cebrail ile indirilen Vahye iman etmeyenler,Azrail ile gelen ölüme teslim olucaklardır." 4Kur'anı Kerim'in Ali İmran Suresinin 19. Ayetinde mealen şöyle beyan edilmektedir "Muhakkak ki Allah katında yegâne din, İslâm?dır! Kendilerine kitab verilenleryahudi ve hristiyanlar, ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki hasedden dolayı ihtilâfa düştüler. Artık kim Allah?ın âyetlerini inkâr ederse, artık şübhesiz ki Allah, hesâbı pek çabuk görendir." 21 Temmuz 2017 1204 Edip Kehribar Yasaklı Aziz TÜRK ulusu olarak, Arap karanlığından ATATÜRK sayesinde çıkarak, aydınlıklara erişmiştik. Atatürk; hem işgalci Haçlıları ve hem de vayanımızı satan işbirlikçi saltanat ve hilafetçileri yenerek bizi kurtarmıştır. O bir dahi idi. Toplam 220 mesaj Huzur ve sükunetin hakim olduğu camiler sadece ibadet edilen mekanlar değil aynı zamanda toplumların birlik ve beraberliğinin bir simgesidir. Rabbimiz camilerin dokunulmazlığını ve bu konunun önemini Kur'an'ın birçok ayetinde bildirmiştir. Unutmayalım ki, cami olan bir bölge, o bölgede Müslüman bir topluluğun olduğunu işaret eder. Her köşesi buram buram tarih kokan Anadolu'dan, İstanbul'a, Bursa'dan Diyarbakır'a, Adana'dan Erzurum'a farklı mimarideki camileri derledik. Giriş Tarihi 2014 Güncelleme Tarihi 2135 Süleymaniye Camii Fatih ilçesinde, adını verdiği semtteki tepenin üzerindedir. Tarihi yarımadanın Haliç, Marmara, Topkapı Sarayı ve Boğaziçi'ni gören ortadaki en yüksek tepesinde olan eser, geniş bir avlu içerisindeki caminin çevresinde yer alan yedi medrese ile darüşşifa, darülhadis, çeşme, darülkurra, darüzziyafe, imaret, kütüphane ve dükkanların bulunduğu bir külliye olarak inşa edildi. 2 29 MİMAR SİNAN'IN KALFALIK ESERİ Kanuni Sultan Süleyman adına 1551-1558 yılları arasında İstanbul'da Mimar Sinan'ın "kalfalık eseri" olarak tanımladığı cami, medrese, kütüphane, hastane, hamam, imaret, hazine ve dükkanlardan oluşan Süleymaniye Külliyesi'nin bir parçası olarak inşa edildi. Klasik Osmanlı mimarisinin en görkemli yapılarından olan caminin, bugüne kadar gerçekleşen yüzü aşkın depreme rağmen duvarlarında en ufak bir çatlak oluşmamasıyla dikkatleri çekiyor. 3 29 Külliyenin ilk temel taşı, devrin büyük alimi Şeyhülislam Ebussuud Efendi tarafından konulmuştur. Yapı topluluğu yedi yıllık bir sürede tamamlanmış, 7 Haziran 1557'de törenle açılmıştır. Külliyenin inşası için yaklaşı 59 milyon akçe sarf edilmiştir. Nasıl gidilir? Eminönü'nden kalkan 32 numaralı otobüs sizi Şehzadebaşı Camii'ne götürecektir. Unkapanı-Aksaray hattından geçen araçlara binerseniz cami karşınıza çıkacaktır. Ramazanoğulları Camii olarak da bilinen ve 16. yüzyılda yapılan Adana Ulu Camii bugün de ibadete açık. 1988 yılında Sabancı Merkez Camii yapılana kadar Adana'nın en büyük camisi olma özelliğini koruyan yapı 1509 yılında Ramazanoğlu Halil Bey tarafından inşa edilmeye başlanmış ancak 1541 yılında oğlu Piri Mehmet Paşa tarafından yapımı tamamlanabilmiştir. Selçuklu ve Memluk üsluplarını taşıyan, 1998 Adana Ceyhan depreminde hasar gören Adana Ulu Camii, yapılan tadilatın ardından ibadete açılabildi. 5 29 Taş, tuğla ve yer yer her ikisinin birlikte kullanıldığı cami, türbe ve caminin batısındaki dikdörtgen planlı eski bölüm olmak üzere üç kısımdan meydana gelmektedir. Asıl caminin sade başlıklı bir sıra sütunla kıbleye paralel iki nefe bölünmüş harimine kuzeydeki avludan açılan sivri kemerli üç kapıyla girilmektedir. Siyah-beyaz taşlarla alternatif örülen kemerler birer sıra mukarnas, geometrik süsleme firiziyle süslenmiştir. Mihrap önü yüksek bir kasnak üzerine oturan kurşun kaplı soğanvari bir kubbeyle diğer yerler çapraz tonozlarla örtülmüştür. Nasıl gidilir? Saat Kulesi'nin hemen ilerisinde bulunan Ulu Camii'ye ulaşmak için çarşıdan camiye giden özel halk otobüslerine binerek Saat Kulesi'nde inip kısa bir mesafeyi yürüyerek ulaşabilirsiniz.

türkiyede medrese eğitimi veren yerler