🐘 Yalan Söyleyen Birinin Doğru Söylemesi Için Okunacak Dua

X0cF. Ana Sayfa Dualar Dualar masum olan insanların tek sığınağıdır. Bazen hayatımızı birleştirdiğimiz kişiler, çevremizdeki insanlar ve ailemiz bize yalanlarla dolu bir hayat sunabilir. Bundan sıyrılmak için de yine dualara başvurmak en doğal yoldur. Bu yazımızda özellikle yalan söyleyen koca için, sizi kandıran insanlar için dualar yapmak mümkün mü sorusuna açıklık getirdik. Medyum Okşan Hoca bizler için bu duaların özelliklerinden bahsetti. Konuyla ilgili tüm detaylar yazının devamında... 04 Sal, 2022 1130 tarihinde düzenlendi Yalan söyleyen koca için dua bir çok kadının araştırdığı dualar arasında yer almaktadır. Elbette ki yuvasını ayakta tutmaya çalışan bir kadın eşinin yalanlarını yakaladıkça bu durum hoş bir hal almaktan çıkacaktır. Bir çok insan büyü yoluna başvurmak yerine dualara sığınmaktadır. Bu da Medyum Okşan Hoca gibi bazı medyumlardan yardım almalarını gerektirmekte. İnternet gibi bir çok mecrada ya da bir çok alimin yazmış olduğu kitaplarda yalan söyleyen koca için dua ismiyle bazı dualar olsa da bunların faydasını gören kimse yoktur. Bunun en büyük sebebi ise kişinin nasıl dua etmesi gerektiğini bilmemesi, duanın ona özel olmaması ve kaç kere tekrarlaması gerektiğini bilmemesidir. Medyum Okşan Hoca yalan söyleyen koca için dua hakkında şunları söylemektedir. Yalan söyleyen koca için dua isteyen kimse öncelikle bu duayı ne niyetle istediğini ifade etmelidir. Yani yalanı açığa çıkarmak için mi yoksa bir daha yalan söyleyemesin diye mi ayrımını iyi yapmalıdır. Yalan söyleyen koca hakkında doğru bilgiler verilmesi ve bu konuda Kuran baz alınarak özel cifir hesabı ile bazı ayetler belirlenerek bunlar dua için yine hesaplanan sayıda yazılmalıdır. Yalan söyleyen koca için yapılacak duanın hangi zaman yapılması gerektiği ve kaç gün okunacağı çok önemlidir. Bu özel duada sayıya çok dikkat edilir. Kesinlikle medyum kaç kere okumanızı söylediyse o kadar okumanız lazımdır. Duayı yaparken kesinlikle doğru telaffuz etmeli ve niyetiniz de son derece temiz olmalıdır. Yalan Söyleyen Birinin Doğru Söylemesi İçin Okunacak DuaYalan Söylemeyi Bıraktıran DuaGerçeği İtiraf Ettirme Duası Yalan Söyleyen Birinin Doğru Söylemesi İçin Okunacak Dua Yalan söyleyen birinin doğru söylemesi için okunacak dua hakkında araştırma yaparsanız bir çok farklı bilgiye ulaşabilirsiniz. Özellikle eski alimlerin yazmış oldukları kitaplarda bu konuda bir çok dua ve ayet ile karşılaşmanız mümkündür. Bu duaların ve ayetlerin tamamı da muhakkak ki denenmiş ve faydası görülmüştür. Ancak burada asıl olan konun ise herkesin aynı fayda ve etkiyi göremeyecek olmasıdır. Medyum Okşan Hoca bu tür duaların onu hazırlayanlar tarafından örnek olması adına zamanında bir kişi için hazırlanıp eserlerine koyulduğunu söylemektedir. Bu aklıselim ile incelendiğinde doğru olduğu anlaşılacak bir konudur. Yalan söyleyen birinin doğru söylemesi için okunacak dua muhakkak ki farklı sebeplerden dolayı istenmektedir. Kimi zaman eşler arasındaki büyük ya da küçük problemlerden dolayı, kimi zaman maddi konular ile ilgili durumlarda kimi zaman da karşı tarafı mahcup etmek için döndürülen tezgahlar fark edilince bu duaya başvurulabilir. Bu dua saymakla bitmeyecek bir çok sebep için yapılacak ve her seferinde de o duruma has şekilde dua edilecektir. Bu da doğal olarak farklılıklar olması gerektiğini açıkça gösteren bir durumdur. Medyum Okşan Hoca her ne sebeple olursa olsun birisine doğruları söyletmek amaçlı hazırlanacak olan bu duanın kişiye ve duruma özel hazırlanması gerektiğini ve bu konuda doğru bir medyum ile iletişime geçilmesinin sağlıklı olacağını belirtmektedir. Yalan Söylemeyi Bıraktıran Dua Yalan söylemeyi bıraktıran dua hem yalan söyleyen kişinin kendisi hem de tanıdıkları tarafından istenebilir. Bu iki durum için de okunması gereken dua farklıdır. Çünkü kişi bu duayı kendisi isterse bu ona zikir gibi kolay bir şekilde okuyacağı ve hayatının belirli bir döneminde bırakmaması gereken bir ödev misali verilir. Diğeri ise tanıdıkların iyilik yapma düşüncesi ile sevdikleri ama yalan söyleyen kişiler için yapmak istedikleri duadır. Her durumda da özel bir dua hazırlanması gereklidir. Bu dua hazırlandığında ise medyumun talimatları kulak ardı edilmemelidir. Medyum Okşan Hoca özellikle başkaları tarafından istenilen yalan söylemeyi bıraktıran dua ile ilgili olarak bir çok çalışma yürütmüştür. Özellikle eşleri ve çocukları tarafından defalarca kandırılan kişiler bunun son bulması adına bu dua için gereken bilgilerini vererek tamamen Kuran kaynaklı olan dualarını belirlenen saatlerde ve miktarda okuyarak emellerine kavuşmaktadırlar. Bu duanın bir özelliği de okumaya devam edildikçe yalan söyleyen kişinin artık yalan söyleme isteğine gerek duymamaya başlamasıdır. Yalan söylemeyi bıraktıran dua çok etkilidir fakat bu duayı eden kişi bunda art niyet gütmemelidir. İnsanlar eğer ki o kişi yüzünden yalana mecbur kalıyorlarsa bu duadan bir fayda sağlamaya çalışmak da çok yanlıştır. Gerçeği İtiraf Ettirme Duası Gerçeği itiraf ettirme duası adından anlayacağınız üzere bazı konularda gizlenen ve yalanla örtülen gerçekleri itiraf ettirmek içi yapılan dualardandır. Özellikle eşler ve sevgililer arasında aldatma gibi konular olduğunda kişiler haklı olarak bunun itiraf edilmesini isterler. Çünkü her şey normal gibi görünse de bir şeyler ters giderken kendileri suçlu konumuna düşmek ve paranoyaklıkla suçlanmak istemezler. Bu konuda Medyum Okşan Hoca çok başarılı dualar hazırlayarak adından söz ettirmiştir. Fakat bu duanın da belli başlı şartları vardır. Bu şartlardan ilki kişinin masum olması ve kalbinde bu yalanı öğrenmekten başka niyetler olmamasındır. Gerçeği itiraf ettirme duası özellikle iftiraya uğrayan kişilerin de bu yalanı ortaya çıkarmak için istedikleri dualardandır. Bu dua yapılırken şunlara dikkat edilmelidir. Gerçeği itiraf ettirme duası kesinlikle art niyetli olunduğunda fayda sağlamayacaktır. Bu özel duayı yapan kimse iftiraya uğradıysa bile bunu intikam için değil adını aklamak için istemelidir. Gerçeği itiraf ettirme duası bazen eşlerin kötülüklerini ortaya çıkarıp kendinize bir yol açmak için istenebilir ancak yine intikam peşinde koşulmamalıdır. Bu duayı yaparken niyetimizi sürekli kontrol etmeli ve asla kin duymamalıyız. Yalnızca doğruların öğrenilmesini istemeliyiz. Gerçeği itiraf ettirme duasının çok etkili bir dua olduğunun bilincinde olmalı ve hafif kusurlu durumlarda öğrenilmesi gerekenler öğrenildiyse fazla uzatmadan duaya son vermeliyiz. Post Views İÇERİK BİLGİYalan nedir? Hainlikle eş değer midir?Kişisel bir menfaat uğruna yalan!Yalan Hakkında Ayet ve HadisAyetlerHadisler Bu yazımızın konusu yalan nedir? Bu konudaki ayet ve hadisler nelerdir? Hakikati, saklama veya bir şekilde manipüle etmeye yönelik davranış, haber ve söylemin her türlüsüne yalan denir. Günümüzde iletişim kaynaklarının gelişmesi ve insanların birbiri ile irtibat kurmasını kolaylaşması sebebiyle yalan haberler, söylemler ve ifadelerin meydana getirdiği sorunlarla oldukça fazla yüz yüze geliyoruz. Özellikle, yalanın bir başka boyutu anlamına gelen iftiralar nedeniyle toplumsal sorunların, insanlar arasındaki ilişkilerin sağlıksızlaşması başladığı bir süreci yaşıyoruz. Yalan, Hac süresinin kerimesinde “Yalan sözden kaçının” emri ile yasaklanan ve bir müminin asla yeltenmeyeceği büyük günahlardan biri sayılan haramlardandır. Yalan nedir? Hainlikle eş değer midir? Arapça kizb kelimesinde gelmektedir. Karşıtı ise doğru olmaktır. Başka bir ifade ile gerçeğe aykırı konuşmaktır. Kuranı kerimde kizb yani yalan türevleri itibariyle yaklaşık olarak 280 yerde geçmektedir. Hz. Peygamber ise pek çok hadiste yalanın ne kadar çirkin aşağılık bir şey olduğunu beyan etmiştir. İslam alimleri dilin insanları diğer canlılardan ayırdığını ve ayrı bir yeri olduğunu bu nedenle kandırmayı alışkanlık haline getiren birinin insanlık değerini kaybedebileceğini beyan etmişlerdir. Bir örnek olarak “Bir yalancı ancak alçak ruhlu olduğu için kandırır” demişler, İbn Hazm’a ise demiş ki “kötülüğün her aslı yalandır ve Allah’ı inkar etmek ise yalanın bir türüdür. “ Bu fiil büyük günah kabul edip yasaklanmıştır. Yalanın hem fıkhi hem hukuki sonuçları vardır. Mesela yalan yere yemin etse bir kişi bir hakkın zayi olmasına neden olduğundan Allah’ın gazabıyla karşılaşacağı gibi Buhari dünyada dahi verdiği bu zararla sorumludur. Büyük günahlardan olan yalancı şahitlik neticesinde kişilerin uğradığı zarar nedeniyle o kimse mahkemece tazirle cezalandırılır. Bir hadiste, Mümin olan bir kişi şu hatayı yapabilir bunu yapabilir saymış saymış ancak iş yalana geldiğinde asla yalan söylemez, demiştir. Başka bir ifade ile hakikatin üzerini örtme ve onu manipüle etmedir. Hain olmak ise, münafıklık demek ki en büyük yalancılıktır. Bu nedenle, hakkı ve doğruyu saklayan kimse hem hain hem de yalancı olabilir. Hakkı bilmesine rağmen bunu söylememek, dilsiz şeytanlıktan farksızdır. Hakkı bilmesine rağmen onu yanlış bir şekilde yaymanın şeytanlıktan daha büyük bir hainlik olduğu aşikardır. Kişisel bir menfaat uğruna yalan! Ne yazık ki sadece kendi toplumumuz açısından değil, dünya milletleri açısından da büyük bir hastalık haline dönüşen yalanın menfaatler icabı söylenebileceğine yönelik algı vardır. Seküler bir yaşam tarzının, bilimin, ilkesizliğin ve yaşam pratiğinin gelişmeye başlaması nedeniyle “hakikat üstü gerçeklik veya hakikat sonrası” olarak çevrilebilen “post-truht” kavramı ortaya çıktı. Özet olarak, kendi menfaatin uğruna hakikati çarpıtmak bir ihtiyaçtır tezine dayanan kavramın pozitivist ve pragmatist bir toplum yapısı içerisinde garipsenecek bir tarafı yok. Ancak ahlaki ilkeleri donanmak isteyen ve mümince bir yaşamı kurmayı arzulayan millet veya şahsın yalanın her türlüsünden kaçınması zarurettir. Küçük menfaatler uğruna yalan söylemek, dünyada kazanılacak bir makam mevki uğruna cennetteki makamdan vazgeçmek, hiçbir dünya serveti için değmez. Zira yalan söylemek kudreti ilahiyeye iftiradır. Yaratılmayan olmayan bir şeyin yaratılması ve olmasından bahsediyoruz ki hakikatte yoktur Allah onu yaratmamıştır. Kıssadan hisse ya anlatılır gen kız istemeye gider müstakbel kayın peder sorar. Sigara içer misin? Asla Peki içki içer misin? Asla Peki Kumar? Asla deyince hiç mi kötü huyun yok demiş. O zaman o genç ben sadece yalan söylerim demiş. İşte böyle yalan dediğimiz zaman bütün davan bütün anlattıkların boşa düşüyor. Bir de Hz. Peygambere bakınız. Lakabı nedir El-Emin. Hayatı boyunca doğru olmayan bir şeyi yok her daim doğru. İşte doğruluk böyle bir erdem ki peygamber hasletidir. İnsanı azizi kılar. Hem burada hem ahirette. İslam dininde yalnız 3 yerde bu fiili söylemeye cevaz verilmiştir Bunlar 1 Zulüme ve haksızlığa uğramış birinin canı, malı veya namusunu zarardan koruması için 2 Dargın olan küs olan karı-kocayı veya iki kişiyi barıştırmak noktasında zira bir hadiste insanların arasını düzelten, bu nedenle hayırlı söz söyleyen ve hayırlı söz ulaştıran biri yalancı değildir onda günah yoktur” Müslim denilmiştir. c Savaşta düşmanı yenmek için. Ancak bu cevazlar açık ve sarih yalan değil kinayeli olmasına dikkat etmek gerekir. Şimdi ise konumuz ile alakalı ayet ve hadislere bir göz atalım. Yalan Hakkında Ayet ve Hadis Yalan Nedir? Yalan Hakkında Ayet ve Hadis Pek çok ayet ve hadis vardır bunlardan bazıları şunlardır. Ayetler Bakara Suresi, 10. ayet Yalan söylemekte olduklarından onlar için acı elem verici şiddetli bir azap vardır. Casiye Suresi, 7. ayet Yalana Gerçeği sürekli ters yüz eden günaha düşkün olanların vay haline. Leyl Suresi, 8. 9. 10 ayetleri Fakat kim de cimrilik eder, kendini müstağni Allah’a muhtaç görmezse, Ve en güzel olanıtevhidi yalan sayarsa, Biz de ona en zorlu olanı azabını kolaylaştıracağız. Saff Suresi, 2. ayet Ey inanlar iman edenler yapmayacağınız şeyi niçin söylersiniz? Mürselat Suresi, 37. ayet O gün hakikatleri yalanlayanların inkar edenlerin vay haline. Cin Suresi, 5. ayet Doğrusu biz, insanların ve cinlerin Allah’a karşı pervasızca asla yalan söylemeyeceklerini sanmıştık. Nisa Suresi, 50. ayet Bakın Allah’a karşı nasıl yalan uyduruyorlar, Bu, yanlış apaçık bir günah olarak onlara yeter. Ahzab suresi 70 Ey iman edenler! Allah’tan sakının çekinin ve doğru sağlam söz söyleyin. Furkan suresi 72 Onlar, yalancı şahitlik etmezler, faydasız lüzumsuz boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar onurlu ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir. Hadisler Doğru olun, doğruluk sizi iyiliğe, iyilik ise Cennete çekergötürür. Yalandan ise sakının, yalan fücura fitne, ahlaksızlık fücur ise Cehenneme götürür. Buhari Aldatan kandıran Cehennemdedir. Taberani Yalan yere yemin etmek büyük ekber günahtır. Buhari O kimseye yazıklar olsun ki insanları güldürmek için konuşur ve yalan söylerler! Yazık ona, yazık ona! Ebu Davud Allah indinde katında en büyük hata, yalan konuşmaktır. demiş Hazret-i Ali Bu yazımızda dinimizin büyük günah olarak saydığı yalandan bahsettik. İnşallah her daim doğru ve sıratı müstakim üzerine olanlardan oluruz . Selam ve dua ile. İsraf nedir ve ayet hadislerle izahı için burayı tıklayınız. Tebrikler bu yazıyı okuyarsanız ya çevrenizdeki bir YALAN hastasını kurtarmak için adım atıyorsunuz ya da YALAN hastalığından kurtulmak istiyorsunuz.. Hoşgeldiniz güzel yürekli insan… Yalan üzerine söylenecek çok şey var aslında. Yalanın kişiye kaybettirdikleri, çevresine kaybettirdikleri ve niceleri. Bunları iyi kötü herkes biliyor, mesele çözümünde. YALANIN SEBEBİ… İlk tavsiyemiz YALANı ortaya çıkaran sebeplerin bulunmasıdır. Çocuk ya da bir yetişkin her konuşmasında bir doğruyu daha süslü göstermek için bile yalan söylemeye başlamışsa hemen durup kendisini yoklamalıdır. Bu yazıyı fazla uzun tutup, sizleri sıkmayacağız, az ve öz. Çocuk ya da yetişkinler genellikle yalanı, bulundukları zor durumdan bir an önce kurtulmak ya da haketmediği bir şeye bir an önce kavuşmak veya kafalarındaki bir hedef bir an önce varabilmek için söylüyor. Bunların hepsi kısa vadede yalan söyleyen kişiye sanki kazanmış hissi yaşatsa da, her yalan bir şekilde ortaya çıkıyor. Ortaya çıkan gerçekler, yalan söyleyen kişiye karşı insanların güvenini kaybettirmesi yanında; yalanları açığa çıkan kişinin de depresyona girmesine neden olabiliyor. O halde ne yapmalı !! Çocuğunuz veya dostunuz veya eşinizin yalan söylediğini düşünüyorsanız ona doğruları rahatlıkla anlatabileceği, tepki görmeyeceği, güven ortamı sunun. Bu ortamda her ne anlatırsa anlatsın onun yanında olduğunuzu özellikle vurgulayın. Eğer sizin bir yalan sorununuz var ise, cesaretinizi toplayın ve ailenizin, eşinizin karşısına geçin. Zira yalanlarla bir ömür geçmez ve muhakkak kaybedersiniz. Zararın neresinden dönerseniz kardasınız. Karşınızdaki kişiye, “Sana anlatacaklarımı, anlatıp – anlatmama noktasında çok düşündüm. Yaptığım hatalardan gerçekten pişmanım ve bunu sizinle paylaşmak; sizin desteğinizi almak istiyorum” deyin. Bunun için en doğru ortam ve psikolojik olarak sizin ve karşınızdakinin en rahat/huzurlu olduğu anı tercih edin. Yaşadıklarınızı, sizi yalana sürükleyen olayları ve söylediklerinizi dürüstçe anlatın. İlk paylaşımınızı/doğrularınızı en sevdiğiniz aile fertlerine; anne ve babanıza yapın. Çocukluğunuzdan itibaren sizi kıran, hayal kırıklığına uğratan olayları anlatın. Yalan söylediğiniz durumlarda aslında ne olsaydı yalan söylemezdiniz bunu karşınızdakine söyleyin. İŞTE YALAN’DAN KURTULMANIN 8 ALTIN KURALI 1. ELEŞTİRİYE AÇIK OLUN. Eleştirilmekten korkup korkmadığımızı tespit etmek önemli. Korkuyorsak bu korkuyu üzerimizden atmaya çalışmalıyız. Alınganlığı bırakıp bize yöneltilen her eleştiriyi kendimizi geliştirme adına bir fırsat gibi görmeliyiz. 2. CESUR OLUN. Önemli bir adım da her şeyi göze alarak doğruyu söyleme cesaretini göstermektir. Bunun için geçmişte ve bugün söylediğimiz yalanları gözden geçirmek iyi bir başlangıç. 3. ANALİZ EDİN. Söylenilen yalanlarla nelerin gizlendiğini, yalanların arkasındaki korkuları, endişeleri, kazanımları gözden geçirmeliyiz.. 4. NELER KAYBETTİNİZ DÜŞÜNÜN. “Yalan söylediğimizde neler kaybettik? Bizi yalan söylemeye teşvik eden kazanımları, doğruyu söyleyerek de elde edebileceğimiz yollar var mı?” Bu soruların muhakemesini yapmalıyız. 5. ÖNCE EN ÇOK SÖYLEDİĞİNİZ YALANDAN KURTULUN. Sıklıkla söylenilen bir yalan varsa, önce ondan kurtulmayı denemeliyiz. 6. O ANLARI YENİDEN DÜŞÜNÜN VE DOĞRUYU SÖYLEYİN. Eskiden yalan söylediğimiz anları hayalimizde canlandırarak sanki o anı ilk kez yaşıyormuş gibi karşımızdakine doğruyu söyleyerek bu hatayı düzeltebiliriz. 7. DOĞRU SÖYLEMEK İÇİN İLK ADIMI ATIN. Unutmayalım ki dünyaya bir yalancı olarak gelinmez. Kendimizi “ben yalancıyım” diye etiketlemek yerine “bu güne kadar zaman zaman yalan söylediğim anlar oldu. Bu, hiçbir zaman doğru söylemediğim anlamına gelmez” şeklinde telkin edebiliriz. 8. HATA YAPMAKTAN KORKMAYIN. Şunu unutmayın HATA İNSANA MAHSUSTUR ve HERKES HATA YAPABİLİR. Önemli olan tekrara düşmemek için çaba sarf etmektir. İnsanlar ne hata yaparsa yapsın dürüstçe anlatan insanları sever. Belki ilk önce biraz kızabilirler ama emin olun arkanızdan “Hata yapabiliyor ama dürüstçe söyleyebiliyor” der ve sizleri takdir eder. Yalan söyleyen insan çirkindir ve gittikçe de çirkinleşir; DOĞRU söyleyen DÜRÜST İNSAN ise günden güne değer kazanan pırlantadır. Yalan hastalığından kurtulmak için ilk önce sizin bundan gerçekten rahatsızlık duymanız gerekir. Bu konuda bir psikolojik destek de alabilirsiniz. Bir psikolojik tedavi almadan da bu illetten kurtulan tonlarca insan olduğunu; bu konuda asıl karar verecek kişinin siz olduğunuzu unutmayın. KUR-AN’I KERİM’DE YALAN’A DAİR AYETLER Bakara* Sûresinin 10 . Ayetinde Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır. Bakara* Sûresinin 39 . Ayetinde İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. Bakara* Sûresinin 87 . Ayetinde Andolsun, Mûsâ’ya Kitabı Tevrat’ı verdik. Ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryemoğlu İsa’ya mucizeler verdik. Onu Ruhu’l-Kudüs Cebrail ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip onların bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi? Bakara* Sûresinin 102 . Ayetinde Süleyman’ın hükümranlığı hakkında şeytanların ve şeytan tıynetli insanların uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman büyü yaparak küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve özellikle de Babil’deki Hârût ve Mârût adlı iki meleğe ilham edilen sihri öğretmek suretiyle küfre girdiler. Halbuki o iki melek, “Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. Sihri caiz görüp de sakın küfre girme” demedikçe, kimseye sihir öğretmiyorlardı. Böylece insanlar onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah’ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. Onlar böyle yaparak kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi. Âl-i İmrân* Sûresinin 11 . Ayetinde Bunların durumu Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir Âyetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah azabı çok şiddetli olandır. Âl-i İmrân* Sûresinin 61 . Ayetinde Sana gerekli bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa de ki “Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım. Biz de siz de toplanalım. Sonra gönülden dua edelim de, Allah’ın lanetini aramızdan yalan söyleyenlerin üstüne atalım.”12 Âl-i İmrân* Sûresinin 75 . Ayetinde Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle *** emanet etsen, onu sana eksiksiz iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, “Ümmîlere karşı yaptıklarımızdan bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah’a karşı yalan Âl-i İmrân* Sûresinin 78 . Ayetinde Onlardan Kitap ehlinden bir grup var ki, Kitab’dan olmadığı halde Kitab’dan sanasınız diye okudukları Kitap’tanmış gibi dillerini eğip bükerler ve, “Bu, Allah katındandır” derler. Halbuki o, Allah katından değildir. Bile bile Allah’a karşı yalan söylerler. Âl-i İmrân* Sûresinin 94 . Ayetinde Artık bundan sonra Allah’a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir. Âl-i İmrân* Sûresinin 137 . Ayetinde Sizden önceki milletlerin başından nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün. Enam Suresinin 116. Ayetinde Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar. Hadi şimdi kendinize BÜYÜÜÜÜÜÜK bir İYİLİK yapın ve ilk adımı atın….

yalan söyleyen birinin doğru söylemesi için okunacak dua